<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476</id><updated>2012-02-17T04:11:39.355+02:00</updated><category term='Medya'/><category term='Dünya Kupası 2010'/><category term='Profil'/><category term='Özel'/><category term='Futbol'/><category term='Dışarıdan'/><category term='Süper Lig'/><category term='TFF'/><category term='UEFA'/><category term='World Cup'/><category term='Arapas'/><category term='EuroBasket 09'/><category term='Fatih Terim'/><category term='Kayıtdışı'/><category term='Türk futbolu'/><category term='Blog'/><category term='Tribün'/><category term='NBA'/><category term='Transfer'/><category term='İnce'/><category term='CAS'/><category term='Basketbol'/><title type='text'>Futbolun habercisi!</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>265</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3182524180657356390</id><published>2011-10-03T22:10:00.001+03:00</published><updated>2011-10-03T22:14:37.692+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Hakan Şükür sendromu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-BE76QSECJwg/TooJh1LHEDI/AAAAAAAAA44/x2hTabyVa0o/s1600/arda.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-BE76QSECJwg/TooJh1LHEDI/AAAAAAAAA44/x2hTabyVa0o/s400/arda.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659346358558462002" /&gt;&lt;/a&gt; Bu adamların böyle konuşması Hakan Şükür’den gelir. Adamlar susuyor, karakteri oturmamış olan adamlar da susmuyor. Arda Turan da ağız ishali olanlardan. Açmış ağzını, yummuş gözünü! Kendileri; 50 -100 bin dolar alamazken; yabancılar satın almak için helikopter beğeniyormuş. Yabancılara verilen paraları savunmuyorum ancak; dersin ki Arda Turan da o adamların yarısına oynuyor. Dersin ki düne kadar bendim sinema kapattıran… Yabancıya verilen para da fazla yerliye verilen para da. Gel gelelim futbol endüstrileşmiş, rakamlar tavan yapmış, bir adama bir ülke bütçesi kadar para verilir olmuş. Filmi başa sarmaya niyetim yok! Ben Arda’ya bakarım ben şuursuzca yapılan serzenişlere bakarım. Her satırında yabancı futbolcuya duyulan haset var. Bizim Türk futbolcusu maalesef böyle işte. Kendi işine bakmaz; “Ben daha iyi oynayayım daha fazla kazanayım” diye düşünmez, “Önce ben kendi sorumluluğumu yerine getireyim sonra konuşurum” demeden önünde arkasında kim varsa eleştirir, yıkar, dışlar! Takım barbekü partisi yapar; Arda’sı, Servet’i, Ayhan’ı masaları birleştirir aynı sofrada oturur, yabancıları başka masalara atar. Ondan sonra “yabancılar neden uyum sağlayamıyor” diye kendimize soruyoruz. Yerli pasaport öyle çakallardan oluşuyor ki; güçlerinin yetmeyeceği, sevilen adamları (Baros, Kewell, Mondragon, Hagi) ayrı tutuyor, kayırıyor, geriye kalanları eziyor. Ben Galatasaraylıyım diyen adam, transfer sezonunun sonunda arkasına bakmadan gitmez. Galatasaray taraftarıyım diyen adam, “Ben sözleşmeli futbolcuyum” demez. Ben “bu takımın bir parçasıyım” der. Biz aptal değiliz. Sakatlığın iyileşecek, kafan bozuk diye oynamayacaksın, takımı son dakikada yarı yolda bırakacaksın, gittikten sonra sürekli konuşacaksın sonra da “Ben Galatasaraylıyım.” Tugay’ın cümlesiyle bitireceğim; “Beni Tugay yapan Galatasaray’dır. Glasgow’da 25 bin kişi beni alkışladıysa, İngiltere’de herkes ismimi haykırdıysa, Blackburn yönetimi bana 35 yaşımda sözleşme önerdiyse; bunda benim emeğim kadar Galatasaray’ın hakkı vardır…” İki resim arasındaki farkları siz bulun artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3182524180657356390?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3182524180657356390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3182524180657356390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3182524180657356390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3182524180657356390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/10/hakan-sukur-sendromu.html' title='Hakan Şükür sendromu'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-BE76QSECJwg/TooJh1LHEDI/AAAAAAAAA44/x2hTabyVa0o/s72-c/arda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-600722063633334408</id><published>2011-09-05T11:57:00.003+03:00</published><updated>2011-09-05T12:14:28.377+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fatih Terim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Klasikleşen bir Terim harekatı...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-iJacyPJj55Q/TmSPSz5FCKI/AAAAAAAAA4w/giPqxH4ewNE/s1600/terim.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-iJacyPJj55Q/TmSPSz5FCKI/AAAAAAAAA4w/giPqxH4ewNE/s400/terim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5648797385959475362" /&gt;&lt;/a&gt; Terim sevgisini de Terim'in egosunu da bir yere kadar anlıyor, "eyvallah" diyebiliyorum. Ama bir yere kadar. Kalkıp da UEFA Kupası'nı kazanmamızı hiçe sayacak kadar aptal değilim. Halen böyle bir gururu yaşabiliyorsak bunda Terim'in komutasının müthiş bir payı var. Ama bu işi don lastiğine benzetmek bana makul gelmiyor. Daha önce defalarca yazdım yine yazıyorum; Terim'i İtalya'ya gönderdiğimizde üstünde deri ceketi altında kot pantolonu içinde de kareli gömleği vardı. Saçları fönlü veya jöleli değil dağılmış gelişigüzel sağa taranmıştı. Kolunun altında da bir çantası vardı. Çok da umrunda değil di o anki görüntüsü. Çünkü aklında Fiorentina'da yapacağı işler vardı. Kolunun altındaki dosyasına daha fazla önem veriyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terim İtalya'ya gitti! Fiorentina'dayken kameralar kulübeyi çektiğinde benzer bir görüntüyle karşılaşıyorduk. Montunun kolları dirseğe kadar sıvanmış, saçları dağılmış, bol bir eşofman ile yönetiyordu takımı. Fiorentina'nın da Terim'in de yaptıkları ortadaydı. Ve Terim kariyerini olumsuz etkileyecek bir transfere imza attı. Dünyanın en önemli markalarından biri olan Milan'a gitti. İşte ne olduysa da orda oldu. Moda kenti Milano'da çok etkilendi terim. Artık koltuğunun altında dosya taşımıyor onu taşıtacak adamlar alıyordu yanına. Saçları ve kendi her daim özel bir davete katılacak gibi özenliydi. Artık takımı ve oyunları değil "Siyah takım elbisenini altına kahve ayakkabı, kahve kemer nasıl olur" diye düşünüyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'a döndü. Şampiyon takımı fütursuzca dağıttı. Terim'e göre kimi fazla para istiyordu, kimiyse yeteneksizdi. Oysa o takım ligde tüm imkansızlıklara rağmen şampiyon olmuştu. Bir Mondragon'a gücü yetmedi ve yabancı transferlerinin tamamını kendisi yaptı. "Cırt cırtlı forma tasarlamamız gerekecek" dediği Felipe ile sezon ortasında ters düştü ve oyuncu gitti (Nedenine girmeyeceğim zira midem kalkıyor. Terim'in egosu artık içimi döndürüyor). Pinto ne oldu bilen yok! Christian ve Lukunku ile halen dalga geçiyoruz. Falan filan... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terim'in bu gelişinde yalan yok belki değişmiştir diye ince bir umudum vardı. Ama yaptığı işler maalesef beni korkutuyor. Zira bu adamın ikinci bir güce, geçmişten gelen kuvvete tahammülü yok. "Herşeyi ben yaptım" diyebilmek için yıkıp geçiyor... Bu nedendendir ki yedek kulübesinde tecrübeli bir yardımcı yok! Ya boynuz kulağı geçerse? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne gelelim! Baros da giderse Fatih Terim'in klasikleşmiş güç gösterisi de tamamlanmış olacak. Nedir bu? Tüm yabancıları gönderip yerlerine yeni isimler almak! Maalesef girdiği bu zihinsel 'sidik yarışı' Fatih Terim'e olan umutlarımı biraz daha azalttı... Baros'u da gönder rahatla güzel kardeşim... Cana ne yaptı da gönderdiysen; Neill'e 1.2 milyon euro vermeyip yerine 2.2 milyon euro alan Tomas'ı getirdiysen (Tomas'a asla lafım yok, hastasıyız), Kewell gibi adamı elinde tutmayıp sırt çevirdiysen Baros'u da gönderirsin. Hepimiz öyle bir 'kıça' sahip olduğunu elbet biliyoruz. Dağıt yine takımı. Ama inşallah bu kez 5-0'lık mağlubiyetle değil galibiyetle ayrılırsın... Çünkü artık sana da yazık olur Galatasarayım'a da... &lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-600722063633334408?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/600722063633334408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=600722063633334408' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/600722063633334408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/600722063633334408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/09/klasiklesen-bir-terim-harekat.html' title='Klasikleşen bir Terim harekatı...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-iJacyPJj55Q/TmSPSz5FCKI/AAAAAAAAA4w/giPqxH4ewNE/s72-c/terim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3148867186312385635</id><published>2011-08-24T23:45:00.002+03:00</published><updated>2011-08-24T23:46:42.686+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TFF'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Üfleyerek söndürmek istediler, ateş büyüdü; kum döktüler!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-mbcoj_PMbP0/TlVjBeUkJqI/AAAAAAAAA4o/TR2XS6V2Ou0/s1600/mehmet_ali_aydinlar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 212px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-mbcoj_PMbP0/TlVjBeUkJqI/AAAAAAAAA4o/TR2XS6V2Ou0/s400/mehmet_ali_aydinlar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5644526584949122722" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;“Göreve yeni başlamış olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun ne denli ağır bir sorumluluk altında olduğunun bilincindeyiz. Kararların geciktirildiği her gün Türk sporuna zarar vermektedir. Bilelim ki dünyanın saygın bir gücü olmaya soyunmuş bir ülkesi olarak asıl verdiğimiz sınav etik değerlere sahip çıkma konusundaki kararlılığımızdır.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray, TFF “bekleyeceğiz” dediğinde bunları söylemişti. O gün herkes Galatasaray’ın üstüne gelmiş hatta Türk futbolunun çınarı (!) Cavcav sarı-kırmızılıları “Hain” olarak nitelemişti. Oysa bildirinin alt ve üst metninde yargıya çağrıda bulunuluyordu. Ancak duymazdan gelindi; tehditler savruldu ve “Üfleyerek de söndürürüz” dendi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle ilk adımla başladım bu işe. Aradaki süreci yazarak lafı dolandırmayacağım. Bugün Türk Futbol tarihinin “Kara günü”dür. Çünkü konu Fenerbahçe veya şike yapılıp yapılmaması değildir. Konu; UEFA’nın kesin yargıya vararak bu dayatmasına “Eyvallah” çekmektir. “Evet, biz bu işi çözmek istemiyoruz siz söyleyin biz yapalım” demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin detayına inerek yetim olmadığı halde yorum yapmayacağım. Şike yapıldı veya yapılmadı. TFF kenarda bekleyerek; yargının karara varmasını diğer bir deyişle ‘Elini prize sokmadan’ işin içinden sıyrılmayı hayal ediyordu. Ancak işlerin böyle dönmediği açık. Yunanistan örneği de ortada. İş son dakikaya geldiğinde “UEFA yaptırımda bulundu biz de böyle bir karar aldık demek” maalesef bir aciziyet tablosudur ve bugün Türk Futbolu UEFA’nın boyunduruğu altına girmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi neler bekliyor bilmiyorum. Bildiğim tek şey; Mehmet Ali Aydınlar yönetiminin Türk Futbolu’na vurduğu darbedir. Play-off sisteminden tutun da bu basiretsizliğin getirdiği itibar düşüşü maalesef ilerleyen yıllarda da karşımıza çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe… Hastalık derecesinde Galatasaraylıyım. Üzüldüm. Samimi olarak yazılıyor satırlar. Çünkü “Yargısız infaz yapmayacağız” denilen bir ortamda bir akşamüstü altından sehpayı çektiler. Bu hainliktir. Fenerbahçe’nin Türk Futbolu’na kattığı değeri hiçe saymaktır. Milyonlarca taraftarı olan bir kulübe her şeyden öte bir saygısızlıktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karar altında ezilecekler. Üstelik Fenerbahçe kanıtlarla suçlu bulunsa bile… Çünkü bu alınan bir karar değil; dayatılan bir eylemdir. Unutulmayacaktır; unutulmamalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3148867186312385635?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3148867186312385635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3148867186312385635' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3148867186312385635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3148867186312385635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/08/ufleyerek-sondurmek-istediler-ates.html' title='Üfleyerek söndürmek istediler, ateş büyüdü; kum döktüler!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-mbcoj_PMbP0/TlVjBeUkJqI/AAAAAAAAA4o/TR2XS6V2Ou0/s72-c/mehmet_ali_aydinlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8954804405348442243</id><published>2011-05-06T16:54:00.003+03:00</published><updated>2011-05-06T16:57:41.514+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bu adamı sevenler de var ya!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-gJVW_cjCWEs/TcP9t1rpYUI/AAAAAAAAA4c/pyO0mn3X9rs/s1600/servet.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-gJVW_cjCWEs/TcP9t1rpYUI/AAAAAAAAA4c/pyO0mn3X9rs/s400/servet.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5603601325325115714" /&gt;&lt;/a&gt; Kendisinden hiç haz etmem! Bazıları nasıl oluyor da bu adama tapıyor anlamıyorum... Neyse! Servet benim adamımdır, gönderilecek en son adamdır, adamdır, delikanlıdır, hasıdır diyenlere gelsin. Bizim kulüpte bu ara adam bulmak zor... Arkadaş iki tane yavşak nasıl haysiyetsizleştirdi şu takımı hayret! Ey Servet denen göt; Gücün ancak Cem Sultan'a yeter koçum. Ya da kenardaki teknik adama ancak yeter... Seni ıslıklayan taraftara da gider yapsana hadi! Yapamazsın! Neden? Çünkü sana bu kadar garanti parayı kimse vermez... Ama açıklamaya gelince "Yüce Galatasaray", "Taraftarımıza layık bir takım olamadık" diye yalanırsın. Karakterin yok çünkü! Ey Galatasaray, Caner'e vurduğu gün Arda'ya ceza verecek yüreğiniz olmadığı için Servet denen karaktersiz de bugün çıkar Cem'e vurur, Türk oyuncular mangal partisinde yabancıları ayrı masaya oturtur, aynı adamlar takımın gidişatını konuştuklarını iddia ettikleri masada yabancıların ayağını nasıl kaydırırım diye senaryo hazırlar! Zor hocam zor! Bu ara Florya'da adam bulmak hakikaten zor!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8954804405348442243?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8954804405348442243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8954804405348442243' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8954804405348442243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8954804405348442243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/05/bu-adam-sevenler-de-var-ya.html' title='Bu adamı sevenler de var ya!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-gJVW_cjCWEs/TcP9t1rpYUI/AAAAAAAAA4c/pyO0mn3X9rs/s72-c/servet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3520089255063481439</id><published>2011-04-20T12:29:00.001+03:00</published><updated>2011-04-20T12:43:14.483+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Normal değil ki!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-61A8Hl0WhyQ/Ta6qp3HDdtI/AAAAAAAAA4Q/hAFoSBNf-yA/s1600/Jose-mourinho-006.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-61A8Hl0WhyQ/Ta6qp3HDdtI/AAAAAAAAA4Q/hAFoSBNf-yA/s400/Jose-mourinho-006.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5597599023013000914" /&gt;&lt;/a&gt; Adama boşu boşuna ‘Special One’ demiyorlar. Babanın herkese gider yapacağından şüphemiz yok, yok da di Stefano’ya da ayar vereceğini tahmin etmiyordum… Kulübün Onursal Başkanı di Stefano, (Bu sadece kartvizitinde yazan unvanı, öncesini ve Real Madrid için ne ifade ettiğini hepimiz biliyoruz; uzatmaya gerek yok) Barcelona karşısında takımın korkak oynadığını söylemiş. Jose Mourinho da ''Takımın nasıl oynayacağına di Stefano değil ben karar veririm'' şeklinde cevaplamış… “Helal olsun” mu demeli, “Bu kadarı da ayıp” mı demeli bilemedim. Bildiğim tek şey; bu adamın normal olmadığı…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3520089255063481439?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3520089255063481439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3520089255063481439' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3520089255063481439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3520089255063481439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/04/normal-degil-ki.html' title='Normal değil ki!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-61A8Hl0WhyQ/Ta6qp3HDdtI/AAAAAAAAA4Q/hAFoSBNf-yA/s72-c/Jose-mourinho-006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2185141912405976548</id><published>2011-04-16T23:46:00.002+03:00</published><updated>2011-04-16T23:55:27.301+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>Fazla söze gerek var mı?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-oTUSep14hvU/TaoAcWjV1dI/AAAAAAAAA4I/BBBsNDramcA/s1600/bwin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 177px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-oTUSep14hvU/TaoAcWjV1dI/AAAAAAAAA4I/BBBsNDramcA/s400/bwin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596285974051411410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-NvAQo9jet9s/TaoAbhuSFeI/AAAAAAAAA4A/bFTEMNDa8hI/s1600/betsson.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 193px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-NvAQo9jet9s/TaoAbhuSFeI/AAAAAAAAA4A/bFTEMNDa8hI/s400/betsson.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596285959870223842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-NFsh682o-H0/TaoAbU9VqpI/AAAAAAAAA34/zi9pP0kR8vM/s1600/tuttur.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 212px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-NFsh682o-H0/TaoAbU9VqpI/AAAAAAAAA34/zi9pP0kR8vM/s400/tuttur.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5596285956443712146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İddia'nın oranlarının düşük olduğu konusunda hemfikir olmasına hemfikiriz de bu kadarı da ayıp... Maçın 40'ıncı dakikası olmuş İddaa Barcelona lehine oranı 2.10'a düşürmüş... Nasıl oluyor arkadaş? Maçın 3'te 1'i biteli 10 dakika olmuş. Oranın düştüğü dakikalarda Real Madrid bastırıyor. Barcelona'nın iyi oynadığını biz de görüyoruz ancak 2.10'da komik bir oran olmuş. Zaten İddaa denen kurumun nasıl bir oranlama sistemi varsa program A'dan Z'ye evlere şenlik. Devletin her kurumu vatandaşın sırtından geçiniyor. İddaa'da onlardan bir tanesi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2185141912405976548?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2185141912405976548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2185141912405976548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2185141912405976548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2185141912405976548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/04/fazla-soze-gerek-var-m.html' title='Fazla söze gerek var mı?'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-oTUSep14hvU/TaoAcWjV1dI/AAAAAAAAA4I/BBBsNDramcA/s72-c/bwin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2738663176879727825</id><published>2011-04-15T18:54:00.000+03:00</published><updated>2011-04-15T18:55:05.674+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>futkorder...</title><content type='html'>Tam zamanı değil mi değişimin? Messo çok dibe vurmuştu tekrar o isimle devam edemezdim. Şablonu uydurabilsem sıfırdan yola çıkacaktım ama maalesef istediğim şekilde olmadı… O yüzden hep aklımda olan ‘futkorder’ olarak değiştirdim adresi. Futbolu Sevenleri Koruma Derneği… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yayınımızı hayırlı olsun… İddiamız yok! Temiz temiz, aklımıza geleni yazacağız, illa haber gireceğiz diye zırvalamayacağız, daha da önemlisi yormayacağız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi okumalar…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2738663176879727825?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2738663176879727825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2738663176879727825' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2738663176879727825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2738663176879727825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/04/futkorder.html' title='futkorder...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-988436950586049648</id><published>2011-01-23T11:21:00.003+02:00</published><updated>2011-01-23T11:26:35.246+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>Bu kararın altında ezileceksiniz!</title><content type='html'>Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi, sporla alakası olan olmayan herkes oradaydı... Ne güzel bir gündü... Bu kararın altında ezilecekler... Kaçışları yok!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-988436950586049648?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/988436950586049648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=988436950586049648' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/988436950586049648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/988436950586049648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/01/bu-kararn-altnda-ezileceksiniz.html' title='Bu kararın altında ezileceksiniz!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6931530268434631777</id><published>2011-01-21T10:12:00.004+02:00</published><updated>2011-01-21T10:41:49.296+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arapas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>BASIN VE KAMUOYUNA DUYURUDUR*</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TTlGr4peIHI/AAAAAAAAA1Q/jaxr5qoQgRw/s1600/ilan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 319px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TTlGr4peIHI/AAAAAAAAA1Q/jaxr5qoQgRw/s400/ilan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564556534347604082" /&gt;&lt;/a&gt; 15 Ocak 2011 Cumartesi akşamı, uzun yıllardır beklediğimiz yeni stadımıza kavuşmanın heyecanını, gözbebeğimiz Ali Sami Yen Stadını terkedip, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'ya taşınmanın buruk sevincini tattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihimizin mihenk taşlarından biri olacak o gecede yaşananları takip eden bazı hadiseler, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'nın açılış kutlamalarını gölgelemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sebeple, müşterek olarak Galatasaray Kulübü taraftarlığından başka hiçbir kurum, grup, örgüt, kişi, veya siyasi hareket ile ilişkisi olmayan bağımsız vatandaşlar ve taraftarlar olarak kamuoyuna seslenmeyi görev sayıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 Ocak 2011 gecesi Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın stada girişi anons edildiğinde, taraftarımızın bir bölümü kendisini alkışlamış, diğer bir bölümü de ıslıklamıştır. Söz konusu tepki, medeniyet sınırları içerisinde kalmış, her hangi bir kötü söz içermemiştir. Tepkilerin boyutunun en üst noktaya çıktığı an, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) başkanı Sayın Erdoğan Bayraktar'ın, merhum başkanımız Özhan Canaydın'ı, geçmiş yönetimlerimizi ve Galatasaray camiasını kabul edilemez bir üslupla eleştirerek, tüm Galatasaray taraftarları, kulüp ve kongre üyelerini ağır şekilde tahrik ettiği konuşmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 Ocak 2011 günü Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Sayın Adnan Polat, protestocuları yönetim olarak "Galatasaraylı kabul etmediklerini" söyleyerek stadyumda bulunan Galatasaray taraftarlarına ağır şekilde hakaret etmiştir. Ayrıca protestocuları emniyet ile birlikte tespit ederek stada almayacaklarını söyleyerek onları tehdit etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda özetlenen hadiselerin ışığında Bağımsız Galatasaray Taraftarları olarak aşağıdaki tespit ve taleplerimizi kamuoyuyla paylaşırız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının mevcut ya da muhtemel iktidar organlarını övme, eleştirme ve protesto etme hakları, altında Türkiye'nin de imzası bulunan uluslararası sözleşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın teminatı altındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Önemle ifade etmek gerekir ki, siyasi liderler bireylerin gündelik yaşamlarına doğrudan etki eden kararların mimarlarıdırlar ve övgüye de eleştiriye de hazır olmalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Galatasaray taraftarlarının bu protesto sebebiyle devlet kademesi, medya organları ve Galatasaray Yönetimi tarafından hakarete maruz bırakılmasına, tehdit edilmesine ve baskı altına alınmasına Galatasaray Spor Kulübü ve kamuoyu seyirci kalmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Söz konusu gecede yapılan protestolar neticesinde ortada kamera kayıtlarıyla tespit edilecek bir suç unsuru ve buna bağlı suçlular yoktur. İstanbul Emniyeti'nin güvenlik kaynakları suçla bağlantılı olmayan eylemlerin tespiti için seferber edilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Galatasaray Başkanı Adnan Polat ve Yönetim Kurulu üyeleri Galatasaray taraftarlarına karşı yapılan tehdit ve hakaretlere karşı kayıtsız kaldıkları gibi, söz konusu eylemleri gerçekleştirenlerle söylem birliğine giderek bulundukları mevkiye ihanet etmişlerdir. Bahsi geçen şahıslar Galatasaray camiasından ve taraftarlarından özür dilemeli ve derhal istifa etmelidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Galatasaray Kulübü Kongre Üyeleri , Başkan Adnan Polat ve yönetimini kınamalı, haklarında gerekli disiplin cezalarını uygulayacak süreci hemen başlatarak sorumluluklarını yerine getirmelidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* TOKİ Başkanı Sayın Erdoğan Bayraktar, haddini aşan ve tahrik edici konuşması sebebiyle tüm Galatasaraylılardan özür dilemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Protesto eden Galatasaray taraftarlarına medya aracılığıyla ve alenen ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler savuranlar, onları "nankörlük", ve "teröristlik" ile itham edenler hakkında gerekli yasal işlemler Galatasaray Kulübü ve taraftarlarınca müşterek olarak başlatılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bağımsız Galatasaray Taraftarları olarak, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'nın Galatasaray Kulübüne kazandırılması adına çalışan herkese sonsuz müteşekkiriz. Emeği geçen bütün kişiler ve kurumlar teşekkürü ve saygıyı hak etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nin yapımıyla ilgili, tarafımızdan teşekkürü öncelikle hak edenler, stadın her köşesine emeklerini harcayan işçilerdir. Stadın yapımına ilişkin katkısı olanlara teşekkür edilirken hayatlarını kaybeden işçilerin anılarına saygı sunulmamış olması üzüntü vericidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tüm Türkiye'yi defalarca gururlandırmış, ülkenin adını tüm dünyaya duyurmuş kulübümüz, bu tesisleri ve çok daha fazlasını sonuna kadar hak etmiştir. Camiamızın, bu tesisle ilgili hiçbir kuruma veya şahsa en ufak bir borcu yoktur. Unutulmamalıdır ki; Galatasaray Spor Kulübü, arazisi son derece değerli olan Mecidiyeköy'deki Ali Sami Yen Stadyumu üst kullanım hakkı ile birlikte Seyrantepe'deki yaklaşık 384 dekar arazinin 264 dekarlık üst kullanım hakkından feragat etmiştir. Bu arazilerin ihalelerinden devlet ciddi bir kazanç sağlamıştır ve sağlamaya da devam edecektir.Ayrıca bu kazancın yalnızca bir bölümü Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'nın yapımı için ayrılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Konumu ne olursa olsun, hiçbir kişi veya kurum Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'nın Galatasaray'a kazandırılmasını kişisel bir lütuf olarak gösteremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bu tesislerin Galatasaray Spor Kulübü'ne söz verildiği gibi teslim edilmesinin, şartnamelerle belirlenmiş taahhütlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesinin sonuna kadar takipçisi olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Galatasaray Taraftarları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Valla ben ozan abiden aldım... &lt;br /&gt;&lt;a href="http://lucarelli-breitner.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;http://lucarelli-breitner.blogspot.com/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6931530268434631777?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6931530268434631777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6931530268434631777' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6931530268434631777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6931530268434631777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/01/basin-ve-kamuoyuna-duyurudur.html' title='BASIN VE KAMUOYUNA DUYURUDUR*'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TTlGr4peIHI/AAAAAAAAA1Q/jaxr5qoQgRw/s72-c/ilan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1395388953435820917</id><published>2011-01-21T09:49:00.003+02:00</published><updated>2011-01-21T09:58:27.595+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arapas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Gel cumartesi gel...</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ozan abiden al haberi... Savcılık soruşturma açadursun biz cumartesi günü Taksim'de bir arz-ı endam edelim; meydanın boş olmadığını görsünler..&lt;/span&gt;. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;BAŞBAKAN'A BORCUMUZU ÖDEYECEĞİZ!*&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Ocak Cumartesi günü saat 14:00’te İstiklal Caddesi’nde toplanarak, Galatasaray taraftarlarına desteğimizi sunacağız. Başbakan’a hak ettiği ilgiyi ıslıklarımızla göstereceğiz. Zorba yöneticilerin bize tanımadıkları protesto hakkımızı sonuna kadar kullanacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başta tüm sporseverler ve spor emekçileri olmak üzere, tüm bir ülke halkı olarak başbakana borcumuz var. Başbakan’ın “ananı da al git” hitabıyla onurlandırdığı Mersinli çiftçi nezdinde tüm çiftçiler olarak borçluyuz. Başbakan’ın “her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir kural yok” diyerek aydınlattığı üniversite öğrencileri olarak borçluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13 milyon işsizi, sadece işsiz olduğu için borçlarından azade tutamayız. 13 milyon işsiz olarak borçluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı’nın seçkin (!) öğrenci temsilcileri ile yaptığı görüşme sırasında dışarıda kalan ama unutulmayan, Cumhurbaşkanı'nın değerli görüşlerinden o sırada yararlanamadığı için boynu bükük kalmasınlar diye hükümet temsilcisi polislerce coplanan öğrenciler olarak borçluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Başbakan’ın “bu stadı ben yaptırdım, daha parası ödenmedi. Beni kızdırmayın, projeyi bozdurmayın” diyerek uyardığı Galatasaray taraftarları olarak borçluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sporun ticarileştirilmesi sürecine yeni boyutlar kazandıran Başbakan’a, bununla yetinmeyip kapalı-açık tüm spor sahalarını siyasi rant alanına çevirdiği için, tüm sporseverler ve spor emekçileri olarak borçluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu borç ortada kalmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray taraftarları borcun ödenmesi konusunda bir adım atmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borç hepimizin borcu olduğuna göre bizim de bu adıma katılmamız, hep beraber bir kez daha Başbakan’a borcumuzu ödememiz gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başta tüm sporseverler ve spor emekçileri, tüm halkımızı, 22 Ocak günü saat 14:00’te İstiklal Caddesi’nde toplanmaya ve ıslıklarımızla Başbakan’a ve kendini onunla özdeşleştirmiş tüm devlet ve sivil toplum erkanına şükran duygularımızı iletmeye çağırıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borcumuzu öderken söylenecek bir çift sözümüz de olacaktır elbet. Bu da borcumuzun helal faizi olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor-Emek-Sen&lt;br /&gt;Devrimci Spor Emekçileri Sendikası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:http://lucarelli-breitner.blogspot.com/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1395388953435820917?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1395388953435820917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1395388953435820917' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1395388953435820917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1395388953435820917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2011/01/gel-cumartesi-gel.html' title='Gel cumartesi gel...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-494082524441411216</id><published>2010-12-06T13:02:00.002+02:00</published><updated>2010-12-06T13:03:25.516+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bizim çocuklar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPzCx12DY6I/AAAAAAAAA0s/rUHcLicRWcI/s1600/ads%25C4%25B1z.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPzCx12DY6I/AAAAAAAAA0s/rUHcLicRWcI/s400/ads%25C4%25B1z.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5547523002536780706" /&gt;&lt;/a&gt; Barcelona etkisi net biçimde görülüyordur takımımda… Savunmamda geriden topla çıkabilen üç oyuncu ve bir tane de organizatörüm var. Nazarımda dünyanın en iyi savunmacısı ve güvendiğim kıvırcık saçlı adama pazubandımı da emanet ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Xavi-Iniesta adaylar arasındayken farklı birini seçmem mümkün değil. Sağ kanadı belki Ronaldo hak ediyordu ama benim 11’im olduğu için o kıl herifi koyacağıma ‘fuleli’ Robben tercihi daha sıcak geldi. Üstelik Xavi-Iniesta’nın olduğu bir orta alanda Robben çok iş yapar. Sneijder… Belki bir hafta öncesi olsa tercih etmezdim ama Mourinho açıklamaları çok hoşuma gitti. Ayrıca kendisinin Mourinho’nun Real Madrid’e gitmesi sonrası kendisinin de dönüp dönmeyeceği konuşuluyordu. O günlerde de “Mourinho’yu çok seviyorum ama asla Real’e dönmeyeceğim” demesi de farklı bir çentik attırdı Sneijder’in yanına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hücumda Milito’ya güvenirim. Ekmeğini taştan çıkarır. Enerjisi hiç düşmez. Topsuz oyunda sanırım en iyilerden bir tanesi. Ayrıca bencil olmaması da bu kadroda yer almasının başlıca nedeni… Forvet için Milito benim tercihimdi. Diğeriyse seçim değil bir refleks. Zira Messi varsa zaten diğer seçeneklere bakmaya gerek yok. İnsan değil. Rakipleri her gün “büyüdükçe etkisini kaybedecektir” umuduyla yatıp kalkarken; bu adam her geçen yıl üstüne koyarak gidiyor. Bu yıl istatistik ve hücum organizasyonları açısından sezona coşarak başladı. “Daha çok beklersiniz ibneler” der gibi oynuyor. Her maçında şaka gibi bir hatırat bırakıyor izleyenlere. Sanırım özel oyuncu olmak böyle bir şey…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenar… Mourinho’ya sempatim vardı. Hala da inceden severim. Ama Pep başka… PenneArabiata vakti zamanında bir post girmişti. Guardiola olmak diye. &lt;a href="http://pennearabiata.blogspot.com/2009/10/guardiola-olmak.html"&gt;Burada…&lt;/a&gt; Sizin aklınız alıyor mu Mourinho yardımcılarının koltuğunu silsin, antrenmanda Abidal ile şakalaşsın falan… Ben hayal edemiyorum. Zaten Mourinho’da da durmaz o davranış. Mourinho böyle güzel. Pep, dışarı çıkan topa top toplayıcı çocuktan önce atılır hemen oyuncusuna verir. Mourinho ise ayağının ucundaki topa dokunmaz; Ronaldo’nun eğilip ayakları arasından o topu almasını bekler. Olumsuz bir yorumum yok konuyla ilgili. Ama diyorum ya Pep bambaşka. Listede kim neden var kim neden yok olayına girmiyorum. Pep yoksa da orası Jose’nin hakkıdır dedim adamları ona emanet ettim… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsteyen girsin kadrosunu oluştursun. &lt;a href="http://www.uefa.com/community/teamoftheyear/index.html"&gt;Link budur…&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-494082524441411216?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/494082524441411216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=494082524441411216' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/494082524441411216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/494082524441411216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/12/bizim-cocuklar.html' title='Bizim çocuklar'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPzCx12DY6I/AAAAAAAAA0s/rUHcLicRWcI/s72-c/ads%25C4%25B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7693150570842240566</id><published>2010-12-02T15:29:00.006+02:00</published><updated>2010-12-03T14:03:41.273+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bu takım Galatasaray değil, olmayacak da…*</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegGc-iQJI/AAAAAAAAA0U/qUjg_edA67g/s1600/galatasaray_taraftar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegGc-iQJI/AAAAAAAAA0U/qUjg_edA67g/s400/galatasaray_taraftar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5546077498848198802" /&gt;&lt;/a&gt; * Bu yazı 03.12.2010 tarihinde www.htspor.com adresinde yayınlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetiminden oyuncu kadrosuna tarihin en başarısız takımı olan Galatasaray’ın adı asla ve asla bu ortama layık değil. Yanlış anlaşılmasın; sportif başarıdan bahsetmiyorum. Galatasaray, şuursuz şekilde yönetilen, kadrosu formayı hak etmeyen oyuncularla dolu, ruh ve kimlikten bihaber adamların kol gezdiği bir camia olamaz, olmayacak da…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elano’nun satışı sonrası bir infial oluşacağını düşünen Adnan Polat, dün ekran karşısına geçip soruları cevapladı. Diğer bir deyişle kendini aklamaya çalıştı. Sert mesajları vardı konuşmasının ve sık sık Galatasaray Kulübü’nün Başkanı olduğunu, bu unvanın üstünde kimsenin olmadığının altını çizme gereği duydu. Çünkü o da biliyordu ki Polat ve yönetimine olan güven şu anda ayaklar altında. Yapılmayan hatalar, kültürde yeri olmayan hamleler yapıldı başkanlığı sürecinde. Balık baştan kokar derler; kulüpte ne kadar parça varsa hemen hepsi aksıyor. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegUW3WWDI/AAAAAAAAA0k/21rYG-1Z1p4/s1600/adnan-polat-.Jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 369px; height: 318px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegUW3WWDI/AAAAAAAAA0k/21rYG-1Z1p4/s400/adnan-polat-.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5546077737725614130" /&gt;&lt;/a&gt; Beş yılın çetelesini tutacak değilim. Tutarım tutmasına da say say bitmez. Bu yüzden tek tek irdelemeyeceğim olanları. Ama asla kabul edemediğim iki konu var; teknik direktör kıyımı ve oyuncu kadrosundaki çarpıklık… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik direktör konusu Galatasaray’ın bugüne gelmesindeki en büyük etkenlerden bir tanesi. Galatasaray Spor Kulübü’nün bu denli hoca terörizmine imza attığı başka bir dönem yok. Çünkü kulüp kültüründe böyle bir anlayış yok! Rahmetli Özhan Canaydın döneminde Lucescu yokluklar içinde takımı şampiyonluğa taşımış, Avrupa’da ses getirmişken gönüllerin hocası Terim aşkı tuttu Galatasaray’ın. Luce gönderildi ‘imparator’ geldi göreve. Devam eden sezonun ortasında da Fatih Terim-Hagi değişimi yaşandı. Ne olduysa da bundan sonra oldu. Kulüpte bir hoca erezyonu başladı. Gerets rekor puanla şampiyon yaptığı takımı ertesi sezon şampiyon yapamayınca görevden alındı. Feldkamp’ın gelmesi sürpriz, performansıysa daha da sürprizdi. Disiplini seviyordu Kalli. Ancak oyuncular bu durumdan hoşnut değildi ve bugünlerin fitili ateşlendi. Tarihte ilk defa resmi olarak olmasa da futbolcular kelle kopartmış, Kalli görevinden uzaklaştırılmıştı. Kalli’nin kararı diyorlar ya; sadece gülüyorum. Ya bizim Kalli’yi hiç tanımadığımızı düşünüyorlar ya da bizi zeka eksiği insanlar olarak görüyorlar. Velhasıl, takım teknik direktör olmadan şampiyon oldu. Fitil ateşlendi diyorum çünkü o gün bu gündür Florya’da sistem, işleyiş futbolcu kadrosunun elinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında Skibbe geldi. Skibbe’nin oynattığı futbol, nazarımda tek kelimeyle süperdi. Lincoln’ü hayata döndürmüştü bu adam. Ancak ona da geldiğinden kısa bir süre sonra görevi bırakması için baskı yaptılar. Yardımcıları görevden alındı, kaleci ve santrafor transferi son günlere bırakıldı. Takım Şampiyonlar Ligi’nden elendiyse de Avrupa Ligi’nde oldukça iyi gidiyordu ve ligde de başarılıydı. Tüm konular bir tarafa top oynatmak istiyordu genç Alman. Ama futbolcu kadrosu Lincoln’e özel ilgi gösteriyor, yabancılar kayrılıyor zırvalarıyla Skibbe’nin de ayağını kaydırdı. Baros’u neden çok seviyorum biliyor musunuz? Bir röportajında “Skibbe belki de benim yüzümden gönderildi. O penaltıyı atsam belki de halen takımın başındaydı. Ve kendisi mükemmel bir hocaydı” dediği için. Ancak bilmiyor ki Kocaelispor maçı sadece basit bir nedendi. Skibbe öyle ya da böyle gidecekti ve bilindik son Kocaeli maçında geldi. Sonra kim geldi takımın başına? Galatasaray’ın efsane kaptanı Bülent Korkmaz… “Ben Galatasaray’ın teknik direktörü olsam Lincoln’ü oynatmam, takımda tutmam” diyen adam. Talih yüzüne gülmüş, takımın başına geçmişti. Peki bu düşüncesinin çıkış kaynağı neydi sizce? Bu aslında Korkmaz’ın değil Galatasaray kadrosundaki yerli oyuncuların görüşleriydi. Lincoln’ün varlığı yerlileri rahatsız ediyor, dost meclislerinde Korkmaz’a bu konuda dert yanıyordu futbolcular. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkmaz’ın sonu da geldi. O da gitti sezon sonunda. Bu arada Lincoln de takımdan uzaklaştırıldı. Sonrasında bir hayali gerçekleşti Galatasaray taraftarının. Havaalanında Galatasaray atkısıyla görüntülenen adam dünyaca ünlü futbol adamı Rijkaard’dı. Rijkaard gelmişti gelmesine ancak o adamın vizyonunu uygulayacak ortam hazırlanmamıştı. Her şeyi transferle çözeriz mantığıyla sezon başı ve devre arası sansasyonel adamlar getirildi. Kusursuz bir sezon açılışı ancak durdurulamayan bir düşüş gözlemlendi bir yıl içinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sezon sonu bulunduğumuz yerin bir önemi yok! Hocamıza sezon sonu sözleşme teklifinde bulunacağız. O da burayı seviyor. Ümit ediyorum teklifimizi kabul edecektir.” Sözlerin kime ait olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat’a… Eskiden olsa ne olurdu biliyor musunuz? Gerekiyorsa yine hoca değişimi yapılırdı. Ama başkan takımın önünü açmak için kendi de istifa ederdi. “Ekibimle geldim şimdi de gidiyorum. Başarılı olamadık, istifa ediyoruz” derdi. Polat’ın sözlerinin üzerinden henüz 60 gün geçmemişti ki Hollandalı görevden alındı. Yerine de tanıdık bir isim, Terim dönemi sonrasında olduğu gibi yine Hagi getirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hagi kötü bir teknik adam gibi eleştirilere girmiyorum. Ancak takımın başına kısa süre önce geçmiş ve başarısız olarak nitelendirip yolları ayırdığınız bir adamı neden tekrar takımın başına getiriyorsunuz demezler mi adama? Fark etmez yönetim için. Sezon sonu o da gönderilir gerekirse… Zaten daha iki maç sonra çatlak sesler çıkmaya başladı içeride. “Acaba Hagi’yi getirerek hata mı yaptık,” “takımın kötü gidişinde aslan payı Hagi’ye mi ait” diye sorular sorulmaya başlandı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoca terörü bundan sonra da devam edecek Galatasaray’da. Sebebi de ne kadar yönetimse o kadar rahata alıştırılmış Galatasaray oyuncu kadrosudur. Hocaların ve sistemlerin önemi yok Galatasaray’da. Oyuncuların keyfi yerinde olsun, hocaları onları çok sıkmasın yeter. Başarılı olurlarsa omuzlara alınsınlar. Başarısızlıktaysa sineye çekilsin her şey. Önceki yazımda yazdım. Galatasaray, takımdaki yerli oyuncuların zerre umurunda değil. Hepsi kendi havasında. Aslanlar gibi sözleşmelerini yapmış, mesailerini satıyorlar. Masa başı işte bunu yaparsınız ve hatta başarılı olabilirsiniz. Ancak Galatasaray tarihte kulübüne inanmayan, ahlaklı olmayan oyunculara asla kadrosunda yer vermedi. Bugün mü? Çok başarılı, takımın faydası için ter döken Adnan Sezgin var ya! Yerli oyuncuların transferleri ve kadroda tutunmaları Adnan ağabeyleri ile olan ilişkilerine bağlı. Yoksa Galatasaray Takımı’ndan bir oyuncunun illegal bir bağlantısı (menajerlik olayından bahsediyorum) olduğu anlaşılacak (anlaşılması bir tarafa kesinleşmiş PFDK kararı mevcut) o oyuncu her şeye rağmen formasını giyip o sahada antrenman yapacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültürü kayboluyor Galatasaray’ın… Yabancı oyuncu öğüten, başarısızlığı hocaya yükleyen bir yönetim var takımda. Değerli bir yazarımız demiş ki “Şükrediyorum ki Derwall, Polat başkanken Galatasaray’ın başına geçmemiş…” Olay bundan ibaret Galatasaraylı. Şimdi siz üç kuruşluk maaşınızdan, ev masraflarınızdan, yaşantınızdan artırdığınız parpalarla stadyuma gidiyorsunuz ya! Emin olun o takım o artırdığınız paraya değmiyor. Sizin oraya neden, nasıl geldiğinizi bilmiyor. Sanıyor ki her şartta bizi destekleyecekler. Sanıyorlar ki futbolcu oldukları için yerleri sağlam. Yanılıyorlar. Taraftarın da dediği gibi. Herkes gider taraftar kalır. Çünkü gerçek Galatasaraylı onlardır. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegK0204KI/AAAAAAAAA0c/ctsr0oATEX4/s1600/Servet-cetin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 302px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegK0204KI/AAAAAAAAA0c/ctsr0oATEX4/s400/Servet-cetin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5546077573977792674" /&gt;&lt;/a&gt; Evet o renklere, o armaya gönül verenler sahadakiler değil, taraftarlardır. Bugün sahadakiler alacakları yıllık ücret taksitini, maç sonrası eve gidip ayaklarını uzatmayı, gece dışarı çıkıp maçtan uzaklaşmayı düşünüyor. Forma ve armayı bizler kadar iyi düşünseler, zaten satırlar da bu şekilde yazılmaz. Keşke kötü oynasalar da mücadele edip, Cana’nın yarısı kadar gözü kara olsalar. Baros gibi lifi kopana kadar koşsalar. Kewell’ın yaptığı gibi mağlubiyete isyan etseler. Neill gibi herkesi galibiyete inandırsalar. Ama onlar işin kolayını bulmuşlar. Çok sıkıya gelirlerse kafa kopartıp, suçu teknik direktöre yükleyebilirler. Hal böyleyken kimin umurunda olur Galatasaray? Dış dünyanın isyanını görmezden gelip, “o zaman maça gelme kardeşim” diyen başkanın mı, “bana güvenilirse iyi oynarım” diyen oyuncuların mı, kafayla keseceği topa göğsüyle girerek hocasını sabote eden oyuncuların mı? İyisi mi siz bilet için para denkleştirme derdine düşmeyin. Çünkü sahadaki Galatasaray değil, olmayacak da! Ne zaman ki formanın hakkını verirler, işte o zaman değer masraflardan artırdığınız bilet parası…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7693150570842240566?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7693150570842240566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7693150570842240566' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7693150570842240566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7693150570842240566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/12/bu-takm-galatasaray-degil-olmayacak-da.html' title='Bu takım Galatasaray değil, olmayacak da…*'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPegGc-iQJI/AAAAAAAAA0U/qUjg_edA67g/s72-c/galatasaray_taraftar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7539783097804530889</id><published>2010-12-01T21:51:00.006+02:00</published><updated>2010-12-01T22:12:31.631+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Bu nasıl bir memleket, bu nasıl bir Galatasaray…</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPaoyq3I3jI/AAAAAAAAA0M/tUkylz-r6xY/s1600/Polisler.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 304px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPaoyq3I3jI/AAAAAAAAA0M/tUkylz-r6xY/s400/Polisler.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5545805579605827122" /&gt;&lt;/a&gt; Gün geçmiyor ki Galatasaray’da bir absürtlük yaşanmasın. Koca kulüp kendini yönetici zanneden ukala adamların elinde oyuncak oldu. Sezon başı 9 milyondan aşağı satmayacağız diyerek direten bu gerizekalılar hem adamı küstürdü hem de bugünkü satışa neden olarak ‘boru’ gibi zarar etti. Göz göre göre Galatasaray’ı yok ediyorlar, zarara sokuyorlar. Elano’ya gelene kadar takımda gitmesi gereken o kadar çok adam var ki, olan taraftara oluyor ona yanıyorum… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esasen; &lt;a href="http://video.haberturk.com/video/index/45387"&gt;buradaki&lt;/a&gt; video hakkında yazmak istiyordum kaç gündür… Bu kafada ne kadar polis varsa hepsinin allah belasını versin. Nasıl bir göttür aklım ermiyor. Amına koyduğum sanki diktatör. “Gidiyor musunuz dağıtayım mı” diyor. Bu memlekette protesto da yasak.  Kimse emir kulu falan diye olayı dramatize etmesin. Nasıl adamlar olduklarını biliyoruz. Ben hiç haz etmem karaktersizlerden. Bu nedir lan? “Beni geçmeden devam et.” Sanki koyun sürüsünü hizaya getiriyor yavşak. Anlamadığım sürüklenenlerden biri de demiyor ki; “Arkadaş sen ne yapıyorsun? Yakıcı madde yok, kesici madde yok, taşkınlık yok! Biz koyun muyuz? Takımı protesto etmeye geldik efendi gibi gideceğiz.” Gerçi denyo polis müsveddesi adamları konuşturmuyor bile. Özellikle bir an var ki; taraftarın birinin telefonunu yere düşürüyor. Ulan adam arabam bu tarafta. Alacağım gideceğim diyor. Malum göt oğlanı da “bana mı sordun da oraya bıraktın arabanı” diyor. Siktirgitler itiş-kakışı saymıyorum. Seyrettikçe beynime kan sıçrıyor. Bekara karı boşamak kolaydır diyeceksiniz ama; bu kadar aptal ve koyun yerine konulup iki cümle kurmama izin verilmiyorsa çarşıyı karıştırırım. Devlet memuruna zarardan içeri girerdik herhalde. Bu ülkede o da zor ama. Hapishane hapishane değil, kanunlar kanun değil. Ülkenin amına koyanlar yurtdışında gezer, biz bir polise kafa atarız, hayatımızı sikerler. Hapiste çürürüz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videoyu yorumunuza açıyorum. Biz nasıl bir topluluk olduk yahu? Ozan abi bu konulara sürekli değiniyor. Hoş tanışıklık bir tarafa kendisinin böyle bir takipçiden haberi bile yok belki ama ben abi diyeceğim arkadaş. İçimden öyle geliyor. Küfür yazılarına o kadar yakışıyor ki muhakkak bakın derim. Gerçi herkes tanıyor ama biz yine de &lt;a href="http://lucarelli-breitner.blogspot.com"&gt;linki&lt;/a&gt; koyalım. Sağda da var; “Futbol Ezilen Halkların Mutluluğudur” şeklinde. Bana da biraz oradan bulaştı küfür olayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yazı bu kadar mesajı kaldırmaz ama bunlar hakkında bir iki cümle yazmak için not yazmıştım kenara. Zaten hayatımız iş oldu. Ama arada bir uğrayıp çimleri biçeceğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7539783097804530889?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7539783097804530889/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7539783097804530889' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7539783097804530889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7539783097804530889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/12/bu-nasl-bir-memleket-bu-nasl-bir.html' title='Bu nasıl bir memleket, bu nasıl bir Galatasaray…'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TPaoyq3I3jI/AAAAAAAAA0M/tUkylz-r6xY/s72-c/Polisler.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1792115178275006295</id><published>2010-11-23T13:55:00.005+02:00</published><updated>2010-11-23T14:01:20.952+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Uykusuz bir gece daha</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOutC7uG81I/AAAAAAAAA0E/UvrWjlSIsJ0/s1600/ads%25C4%25B1z.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 188px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOutC7uG81I/AAAAAAAAA0E/UvrWjlSIsJ0/s400/ads%25C4%25B1z.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542714032311956306" /&gt;&lt;/a&gt; Dün geceden aklımda kalan üç konu var. İlki Miami’nin hakemlere de antipatik geliyor oluşu. Diğeri Nash’in olağanüstü bir adam oluşunu kanıtlaması. Sonuncusu da Hidayet’in ufaktan yeni takımına ısınması…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açacak olursak; Miami üç büyük transfer ve etrafında verdiği değerli rolleri kapmak için oluşturduğu orta ile yüksek seviye arası adamlarla şampiyonluğun en büyük favorilerinden… James zaten hakemlere çok da sıcak gelen bir adam değildi. Ancak Quicken Loans’da taraftar baskısıyla çokça süperstar düdüğü aldığını biliyoruz. İşte bu Miami’de yaşanmıyor. Özellikle Bosh ve Wade’e kritik anlarda çalınmayan iki düdük var ki her babayiğidin yüreği yetmez. Ve esas oğlana verilen bir hücum faul var ki (hücum faul doğru karardı) normal şartlarda süperstar düdükleriyle paçayı kurtarabilirlerdi. Indiana müthiş bir galibiyet elde etti. Ve bu Miami’de bu mağlubiyetin ardından hücumdaki amaçsızlık ve ellere olan bağımlılık bir kez daha gözler önüne serildi. Wade veya James’e ver gerisine karışma mantalitesi bir maçta daha duvara çarptı. Şayet Riley’i biraz tanıdıysak Spoelstra’nın günleri sayılıdır bench’te… Kağıdı ve tahtayı alır eline geçer kenara, öyle olmaz böyle olur diye nazire yapabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci konu. Nash… Hastasıyım zaten. Seyretmekten zevk aldığım tek takımdı D’Antoni’li Phoenix… Run&amp;gun sistemini onlar kadar iyi yapabilen ikinci bir takım yok aklımda. Hoş bugünlerde oynayan da yok doğru düzgün ama olsun; ayrı bir parantez açarım Phoenix’e ve Nash’e. İddia ediyorum Nash’in olduğu takıma beni koysunlar sırıtmam (çok abarttım). Benden bile bir yıldız yapabilir. Bakınız Raja Bell, J. Jones ve J. Rose… Sonuçta o da yaşlanıyor. Ve korkuyorum. Nihayetinde çok da uzun sayılmayacak bir süre sonra onu seyredemeyeceğim. Dün el üzerinden attığı (biri Scola diğeri Hill) iki süper şutu var ki Houston o hücumları savunsa maça tutunacaktı. Sonra attığı bir lay-up var ki akıllara zarar. Maç video’su &lt;a href="http://www.nba.com/games/20101122/PHXHOU/gameinfo.html?ls=gt2hp0021000198#nbaGIboxscore"&gt;burada.&lt;/a&gt; Muhakkak seyredin bu adamı… Hatta iş güç müsaitse canlı seyredin maçlarını. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bizim çocuğa gelelim. Müthiş bir kontratla Toronto’ya gitmişti ki; Orlando’dan sonra çok saçma bir organizasyondu Kanada ekibi Hedo için. Phoenix’de çok doğru mudur tartışırım ancak Nash ile oynadığı sürece istatistiklerinin hoş olacağı umudunu halen korumaktayım. Bir kere 15 sayının üzerine çıkamadığı her maç vasattır benim için. Söylediğim gibi Nash gibi bir adamın Phoenix gibi bir takımın kadrosundaysa Hedo, savunma anlamında beklentim yoktur ama hücumda da ekstra işler bir yana dursun biraz sayı katkısı beklerim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NBA ile birlikte uykusuz geceler de başladı… Mutluyuz huzurluyuz…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1792115178275006295?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1792115178275006295/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1792115178275006295' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1792115178275006295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1792115178275006295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/11/uykusuz-bir-gece-daha.html' title='Uykusuz bir gece daha'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOutC7uG81I/AAAAAAAAA0E/UvrWjlSIsJ0/s72-c/ads%25C4%25B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5753217332266170659</id><published>2010-11-22T12:14:00.006+02:00</published><updated>2010-11-22T12:24:12.021+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bi siktirgit...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOpCpWwkRwI/AAAAAAAAAzM/lQCq_9Kbhbg/s1600/hakan-balta-1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 372px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOpCpWwkRwI/AAAAAAAAAzM/lQCq_9Kbhbg/s400/hakan-balta-1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542315569684170498" /&gt;&lt;/a&gt; İki senedir ayakta durmakta zorlanıyor fotoğraftaki adam... Rijkaard gidene dek sapır sapır dökülüp akıl almaz hatalarla taraftarın küfülerine özne olan, Hagi'nin gelişiyle kıpırdanıp tekrar bilindik yatış pozisyonuna giren Balta, dün de Ayhan ile tartışarak Galatasaray'daki hakim ruh halini gözler önüne serdi. Bu adamlar temizlenmediği sürece Galatasaray da yok benim için. Tabi temizlemek derken Adnan Polat ve 'bitanesi' Adnan Sezgin'in yiyeceği halt değil o... Önce o ikisi gidecek, sonra da bu adamlar. Zira artık hadiselerin boku çıkmış durumda. Zaten Kayseri'den beraberlikle dönüyor -ki zaten 30'un üzerinde bir maçta yenememiş Galatasaray'ı- buna da seviniyorsak, başkanından oyuncusuna hepsine yazıklar olsun. Sezonu erken kapatınca dibi gördüğümüzü sanabilirsiniz. Hayır. Şu anda takım saha içinde kısa süre de olsa top oynayabiliyor. Biraz daha bekleyin ve dip neymiş görün (Umarım yanılırız da bu lafları bir bir yedirmez, kıçımıza sokarlar).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimden hiç bir maçı seyretmek gelmiyor. Sadece aktif göstereyim diye zırvalarla dolmasın istiyorum burası. Kimse gelip bakmasa da burası benim çalışma odam. Hakan Balta ile Ayhan'ı görünce karalamak istedim bir kaç cümle. Balta kardeşimiz bakın maçtan sonra neler söylemiş:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;"Tabii ki her maçta, her idmanda olan şeyler bunlar. Ayhan ağabey bana kızdı, takım kaptanı olarak, ben de bir tepki gösterdim ama bunlar olağan şeyler. Maç tam bir taktik savaşı oldu. Kayserispor'u tebrik etmek istiyorum. Çok iyi bir takım kurmuşlar. Artık bir seri yakalamamız gerek. İnşallah Beşiktaş maçı ile başlarız." &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne başlamaz seriymiş amına koyayım. Fenerbahçe maçından sonra başlayacaktık kısmet olmadı. Adama siktirgit derler. Kaç haftadır kazanmak şöyle dursun gol atamıyorsunuz lan. Çocuk mu kandırıyorsunuz ibneler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5753217332266170659?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5753217332266170659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5753217332266170659' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5753217332266170659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5753217332266170659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/11/bi-siktirgit.html' title='Bi siktirgit...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOpCpWwkRwI/AAAAAAAAAzM/lQCq_9Kbhbg/s72-c/hakan-balta-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3127083123616278894</id><published>2010-11-09T10:48:00.002+02:00</published><updated>2010-11-09T10:49:44.437+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Alayınızın amına koyayım...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TNkLA2CuIiI/AAAAAAAAAzE/n-h9TnAHYBo/s1600/hurriyethalaoyle.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 360px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TNkLA2CuIiI/AAAAAAAAAzE/n-h9TnAHYBo/s400/hurriyethalaoyle.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537469325963567650" /&gt;&lt;/a&gt; Bu ülke hakikaten sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sokakta kelle koltukta gidiyor, her yerde bir külhanbeyiyle karşılaşıyoruz. Hoşgörü zaten dibe vurmuş. Hoş bu toprakların hangi evresinde olduğu da tartışılır ancak bugün için herkesin bencil ve yıkıcı olduğunu söylemek için o alanda master yapmaya gerek yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyice yavşayan ve yaşanılmaz olan ülkenin en köklü yayınıdır sürmanşetini fotoğraftaki şekilde düzenleyen. Ercan Saatçi denen pezevenge buradan selam ediyor, yolda görsem onun Galatasaray’a ettiği gibi ben de ağız dolusu bir sinkaf patlatacağımın altını çiziyorum. Sonrası zaten gelir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasay Kulübü… Prim tanımayın bu ibnelere. Hürriyet’i Fenerbahçe Gazetesi şeklinde çıkaran o götleri kulüp binasından içeri sokarsanız, siz adam değilsiniz demektir. Zaten onlar sağolsun ne mal olduklarını çarşaf çarşaf gösteriyor aleme…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3127083123616278894?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3127083123616278894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3127083123616278894' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3127083123616278894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3127083123616278894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/11/alaynzn-amna-koyaym.html' title='Alayınızın amına koyayım...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TNkLA2CuIiI/AAAAAAAAAzE/n-h9TnAHYBo/s72-c/hurriyethalaoyle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4793863243149396009</id><published>2010-09-03T11:48:00.001+03:00</published><updated>2010-09-03T11:50:05.219+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arapas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Arapas</title><content type='html'>Eric Gerets’in Cana hakkında söyledikleri malum; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Eğer bir savaş olursa, Cana savaşa götüreceğiniz ender oyunculardan.”&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;Veya bunun türevleri ama mantık ortada. Savaşçı Cana hiç çekinmeden sizin bayrağınız için terinin son damlasına kadar oynar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sportifcumleler.blogspot.com"&gt;Sportif Cümleler&lt;/a&gt;’i herkes biliyor. Bugün &lt;a href="http://sportifcumleler.blogspot.com/2010/09/galatasarayn-lider-geciti.html"&gt;lider konulu bir yazı&lt;/a&gt; yazmış. Yazının sonu şöyle; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Galatasaray'da birisi kaptan olacaksa, bu göreve düşündüğüm bir numaralı oyuncu Kewell’dır. Artık onu anlatmaya bile gerek yok, eğer bir savaş varsa belki buna Cana ile gidersin ama Kewell'ın komutası altında.”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seviyoruz mizahı, böyle kelime oyunları alıyor bizi bizden…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4793863243149396009?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4793863243149396009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4793863243149396009' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4793863243149396009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4793863243149396009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/09/arapas.html' title='Arapas'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5527213034627936999</id><published>2010-08-27T10:42:00.003+03:00</published><updated>2010-08-27T10:44:15.298+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Alın Size Galatasaray!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/THdssiBZbPI/AAAAAAAAAy0/gjqm3OrlRYc/s1600/karpaty__g-saray_a84a6_400.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 325px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/THdssiBZbPI/AAAAAAAAAy0/gjqm3OrlRYc/s400/karpaty__g-saray_a84a6_400.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509992181413801202" /&gt;&lt;/a&gt; Temizlenemeyecek, unutulmayacak bir sezon başlangıcı, asla örtülemeyecek bir futbol skandalıdır dün gece Ukrayna’da alınan sonuç! Ve bu skandal bu takım kadrosunu oluşturan, 400 günlük sorunlara 80 gündür çözüm bulamayan, koca bir transfer sezonunu çöpe atmış yönetimin eseridir. Rijkaard’a dil uzatan taş olur… Koca maç boyunca koşmayan, topa girmeyen hepsini geçtim 10 kişilik rakibe karşı topu ayağında tutamayıp, maç boyunca dan-dun oynarken son dakikalarda kısa paslarla çıkmaya çalışarak top kaybı yapan bir takımda hataları Rijkaard’ın üzerine yıkan gitsin evine, kazak örsün ama futbol konuşmasın, izlemesin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derdimiz belli! Oyuncu kalitemiz zaten dibe vurmak üzere. Kewell yok, burun kıvrılan Elano yok, maçı çevirmesi olası Batdal yok! Kulübeye bakın hangisi maç kurtarır yalvarırım bana mail atın ben de bileyim. Kulüpten emekli olması muhtemel Aydın’ın attığı gol Konya’dan sonra bir kapı daha açabilirdi ancak zaten işler romantizme kaldıysa ona da gerek yok! Galatasaray’ın ister Ukrayna şampiyonu olsun, ister 90 değil 180 dakika koşsun, stadyumunda değil 20 bin 80 bin kişi olsun şu takımı eleyerek üst tura çıkması şart değil kanundur… Şimdi elenmenin sebebini ister Rijkaard’a bağlayın, ister transfer gecikmesine isterseniz de zemine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oldu? Ben bunu merak ediyorum. Bir yıl içinde değişen ne oldu? Keita, Elano, Dos Santos, Jo transferleri yapılırken UEFA kriteri yok muydu? Sabredip bu adamları (Jo hariç) kadroda tutamadıktan, teklif gelir gelmez satmaktan başka bir çare yok muydu? Şampiyon olsak kaç yazar, 5’inci olsak kaç yazar? Türkiye’nin Avrupa Kupası’na sahip tek takımı ön elemelerde beş kuruş mücadele etmeden (futbolu ve sistemi eleştirmiyorum, mücadele) elenmiş… Bu takım ligdeki tüm maçları kazansa neye yarar? Seviniriz, eğleniriz formaya tur atarız o başka ancak bu skandalı ve ayıbı hangi başarı örter bu saatten sonra bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık ve net konuştu Rijkaard! Uzatmanın veya dolandırmanın ne anlamı var ne de gereği. Savunmacı istedim almadılar. Sen hocanı satarsan; hocan da seni böyle taraftarın önüne atar. Şimdi Misimovic’i mi getiriyorsun, Emana’yı mı getiriyorsun getir. İstersen Cristiano Ronaldo’yu, Ronaldinho’yu getir. Bu ayıbı örtebileceksen Messi’yi getir. Ama örtemezsin. Tromso maçını hatırlıyorum, rakibi futboldan soğutmuş, oyunu basket maçına çevirmiştik. Şu maça bir bakın! Galatasaray’ın organize atağı var mı? Rijkkard mı suçlu bunda yoksa o adama sezona sağ bek olarak Ali Turan, orta üçlü olarak Sarp, Barış, Ayhan ile başlatmayı dayatan yönetim mi? Diyorum ya, şimdi UEFA kriterleriyle mutlu mesut Türkiye Ligi’nde oynasınlar. Şampiyon falan olunursa sakın övünmesinler, konuşmasınlar. Bu ayıbın altında onların imzası vardır, Hatayı ve suçu kabul edip bir köşeye çekilsinler ve şunu bilsinler; Sen Rijkaard gibi bir hocayı takımın başına geçirip, istediği transferi yapamıyorsan o adamı da buralara kadar getirme! Bırak otelde oda servisinden viski isteyip, çocuğuyla ilgilensin, ailesine zaman ayırsın. Taraftar dahil kimseyi sinir hastası yapma hakkınız yok! Bir ay değil, iki ay değil, üç aya yaklaşan transfer döneminde bir tane orta alan oyuncusu takıma katamıyor, transferleri sezon öncesine kampına yetiştiremiyorsan bu senin ayıbın, yaşanan bu skandal da senin ürünündür, suçlu arama!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İstifa etmeyi düşünmüyorum, yapacak çok iş var.” Sözler Rijkaard’a ait. Neyse ki İngilizce konuştu da kulüpte neler olup bitiyor anladık. “Alınan oyuncuların hepsi sakat, herkes neredeyse sakatlandı. Defansa da oyuncu istedim. Elinizdeki ürün ve kalite böyle olunca bu tip sonuçlarla karşılaşıyorsunuz” bu sözler de Rijkaard’ ait. Şimdi isterse oyuncular hocalarını satsın ister yönetim hocayı göndersin isterse de Yücedağ yine yanlış çevirdim desin. Diyorum ya bu saatten sonra kim ne yaparsa yapsın şu ayıp ne örtülebilir ne de unutulabilir! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray camiasında başarılı adama yer yokmuş onu A’sından Z’sine anladım. Üstünel iki başarılı transfer yaptı, ayağı kaydırıldı. Daha ö günlerde belliydi. “Transfer Haldun’un değil komitenin başarıları” demişti Mehmet Helvacı ve Adnan Polat… Adnan Sezgin fantezimizi zaten anlamış değilim. Üstünel’e o bütçeleri önerme şansını veren sokaktaki taraftar değil yönetimdi ve eleştirme hakları yok! Alsınlar bu sonucu baksınlar hatalarına ve unutmasınlar, bu sonuç kongrede de karşılarına çıkar, Ali Sami Yen’de de… Zaten ne konuşuyoruz ki biz? Koskoca Galatasaray iki yıl boyunca hocasının derdini basına ve taraftara anlatabilen bir tercüman bulamamış, son getirdiği de üç maymunu oynuyor, telkinlerle çeviriyor. Hangi skandaldan hangi olmamışlıktan bahsedeyim ben de şaşırdım…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5527213034627936999?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5527213034627936999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5527213034627936999' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5527213034627936999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5527213034627936999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/aln-size-galatasaray.html' title='Alın Size Galatasaray!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/THdssiBZbPI/AAAAAAAAAy0/gjqm3OrlRYc/s72-c/karpaty__g-saray_a84a6_400.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2494578503971275809</id><published>2010-08-24T17:01:00.004+03:00</published><updated>2010-12-06T14:21:13.555+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arapas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Arapas...</title><content type='html'>&lt;a href="http://artemiofranchi.blogspot.com/"&gt;Artemio Franchi &lt;/a&gt;blogunda geziniyordum... Daha önce dikkatimi çekmemişti ancak; tekrar okuduğumda gözümden yaş geldi. Belki çok komik bir tespit ya da espri olsun diye yazılmış bir şey değildi ama biz Galatasaraylıyız ve bugünlerde sinirimiz bozuk! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tecrübe desek, Aykut 2003'ten beri 61 maçta forma giymiş, Ufuk Ceylan ise 2006'dan beri 60 maça çıkmış Manisaspor'da. Tam bakmadım ama Ufuk Ceylan'ın lig maçı sayısının Aykut'tan fazla olma olasılığı bayağı bir yüksek. Frank Rijkaard kendisinden bir Valdes yaratmaya çalışıyor diyeceğim ama Aykut 1982 doğumlu...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2494578503971275809?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2494578503971275809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2494578503971275809' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2494578503971275809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2494578503971275809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/arapas.html' title='Arapas...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-675168120711235817</id><published>2010-08-23T16:50:00.003+03:00</published><updated>2010-08-23T16:51:36.156+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arapas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Ben de böyle düşünüyorum...</title><content type='html'>Emana transferi ile ilgili blog'ları ve yorumları okuyordum. Aşağıdaki cümlelere rastladım. Ben de böyle düşünüyorum. Aceto'nun Emana post'undan. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"İki yönlü bir futbolcu olmasından mütevellit yönsüz futbolculardan birini kesse Galatarasay'a beklenen katkıyı fazlasıyla yapmış olur."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-675168120711235817?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/675168120711235817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=675168120711235817' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/675168120711235817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/675168120711235817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/ben-de-boyle-dusunuyorum.html' title='Ben de böyle düşünüyorum...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3743393917759992003</id><published>2010-08-23T16:43:00.002+03:00</published><updated>2010-08-23T16:47:53.790+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kaosa doğru...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/THJ7-BIyhXI/AAAAAAAAAys/PCJETTn4SNQ/s1600/galatasaray_0-2_bursaspor_f6b98_800.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 303px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/THJ7-BIyhXI/AAAAAAAAAys/PCJETTn4SNQ/s400/galatasaray_0-2_bursaspor_f6b98_800.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5508601599614944626" /&gt;&lt;/a&gt; Karpat Lyiv maçının ikinci yarısını yerlere göklere sığdıramayan basın mensuplarının dünkü futbolu yerden yere vurması kahrediyor beni… Aksine dünkü futbol Lyiv maçından kat kat daha iyiydi ancak şanssızlıklar sonrası mağlup bitirildi. Galatasaray’ın futbolunu yerilmesi bir tarafa Bursaspor’un futbolunun da yere göğe sığdırılamaması şu satırların yazılma sebebi… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor geçen yılın şampiyonu… Kadroyu Zapo hariç tamamen korumuş, çok kullanılmayan Zapo’nun yerine de daha nitelikli bir oyuncu Stepanov getirilmiş. Ancak geriye giden şey futbolları. Geçen yıl Ali Sami Yen’de kesinlikle daha nitelikli ve etkili oynamışlardı. Dün ise Galatasaray’ın yorgun ve savunma nitelikli orta alanına karşı egemenliği kabul etmiş geride basan bir takım görüntüsündeydi. Şans golü olmasa maç Galatasaray’ın üstünlüğü ile de bitebilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında maçı çok konuşmak istemiyorum. Daha çok transferden konuşacağım… Geçen yıl oynanan futboldan ve alınan sonuçtan tatmin olmuş gibi Galatasaray yönetimi. Zira transferdeki bu ağırlık bunu gösteriyor. Transfere ihtiyacımız yokmuş gibi davranıyoruz. Biz bu mevkide istenilen oyunu oynayamayız diye bas bas bağıran orta alanın, işlevsellikten uzak olması bir yana 60’tan sonra oyundan düşmesi hiç rahatsız etmemiş olacak ki Işın Çelebi’yi maç sonrası; “Acele etmiyoruz, Galatasaray’da transfer bitmez, istediğimiz oyuncular gelecek. Önümüzde daha bir hafta var” diyebiliyor. Adnan Polat maç boyunca oldukça gergindi. Yenen goller ve kaybedilen ikinci üç puan sonrasında ekonomi geyikleriyle kimseyi kandırmasın. Zira yalan söyleyemiyor. Çünkü yalancılar önce kendilerini kandırır. Ancak kendisi oldukça gergin ve mutsuz. Demek ki ortada bir beceriksizlik var ve bunun sorumlusu da Adnan Sezgin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk transfer piyasasında oldukça kuvvetli ilişkileri ve bir ismi olabilir. ancak yurtdışında sökmediği inancındayım. Zira bir Pino’yu bile 10 günde getirebildiyse sorunun kralı var demektir. Bir de geçen yıl transferleri sitede okuduk. Bu yıl daha adamlar gelmeden anlaşıldığını öğrenebiliyoruz. Adnan Polat’ın açıklama yaptığı gün Pino ile Cana tamamdı ve Cana 2, Pino ise 6 gün sonra duyuruldu. Adnan Sezgin’e misyon yükleyeceğiz, Haldun çok ön plana çıktı diye Galatasaray’ın başarısızlığına neden oluyor başkan farkında değil. Aslında başarısızlık da algılanabilir ancak Galatasaray uzun yıllar sonra sezonu kaosla açtı ve bu kaos daha da büyüyecek sinyalleriyle yola devam ediyor. Futbol sonuç oyunudur ve biz sonuçtan çok çok uzağız. Kimse darılmasın ama transfer gelmediği takdirde hafta içi ve haftaya da buyuz. Çünkü gücümüz bu kadar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3743393917759992003?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3743393917759992003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3743393917759992003' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3743393917759992003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3743393917759992003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/kaosa-dogru.html' title='Kaosa doğru...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/THJ7-BIyhXI/AAAAAAAAAys/PCJETTn4SNQ/s72-c/galatasaray_0-2_bursaspor_f6b98_800.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-831019576581311758</id><published>2010-08-20T12:25:00.001+03:00</published><updated>2010-08-20T12:26:33.591+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Köle ayağına...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG5KMsuNIFI/AAAAAAAAAyk/Xn1tO4OK0xg/s1600/boateng-telefon.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG5KMsuNIFI/AAAAAAAAAyk/Xn1tO4OK0xg/s400/boateng-telefon.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507420976344539218" /&gt;&lt;/a&gt; Kim ne derse desin, bir futbolcu transfer olmak istiyorsa oluyor… Niang, Lincoln, Ali Turan… Oyuncuyu kaybettiğiniz gibi alacak takımla da bonservis ücretinde kazık yiyorsunuz. Çünkü rakibin eli kuvvetli. Adamlar oyuncuyu bağlamış ya da oyuncu adamları bağlamış. İki seçeneğiniz kalıyor; ya adamı kulübede veya rezerv kadroda çürümeye terk edip yıllık ücretini ödemek ya da satmak. Elbette satmak… Bu konuya en güzel örnek Kevin Price Boateng… Genoa’da oynamam dedi, Porstmouth ile Genoa anlaştı… Derken Milan da Boateng ile anlaştı ve kiralıktı, opsiyondu derken bir haftada ikinci imzalar atıldı. Genoa bu işten kar eder mi soru işareti… Ama diğer taraftan para gelmeyen yere neden böyle bir girişimde bulunsunlar sorusu da var… 1.3 milyon Euro ve yıllık ücret Milan’dan… Hikayenin sonunu Boateng’in sezon içindeki performansı gösterecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-831019576581311758?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/831019576581311758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=831019576581311758' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/831019576581311758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/831019576581311758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/kole-ayagna.html' title='Köle ayağına...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG5KMsuNIFI/AAAAAAAAAyk/Xn1tO4OK0xg/s72-c/boateng-telefon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6049594002146076034</id><published>2010-08-20T11:39:00.003+03:00</published><updated>2010-08-20T11:41:25.234+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray forması...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG4_U7OpIlI/AAAAAAAAAyU/ai7_75Kpu8U/s1600/galatasaray-karpaty_fc1a3_800.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 208px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG4_U7OpIlI/AAAAAAAAAyU/ai7_75Kpu8U/s400/galatasaray-karpaty_fc1a3_800.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507409023049736786" /&gt;&lt;/a&gt; Galatasaray’ın özellikle iç saha maçlarındaki en büyük kozu erken goldür. Aslında bunu Galatasaray ile sınırlamak yanlış ancak bu işi isteyip başarabilen nadir takımlardan biriydi Galatasaray… Biriydi diyorum zira bugünkü yapının her köşesi kırmızı alarm veriyor. Aslında bun duruma da pek takılmıyorum. Zira esas sorun futbolcuların ruhsuzluğunda. Son yıllarda Galatasaray’ı bundan daha kötü oynarken de gördüm. Ancak asla bu kadar ruhsuz ve vurdumduymaz görmedim. Tek tek oyuncu ismi yazmayacağım ancak; kadrodan Kewell, Baros ve Barış’ı ayrı tutar, galibiyeti onların hanesine yazarım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce çok kez geriye düştü bu takım. Real Madrid’e karşı da gerideydi, Milan’a karşı da Denizlispor’a karşı da… O günleri bugünlerden ayıran en büyük özellik galibiyete olan inanç ve kazanma azmiydi. Bu nedenle tribünler hiçbir maçta böylesine kopmamış (tamamı kötü giden ve her maçın başında protesto edilen sezonlar hariç) ve destek vermişti takımına. Aslında o desteğin verilme sebebi sahadaki oyuncuların mücadele güçleriydi. Maçı çevirebileceklerini hissettirirlerdi taraftara. Sahada bu maçı kazanmak istediklerini gösterirlerdi. Herkes kazanmak ister değil mi? Sizce dünkü maçın ilk yarısında Kewell ve Sarp’ı çıkartırsak hangi oyuncu tekmeye kafa soktu, hangisi top aldı, taşıdı, verdi veya hangisi doğru dürüst adam kovaladı? Verilebilecek bir cevap, ayırabileceğiniz bir oyuncu varsa bana e-posta atmanızı şiddetle rica ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG4_ZByRxLI/AAAAAAAAAyc/b-zfgSi_UuU/s1600/galatasaray_2-2_karpaty_7f0c4_800.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 281px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG4_ZByRxLI/AAAAAAAAAyc/b-zfgSi_UuU/s400/galatasaray_2-2_karpaty_7f0c4_800.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507409093529289906" /&gt;&lt;/a&gt; Sahadaki oyuncunun performansını veya kondisyonunu teknik ekibe mal ederek eleştirebilirsiniz ancak; o formanın hakkını vermeyen, gerektiği kadar mücadele etmeyen adam için Rijkaard’ı eleştiremezsiniz! İçsel bir durumdur ve hissiyatla alakalıdır. Neill geçtiğimiz devre arasında gelmiştir ancak karakter olarak hırçın ve agresif bir oyuncudur, an gelir rakibe kafa tutar an gelir tekmeye kafa sokar. Neill’den bunları beklersiniz beklemezsiniz ayrı konu. Ancak Hakan Balta bir kez olsun isyan etmez mi? Bir kez olsun sert bir mücadelede ayakta kalmaz mı? Koca maç boyunca doğru dürüst paslaşma yapamaz mı? Önceki yazımda da belirttiğim gibi Hakan’daki düşüşün profesyoneller tarafından irdelenmesi şart. Ben Galatasaray takımında böyle bir oyuncu izlemek istemiyorum. Bakın Ali Turan daha da kötü oynadı belki Hakan’dan. Ancak hiç sakınmadı kendini… Dün en çok koşan oyuncuydu sahada. Zamanlama hatası yapmıştır, adam kaçırmıştır bunlar yetenekle alakalıdır. Ali Turan’ın yeteneğinin Galatasaray kalibresinde olmadığını söyleyebilirsiniz, ancak asla kendini sakınan ve mücadele etmeyen bir oyuncu olduğunu söyleyemezsiniz… Hakan Balta’dan özellikle bahsettim çünkü bu oyuncunun bu form durumu artık kabak tadı vermiş, takımın kötü sonuçlarına direkt etki eden performanslarla hayal kırıklığında zirve yapmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün sahada kim daha iyiydi derseniz aslında haksız sayılmazsınız! Bu takıma sert bir uyarı yapılmalı ve giydikleri formanın biraz mazisi anlatılmalı. Takımın kültürünü algılayamamış oyuncular varsa herhalde artık hangi kulüpte olduklarını biraz olsun fark ederler. Zira Galatasaray Türkiye’nin en köklü spor kuruluşlarından biridir ve vizyonu her zaman zirvedir. Bu kulübün hangi branşında olursa olsun, formasını terleten adamın o renklerin hakkını vermesi gerekli değil şarttır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönül isterdi ki takım mücadele etsin, koşsun, gayret göstersin biz de teknik analiz yaparak maçı yorumlayalım. Ancak Galatasaray futbolcusunun büyük çoğunluğu kötü oynadığı gibi umursamaz tavırlarıyla bu metnin mimarı olmuş, gönül veren milyonları da dün geceki futbolla kahretmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6049594002146076034?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6049594002146076034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6049594002146076034' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6049594002146076034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6049594002146076034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/galatasaray-formas.html' title='Galatasaray forması...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG4_U7OpIlI/AAAAAAAAAyU/ai7_75Kpu8U/s72-c/galatasaray-karpaty_fc1a3_800.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-611458902753846581</id><published>2010-08-19T19:13:00.001+03:00</published><updated>2010-08-19T19:14:48.945+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Wolfsburg Diego'dan vazgeçti...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG1YYxzRvbI/AAAAAAAAAyM/LnoBpFblNm0/s1600/misimovic.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 313px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG1YYxzRvbI/AAAAAAAAAyM/LnoBpFblNm0/s400/misimovic.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507155102052498866" /&gt;&lt;/a&gt; Biz Misimovic ile yatıp kalkarken Wolfsburg Genel Menajeri Hoeness Diego’dan vazgeçtiklerini açıkladı… Ve Misimovic’in kadroda tutulması için çalışacaklarını söyledi. Bu saatten sonra ben Adnan Sezgin olsam; Wolfsburg ile Misimovic pazarlığı yapacağıma; Juventus’u Diego’nun Wolfsburg’a gitmesi için bonservisinde indirim yapmalarını rica ederim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-611458902753846581?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/611458902753846581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=611458902753846581' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/611458902753846581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/611458902753846581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/wolfsburg-diegodan-vazgecti.html' title='Wolfsburg Diego&apos;dan vazgeçti...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG1YYxzRvbI/AAAAAAAAAyM/LnoBpFblNm0/s72-c/misimovic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1528779892860316835</id><published>2010-08-19T15:51:00.007+03:00</published><updated>2010-08-19T16:16:31.358+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Ali Rıza Efendi...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0uALSYbqI/AAAAAAAAAyE/X26EOKHGJ-g/s1600/valdano.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 299px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0uALSYbqI/AAAAAAAAAyE/X26EOKHGJ-g/s400/valdano.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507108499908751010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"ref="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0sLxTFeTI/AAAAAAAAAx8/z4u8jDpwNBA/s1600/images.jpg"&gt; &lt;/a&gt; Sezon öncesinde Valdano da kamp yapıyordur sanırım. Her yıl ortalama 8-10 transferin imza töreninde (basketbol takımının flaş transferlerinde de o yer alıyor) görüyoruz Valdano’yu… İmza törenleri tam bitiyor diye sevinirken; arkasına oyuncuların satılık listesine koyulması, satılması, noteri, pulu derken bir bakıyor lig başlamış, bu kez takımın gidişatıyla ilgili sorular arada basın toplantıları vs… Ben yazarken yoruldum… Tempodan olacak ki Yaprak Dökümü’nün Ali Rıza’sı gibi. Belli belirsiz bir yorgun hali var ama tebessümü de elden bırakmıyor. Aile babası, herkesin yakını ayağına… Kendisi yukarıda yazdığım sürecin ikinci aşamasında şu sıralar… Kadronun çok şiştiğini ve kullanılmayacak oyuncuların belirlenip satış listesine koyulacağını açıklamış… Kim olduklarını tahmin etmek çok da zor değil aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem satış listesi dedik olası adayları da yazalım… Takım arkadaşlarından çok hastane personeliyle vakit geçiren Rafael van der Vaart, yeni Redondo heyecanıyla genç yaşında dünyanın parasına transfer edilen Gago, kulüpteki herkesin bir anlık boşluğundan yararlanarak Real Madrid’de 10 numaralı formayı terleten Lassana Diarra… İsmi geçen arkadaşlar muhtemelen Real Madrid’in transfer listesini süsleyecek… Hepsi bir tarafa da şu Gago’ya üzülürüm… Üç yıl önce girmişti kapıdan içeri; Aydın Yılmaz olma yolunda hızla ilerliyordu… Ayrılması belki de daha iyi olacak kariyeri için. Direkt oynayabileceği bir takıma gitsin, hatta Galatasaray’a gelsin… Bir isteğimiz daha var; Lassana Diarra kardeşimiz de Ercan Taner abimizin anlattığı bir lige gitsin… Koca bir sezon Ercan Taner’in ağzından ‘Lassss’ lafını duymadan geçer mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1528779892860316835?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1528779892860316835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1528779892860316835' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1528779892860316835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1528779892860316835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/ali-rza-efendi.html' title='Ali Rıza Efendi...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0uALSYbqI/AAAAAAAAAyE/X26EOKHGJ-g/s72-c/valdano.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8462356668767002721</id><published>2010-08-19T15:32:00.002+03:00</published><updated>2010-08-19T15:34:27.127+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Arap, çok yağ, Manchester City...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0kfcR7PAI/AAAAAAAAAxs/GW-iAsEsgBo/s1600/el_maktum.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 343px; height: 257px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0kfcR7PAI/AAAAAAAAAxs/GW-iAsEsgBo/s400/el_maktum.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507098041929907202" /&gt;&lt;/a&gt; Nasıl bir paradır, ne uğruna bu kadar harcanır anlamıyorum… Abramovich bu kadar abartmamıştı. Menajerlerine zengin ailenin tek çocuğu gibi yaklaşıp, kimi istiyorsa getiriyorlar. Hücumun sağında Balotelli ve Milner transferleriyle oyuncu sayısı dört oldu… Hayır tek çocuk da Mancini… Bazen ben de CM’de buna benzer saçma transferler yapıp kadroyu şişiriyorum da orası CM yani… Misal, sadece sempati duyuyorum diye Xavi, İniesta, Kaka, Anderson gibi adamların yanına Merida'yı falan transfer ediyorum… Az buz değil 10 milyon veriyorum. Ama cepten para çıkmıyor nasıl olsa… Olmadı satarım 5’e 6’ya diyorum… City onu da beceremiyor. Gerçi ihtiyaç da yok zaten. Bu paralar adam satarak toplanacak meblağlar değil. Arap yağı çok bulunca demiş ya eskiler; Hakikaten çok doğru söylemişler. Ben de City taraftarı olsam takarım takkeyi, çıkarım tribüne…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8462356668767002721?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8462356668767002721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8462356668767002721' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8462356668767002721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8462356668767002721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/arap-cok-yag-manchester-city.html' title='Arap, çok yağ, Manchester City...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TG0kfcR7PAI/AAAAAAAAAxs/GW-iAsEsgBo/s72-c/el_maktum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2947358570093469065</id><published>2010-08-19T12:44:00.004+03:00</published><updated>2010-08-19T12:48:06.887+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Transferin rahat takımı Galatasaray!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGz9BPeOUSI/AAAAAAAAAxk/WKBCdI_y2FM/s1600/Adnan+Polat+2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGz9BPeOUSI/AAAAAAAAAxk/WKBCdI_y2FM/s400/Adnan+Polat+2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507054642142269730" /&gt;&lt;/a&gt; Normalde transferin şampiyonu yazarlardı bizim için ama bu yıl tablo biraz farklı... Bu yılki politika malum. Düşük yıllık ücret, düşük bonservis hesapları ve transfer sezonun bitmesine iki hafta kala atılamayan hamleler. Adnan Polat Galatasaray Kulübü’nün Başkanı’dır. Ve o mevkiye onu seçenler sokaktaki Galatasaraylı’lardan daha Galatasaraylıdır. Benden de… Ben takımımı severim, desteklerim… Ancak onlar bunlara ek olarak denetler, kontrol eder ve takımın asla zarar görmemesi için çalışırlar. Evet çalışmak… Selahattin Beyazıt bugün rakı masasında sohbeti güzel diye başarılı olacağına inanmadığı veya an itibarıyla başkanlığa yakıştırmadığı adama destek vermez. Evet taraftar takımını sever ancak esas misyon sahibi Genel Kurul’dur ve Polat’ı onlar seçmişlerdir. Kaldı ki Adnan Polat’ın bugüne dek takıma yaptıkları da asla unutulmamalıdır. Ancak tüm bunlar transferde geç kalındığını ve sezona ümitsiz başlandığını gizlemez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Politika başkanın ağzından çıktığı şekliyle yukarıda yazıyor. Ancak burada kritik bir nokta var; biz bu şartlar altında Ledesma’ya, Baptista’ya veya Rosicky’ye gidiyorsak transfer komitesinin belirlediği isimler komple çöp kutusuna gider. Çünkü bu adamlar zaten isim yapmış, ya yüksek bonservis istenen ya yıllık ücreti uçuk ya da her iki fedakarlığın yapılması gereken isimler. Bu politikayla bu adamlarla işimiz yok bizim. Yaptığımız transferlerin Pino gibi ucuz ve bir ucundan gelecek vadeden adamlar olması gerekmiyor mu? Ancak yönetimi de anlamak zor değil! Zira geçen yılki transferlerin üzerine bu yıl hayal kırıklığı yaşatırız endişesiyle hareket ediyorlar. Ancak gerçek şu ki lig başladı ve biz kilit transferlerimizi sezon öncesi kampa yetiştiremedik. Sezon öncesi kampa gelmeyen adamdan ne beklenirse onu beklememiz lazım ama taraftarın ve Türk insanın da öyle bir huyu yok! Bugün sokaktaki taraftar Cana’dan iki adam geçip araya top atmasını bekliyor. Bu şartlar altında yeni gelecek isimlerin uyum süreçleri ve taktiğe adaptasyonları nasıl olur ne kadar zaman olur kocaman bir soru işaretim var… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik ne zaman geleceği de belirsiz. Zira Adnan Polat dün şöyle bir ifadede bulundu; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Transferlerimizi yapacağız. Galatasaray taraftarlarının da arzu ettiği nitelikte sporcular olacak. En önemlisi, teknik heyetimizin, takımın ihtiyacı doğrultusunda transfer yapmak istiyoruz. 11 kişinin oynadığı futbol neticede bir mekanizma, bir makine. Bunun ihtiyacı olan parçalarını getirip oraya koymak lazım. Bunu da en ekonomik şekilde sağlamak lazım. Biz onun için uğraşıyoruz şu anda. Galatasaray transfer sezonu bitmeden ihtiyacı olan futbolcuları muhakkak alacaktır ve almamız da lazım. Önemli olan bu transfer sezonu bitmeden önceki dönemde oynanan müsabakalardan herhangi bir şekilde kötü netice almadan yola devam edebilmek. Çünkü biz eylül ayında tam takım haline gelmiş oluruz. Ondan sonra da bu takım bence iyi yol alır.” &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolu çok iyi bilen Adnan Polat’ın bu açıklaması maalesef bir fecaattir. Ekonomik sorunlar her ne olursa olsun gücün yettiği isimlere yönelerek transfer yapılmalı ve lig başlamadan takıma monte edilmeliydi. Dünya çapında bir kulüp olarak özellikle de sezonun başlamış olmasının yöneticilerde hiçbir rahatsızlık yaratmaması. Hatta bakarsak daha da 14 gün varmış… Nasıl olur da takımın iskeleti olacak oyuncu transferleri ligin 3’üncü haftasından sonra gelse dahi sorun yokmuş gibi lanse edilir anlamış değilim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaç yönetimi zayıf yönünden çökertmek değil elbette. Ancak sportif başarının gelirlere direkt etki ettiği bir sektör futbol ve biz sezona çok kötü başladık. O kadar başkana yüklendik yazıyı onun söyle bitirelim;&lt;span style="font-style:italic;"&gt; &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Geçen sene çok iyi başlamıştık Süper Lig'de, bu sene kötü başladık. İyi başlayıp kötü bitirmektense, kötü başlayıp iyi bitirmeyi tercih ediyoruz. Önemli olan sezon sonu iyi bitirmiş olmak, ona gayret gösteriyoruz.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2947358570093469065?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2947358570093469065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2947358570093469065' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2947358570093469065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2947358570093469065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/transferin-rahat-takm-galatasaray.html' title='Transferin rahat takımı Galatasaray!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGz9BPeOUSI/AAAAAAAAAxk/WKBCdI_y2FM/s72-c/Adnan+Polat+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4679677345872106925</id><published>2010-08-18T13:52:00.002+03:00</published><updated>2010-08-18T13:54:45.320+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bilemezsin!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGu7iOBTbpI/AAAAAAAAAxc/DCxVHnmg2OA/s1600/Adnan-Sezgin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGu7iOBTbpI/AAAAAAAAAxc/DCxVHnmg2OA/s400/Adnan-Sezgin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506701165944073874" /&gt;&lt;/a&gt; Bu travmayı atlatmak kolay değil! Sonuç her ne olursa olsun; geçen yıl sabah uyandığımızda sitede bizi Elano, Keita, Rijkaard karşılamıştı. Devre arasında Gio gelmişti… Böyle bir sezonun sonrasında Cana -ki gönüllerin Messi’si olacak en azından daha şimdiden öyle benim için- ve Pino transferleriyle geçiştirilen rüzgar ve şimdilerde gergin bekleyiş var. Ortalıkta isimler dolaşıyor ancak; bugün gördüğüm haber beni benden aldı… Günlük takip ettiğim ve Pino ile Cana transferini ilk duyuran sitede Cimbom’a iki müjdeli haber diye başlık atılmış… Haberi açarken düşüncelerim aynen şöyle; “Bu sefer bombayı patlattık hem Misimovic hem de Ledesma geliyor herhalde…” Ne transferi? Serdar Özkan ile Neill antrenmana katılmış onun müjdesiymiş… Nerden nereye! O yüzden Galatasaray taraftarının yaşadığı travmayı kendi hariç kimse bilmez! Geçen yıl transferlerle sezon başında kendimizden geçmiştik; bu yıl kahroluyoruz. Bir de rakipler de gıcık verir gibi Quaresme, Guti, Niang, İnsua, Stoch gibi adamları getirip, takır takır oynamıyor mu? Gel de gece rahat uyu! Esas korkum eskiden Fenerbahçe’ye söylenen “Ne olacak bu Fener’in hali” repliğinin Galatasaray’a uyarlanması. Bu arada not düşmekte de fayda var; Geçen yıl iyi transfer yaptık da ne oldu? Sonuç ortada. Geç olsun güzel olsun diyorum bir taraftan da… Ama bu kadar bekledikten sonra omuzlarda karşılanacak bir adam da getirsinler kardeşim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4679677345872106925?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4679677345872106925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4679677345872106925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4679677345872106925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4679677345872106925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/bilemezsin.html' title='Bilemezsin!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGu7iOBTbpI/AAAAAAAAAxc/DCxVHnmg2OA/s72-c/Adnan-Sezgin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8335293348187650546</id><published>2010-08-18T11:54:00.009+03:00</published><updated>2010-08-18T12:24:24.050+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Profil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Real Madrid'de bir Türk...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGumuUc07_I/AAAAAAAAAxU/buliNtQIyFQ/s1600/mesut-ozil.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 248px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGumuUc07_I/AAAAAAAAAxU/buliNtQIyFQ/s400/mesut-ozil.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506678284084375538" /&gt;&lt;/a&gt; Mesut’un Milli Takım seçimi üzerine konuşmak artık sığlıktır… Belki Türkiye Futbol Federasyonu ilgisizliği belki kariyer planlaması belki de kendini bildiğinden beri Almanya’nın havasını soluması… Mesut’un Almanya Milli Takımı’nı hangi sebepten ötürü seçtiğini kendisi hariç kim söylese inanmam… Ama asla eleştirmem. Sizce Brezilya Aurelio bizi seçti diye gönül koymuş olabilir mi oyuncusuna? Ya da Camoranesi İtalya’yı seçti diye Arjantin’de lanetlenmiş midir dersiniz? Elbette hayır! Mesut’un bugüne kadar salladığına şüphe duyduğum Türk basınını bu saatten sonra hiç umursamaz. O yüzden muhabir arkadaşlar “Vay efendim babası anası Türk olan adam, nasıl Almanya Milli Takımı’nı seçer” diyen eski oyunculardan görüş alıp inceleme yapmaya yorulmasın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki neden seçsin? Can mı canan mı? Türk Milli Takımı’nın başarısı kadar kendi kariyeri ve yaşantısı da önemli değil mi bu adamın? Zamanında seçenlerin şimdi nerelerde ne yaptığını bilen var mı? Basit örnek; Yıldıray Baştürk… Adam Leverkusen’in efsane sezonunda harika işler çıkardı… Sadece bir Dünya Kupası’nda al aşağı etmeyi başardık. O kupadaki düşüşünün Şenol Güneş’ten çok medyadaki “oynamıyor” baskısına bağlarım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim medya zor hakikaten! Avrupalı giydirmiyor mu? Giydiriyor hem de en kralını… Hele İngilizler aşağılıyor resmen. Ama ne zaman? Hak ettikleri zaman… Biz Dünya Kupası’nda Güney Kore’yi yenip üçüncü olduk; Tarihimizdeki en büyük başarı olarak kayıtlara geçti. Ama gelin görün ki ilk altı sayfasını övgüye ayıran gazetelerin yarım sayfayla İlhan Mansız ile Hakan Şükür’ü bugüne dek neden çift forvet oynatmadığı için Şenol Güneş’i eleştirdiğini biliyorum... Ben olsam ben de seçmem… Çünkü siz Türkiye’de yaşıyorsanız, Türk iseniz ve başarılıysanız; bir şekil bulunuyor ve bir yerinizden sökülmeye başlıyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz ki sizden geriye sadece bir ip yumağı kalmış. El işçiliğiyle örülen ve daha kısa süre önce eşiniz benzeriniz olmadığını yazan gazeteler, bu kez sorunların ve başarısızlığın tek sorumlusu olarak gösteriyor sizi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir basın çalışanına laf söylemek aslında haddime değil! Zaten asıl suçlu onlar da değil! Basit bir mantık ama ikinci yazdığımı Ömer Madra ile yaptığım bir röportajdan sonra kazıdım hafızama… Şöyle diyordu Madra; “Bir medya patronu aynı zamanda bir enerji şirketinin de sahibiyse o gazete çalışanı küresel ısınma ve fosil yakıtların doğaya verdiği zararı konu alan sert bir haber yazamaz. Ve daha da acısı bu şekilde bir haber yazmaması için kimse onu uyarmaz. Zaten o öyle bir haberi kaleme almaması gerektiğine çoktan inandırmıştır kendini…” İşte bizim mantığımız bu… Alıcı kitleyi sadece hayal mahsülü, gerilim ve kaos içerikli haberlerden hoşlanıyor sanarak; coşturuyoruz. Çoğu çalışan sansasyonel ancak yalan dolu bir haberi gerçek ve daha gösterişsiz bir habere tercih ediyor. Örneğin çoğu Mesut’un ortaya koyduğu başarı hikayesini yazmak yerine; “Neden Almanya’yı seçti”, “Mili Takım benimle ilgilenmedi” gibi başlıklarla içi boş haberler yazıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesut’un Türk Milli Takım orta sahasında oynayarak aynı şekilde Real Madrid’e transfer olacağına inanan kendini kandırır… Zaten başarılı olduğu takdirde bizim takımda uzun soluklu oynayamaz ki… Kesin bir aile problemi çıkartılacak ya da manken, fotomodel bir sevgilisi olduğu gazeteleri süsleyecek ya da şişirilen paralarla satın aldığı yeni oyuncakları manşetleri süsleyecek… Türkiye forması altında başarılı performansları değil! &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGukd4-TyCI/AAAAAAAAAw8/dnStgE9Q2z4/s1600/Ozil.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 192px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGukd4-TyCI/AAAAAAAAAw8/dnStgE9Q2z4/s400/Ozil.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506675802807453730" /&gt;&lt;/a&gt; Jose Mourinho’nun elinde neler yapacak çok merak ediyorum. Kaka’nın sakatlığı sonrası iyice ayyuka çıkmıştı ve dün Real Madrid’in internet sitesinde gördüm pörtlek gözlü, zeki futbolcunun fotoğrafını. Sevindim. Çünkü futbola başladığı ilk günde bu yana kariyer planlamasıyla ilerleyen bir adam amacına ulaşmış, bir hayali gerçekleştirmişti. Bir insandı Mesut ve insanlar hayal kurarlardı… İşte hayalini gerçeğe dönüştürebilenler hem çalışkan hem de şanslı insanlardı. Mesut için her şeyin güzel olması tek dileğim. Pardon bir isteğim daha var; artık bizim gazetelerin sayfasında seçimleriyle değil, başarılarıyla yer alması…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8335293348187650546?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8335293348187650546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8335293348187650546' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8335293348187650546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8335293348187650546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/real-madridde-bir-turk.html' title='Real Madrid&apos;de bir Türk...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGumuUc07_I/AAAAAAAAAxU/buliNtQIyFQ/s72-c/mesut-ozil.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3459174435074004584</id><published>2010-08-18T10:02:00.002+03:00</published><updated>2010-08-18T10:04:38.683+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray'ın futbol işkencesi...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGuFfoACEFI/AAAAAAAAAw0/FjF3wmPuLXY/s1600/rijkaard.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGuFfoACEFI/AAAAAAAAAw0/FjF3wmPuLXY/s400/rijkaard.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506641747750555730" /&gt;&lt;/a&gt; Sezona kabul edilebilir bir puan kaybı ancak asla hazmedilemeyecek kadar kötü bir futbolla merhaba diyen Galatasaray’da işlerin yolunda gitmediği ortada… Mağlubiyet kabul edilemeyecek bir sonuç değil ancak asıl önemlisi geçen sezondan süregelen hastalıklara halen teşhis koyulamaması. Tedaviden bahsetmiyorum bile! Peki, neden kötü Galatasaray geçen yılın aynısını oynuyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yıldır süregelen bir savunma zaafımız var. Yanlış anlaşılmasın sadece Sivas maçından bahsetmiyorum. Arada ikisi resmi, biri özel olmak üzere üç ciddiye yakın maç vardı. Kulvarlar farklı olmasına farklıydı ancak sıkıntılar aynı. Yerleşim konusunda çok ciddi bir problemi var Galatasaray’ın. Neill’in forması garanti –ki hak ediyor da- ancak ikinci stoper için halen içimize sinen bir profil göremedik sahada. Savunma göbeğindeki uyumun önemini çok uzağa gitmeden Bülent-Popescu ile açıklarım. İki farklı karakterlerdi ama birbirlerini çok iyi tamamlıyorlardı. Maalesef Servet-Neill birbirini tamamlayamıyor. Özellikle Servet’in aklı ne formasında ne de sahada… İki yıl önce hırsı ve yetenekleri ilk 11 yazılırken tahtaya ilk onun ismini yazdırıyordu ancak; bugünkü görüntüsü ilerleyen haftalarda korku veriyor. Uzağa gitmeden Hakan Balta’daki düşüşün de açıklaması yoktur nazarımda. Hakan gibi profesyonel bir oyuncunun bu denli düşüşü hangi sorunlardan kaynaklanıyor çok ciddi araştırılmalı. Zira Sivas maçında bir pozisyonda adam kovalayacak dermanı olmadığını görmek üzdü beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu dağıtmadan; yerleşim sorununun temeli ise orta alan çarpıklığından kaynaklanıyordu. Mehmet Topal Türk futbolunun en iyi kesicilerinden birisi olacaktı ancak o da düşüşe geçti. Zaten tam o sırada da satışı gerçekleşti. Sarp da iyi bir kesici ancak maç içinde yüklenen karakterler ve roller oyuncunun asıl işini yapmasını engelliyor. Bu kötü bir durum değil ancak elde Ayhan varken Mustafa ileri çıkıyor Ayhan çakılı oynuyorsa bir kere teknik heyetimiz oyuncularımızı tanımıyor demektir. Orta alana yapılan Cana takviyesi sertlik kazandıracaktır şüphesiz ancak tek başına etkisiz elemandır. Hazır olmadığıysa ayrı bir tartışma konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu noktada Galatasaray’ın sert bir orta alan mı yoksa topa sahip olmamızı sağlayacak bir virtüöz mü alması gerektiği tartışmaları. Topa sahip olan takımın kesicilik, adam kovalamak gibi dertleri zaten olmaz. Zira top kendi ayağındadır. Bu nedenle hem Arda’nın yükünü hafifletecek hem de oyun kuracak bir oyuncu şart bu takıma. Peki bu yeni bir hastalık mı? Hayır! Geçen yıl da çok çektik bu konuda ancak top taşıyabilen oyuncuların çokluğu bu durumu halı altına itti. Ancak onlar gidince mevcut yapının ne denli sorunlu olduğu ortaya çıktı. Top çıkaramayan, pozisyon üretmeyen ve daha da önemlisi bir Galatasaray karakteri olan oyuna hükmetme konuları şu anda ancak istekleri ve rüyaları süslüyor. Sebebi tartışmasız transferin gecikmesidir. Zira olmayan oyuncuyla bunu gerçekleştiremezsini elbette…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Transferin geç kaldığını artık dile getirmek tekrardır… Sadece laf kalabalığı yapar, zaman çalar. Halen çalışmaların iki hafta süreceği yazılıp çiziliyor. Bu denli nakit girişi gerçekleşmiş, üstüne mevcut yılın transfer bütçesini de kullanılabilir hale getiren Galatasaray yönetimi ya İstanbul’a inmeden inanamayacağımız transferlerin peşinde ya da hepimiz bir son dakika şakasına daha –Petre, İnamoto, Bratu gibi- hazırlıklı olmalıyız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başa dönecek olursak; neden Rijkaard’ı eleştirmekten bahsettik… Teknik adamlar bir takıma karakter yükleyen ve futbol oynattıran adamlardır. İyi oynadıklarında nasıl sadece onların sayesinde değilse oyunun kötü olması da tek taraflı bir suç hadisesi değildir. Ancak eldeki kadroya uyumlu bir sistem çıkartmak tam da teknik adamın işidir ve bir yılı bu sebepten ötürü çöpe atmış bir takım aynı arızalar veren geçen seneki sistemle oynuyorsa bu bir problem olduğunun göstergesidir. Hızlı oynamak ve pasa dayalı bir futbol için buna uyumlu oyuncularınızın olması şarttır. Ve bu oyun asla Mustafa, Barış, Sabri gibi tempolu oynayan ancak dikine değil geriye de yana yönelik bir pas mantalitesiyle yetişen oyunculardan çıkacak bir sistem değildir. Bu nedenden ötürü daha çok fizik ve baskı unsurları göz önüne alınarak arkası sağlam yeni bir hücum sistemi daha uyumlu bir görüntü çıkaracak ve belki de şampiyonluk için takımı sırtında taşıyacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, transfer gecikmiştir, üstelik önceki yılın üç as oyuncusundan yoksun bir kadro varsa kabul edilemez bir durumdur. Ancak aynı sorunları teşhis edemeden daha keşmekeş bir sistemle futbol oynattırmaya çalışılan ve sonuç olarak hiçbir maçı domine edemeyen bir kadroyla karşınıza çıkan teknik ekibin de mevcut durumda büyük bir payı vardır. Bunlar ne okuması ne de yazılması güzel hadiselerdir! Ancak; dikkate alınması demek bizim bir daha böyle yazıları kaleme almamamız eş anlamını taşımaktadır. Ve tek dileğimizdir…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3459174435074004584?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3459174435074004584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3459174435074004584' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3459174435074004584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3459174435074004584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/galatasarayn-futbol-iskencesi.html' title='Galatasaray&apos;ın futbol işkencesi...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGuFfoACEFI/AAAAAAAAAw0/FjF3wmPuLXY/s72-c/rijkaard.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2401914258455242473</id><published>2010-08-16T17:24:00.004+03:00</published><updated>2010-08-16T19:16:33.286+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Somon Forma ve blog…</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGlKURpsqVI/AAAAAAAAAws/-e3gBbB7TUE/s1600/Somon+Forma.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 314px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGlKURpsqVI/AAAAAAAAAws/-e3gBbB7TUE/s400/Somon+Forma.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506013731633277266" /&gt;&lt;/a&gt; Alternatif forma çalışmaları doğrltusunda hayatımıza giren turuncu ve mor renkli formalardan sonra bu yıl da somon ile tanıştık. Tasarım gayet güzel… Mor formadaki font problemi, turuncudaki körün gözüne parmak sokulan renk zıtlığı sonrası yeni sezon alternatif formalarında kullanılan numara hanesi göze çok hoş geliyor. Yine bir font sorunumuz var ama zaten "Bizim takımda hangi iş dört dörtlük yapılıyor ki" sorusuna veremediğim cevaplardan dolayı bu durumu pek de umursamıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formalar store’lara asılalı çok oldu… Ben de farkındayım. Ancak blogu yaparken aslan ve somon formanın renkleri cezbetti… Ben de kullandım. Foto değişti, kenara “Kewell form Galatasaray” eklemesini yaptık içimiz rahat! Hafta başında düzenlememizi yaptık. Yine bu haftaiçinde de sitemizi canlı kılacak haber girişlerinin startını veriyoruz. Ortağı ikna edemedim ama bomba bir transfer kovalıyorum. “Sadece futbol bir yere kadar” diyemediğimiz için illa ki futbol sevdalısı bir adam bulacağız…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2401914258455242473?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2401914258455242473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2401914258455242473' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2401914258455242473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2401914258455242473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/somon-forma-ve-blog.html' title='Somon Forma ve blog…'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGlKURpsqVI/AAAAAAAAAws/-e3gBbB7TUE/s72-c/Somon+Forma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3042204641482812306</id><published>2010-08-11T10:53:00.003+03:00</published><updated>2010-08-11T10:59:15.364+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Bomba gibi dönüyoruz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGJX9iM3wnI/AAAAAAAAAv0/pYvyHmlVGMY/s1600/blog.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGJX9iM3wnI/AAAAAAAAAv0/pYvyHmlVGMY/s400/blog.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504058409264595570" /&gt;&lt;/a&gt; Askerlik sonrası geliriz, hayat daha farklı olur, daha bir profesyonel oluruz, daha esnek çalışma şartları getirilir falan diye hayal kurarken; öyle bir karmaşanın içine düştüm ki ben bile nasıl çıkacağımı bilemiyorum. Askerlik boyunca birliğimin iki kez denetlemeye tabi tutulduğunu ancak her ikisinde de beni ortadan kaybettiklerini söyleyip hiçbir denetleme sürecinde yer almadığımın altını çizmek istiyorum. Ancak asıl askerlik hakikaten kışladan çıktıktan sonraymış. Zira askerlik boyunca denetlemelerden yırtan ben iş hayatında denetleme telaşıyla karşı karşıyayım. Diğer taraftan da ağırlığından bir şey kaybetmeyen süreli yayınlar falan; bilgisayarın başından kaldırmadı bizi. Gözler kan çanağı olurken; işlerin karmaşası ve günümüze dek süren çarpık arşivlemeler zor olan işi daha da imkansız hale getiriyor. Şöyle ki;  pirincin taşını ayıklamamız gerekiyor ancak; mevcut şartlarda pirinçten taşı değil taşlardan pirinci ayıklamak daha kolay…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog konusunda şunu söyleyebilirim ki askere giderken her şey güzeldi. İlk kez doyum noktasına yaklaşmıştım gel gelelim askerlik çıktı. Dönüş gazıyla NBA yazdık lakin blog yine çok uzaklara daldı. Yeni haftayla geri dönüş planlıyorum… Üstelik yalnız da olmayacağım inşallah… Başarısız futbol projeleriyle hayata küsmek üzere olan bir dostu ikna edip bu satırların yazarı yapmayı hayal ediyorum. Üst banttaki görselimiz her değişim sürecinde olduğu gibi yine değişecek. Belki şablon değişir, belki renkler belki de font… Bir şekilde yeni yayın döneminin farklı izleri gözlenecek blogda. Neleri değiştireceğim emin değilim; Emin olduğum tek nokta ise kısa bir süre sonra her sabah tıklandığında yeni haberlerle karşılaşılacağı… Çok kısa bir süre sonra…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3042204641482812306?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3042204641482812306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3042204641482812306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3042204641482812306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3042204641482812306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/08/bomba-gibi-donuyoruz.html' title='Bomba gibi dönüyoruz'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TGJX9iM3wnI/AAAAAAAAAv0/pYvyHmlVGMY/s72-c/blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5527381096159117708</id><published>2010-06-14T14:21:00.004+03:00</published><updated>2010-06-14T14:28:40.001+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya Kupası 2010'/><title type='text'>Allah’ın adını verdim bırakın şunu ya!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBYQ3jVD9BI/AAAAAAAAAvs/T4aaXP89AFE/s1600/vuvuzela.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBYQ3jVD9BI/AAAAAAAAAvs/T4aaXP89AFE/s400/vuvuzela.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482588142932587538" /&gt;&lt;/a&gt; Hangi akla hizmet savunmuşum. Nasıl sempatik bulmuşum anlamadım. Herhalde Konfederasyon Kupası’nı çok sallamadık ondan dikkatimizden kaçtı… Olmaz olsun böyle şey! Maçın başından sonuna sürekli bir arı vızıltısında maç izliyoruz arkadaş. Hayır insanoğlu bir tek evlat acısına dayanamazmış ya, işte biz de alışıyoruz. Ama dün aradaki uçurumu Spormax’i açtığımda gördüm… Chelsea-Manchester City maçının tekrarı vardı. Taraftarın sesini duydum… Tezahüratlara eşlik edecektim neredeyse… Tamam kimseden Liverpool veya Çarşı motivasyonu beklemiyoruz ama şu vuvuzella denen alet de insan işi değil… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sempatik buldum dedim ya; Geçen seneki turnuva sonrası Dünya Kupası’ndan kaldırılması gündemdeydi. Biz de haberi okuyunca “yuh artık! O zaman bizim de davulları toplasınlar” demiştim. Halt etmişim. Davula kurban olayım… En ufak bir maç izleme şevkim kalmıyor. Maç boyunca duyduğumuz tek canlı sesi var o da spiker. FIFA’ya sesleniyorum, vuvuzella ile geleni stada almayın kardeşim… İnsan bir Holland tezahüratı, İngiliz coşması istiyor maçta…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5527381096159117708?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5527381096159117708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5527381096159117708' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5527381096159117708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5527381096159117708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/06/allahn-adn-verdim-brakn-sunu-ya.html' title='Allah’ın adını verdim bırakın şunu ya!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBYQ3jVD9BI/AAAAAAAAAvs/T4aaXP89AFE/s72-c/vuvuzela.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-401443613536155311</id><published>2010-06-14T12:11:00.004+03:00</published><updated>2010-06-14T12:15:38.869+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Savunmayla gelen şampiyonluk… Pardon galibiyet…</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBXykamqZxI/AAAAAAAAAvc/Ygm1E6Xanuc/s1600/06_pierce.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBXykamqZxI/AAAAAAAAAvc/Ygm1E6Xanuc/s400/06_pierce.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482554828824143634" /&gt;&lt;/a&gt; Çok uzun bir aradan sonra… Gerçekten çok olmuş NBA maçı seyretmeyeli, bilgisayar başında kahve eşliğinde iş değil hobimle ilgilenmeyeli… Geçen gün geldik, buradayız mesajı yazdığımda bu kadar haz duymamıştım. Şu anda henüz yazıma başlıyorum ve hakikaten çok mutluyum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki abarttığımı düşünürsünüz ancak; bu ülkede insanlar bir yerde bu yüzden askerlik yapıyor. Her şeyden uzak kalmak, sıcak yatakta yatmadan yaşamak, sıkıntılara alışmak, daha da önemlisi her kademenin daha da üstü olan bir erkin hakimiyetinde olmak… İşte bu nedenle büyükler “askerliğini yapmayan adama kız verilmez” demiş sanırım… Gittiğim kafa yapımla döndüğüm mantalitemin arasında çok büyük farklar var. Ve emin olun sanki hayata ikinci kez başlamak gibi bir şey. Çok hata yapmışım diyorum sık sık kendime. Ve tekrar o hataları yapmamak için ipleri sıkı tutuyorum… Siz de şans dileyin yeni yaşantımda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NBA yazacağız diye başladık, şu çıkan cümlelere bak… Biraz daha ötesi askerlik hatırası… Hiç girmeyeyim daha iyi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuz işe gelmeyi özler mi insan? Özlemişim… Hem de Boston Celtics – Los Angeles finali… Bir kere daha kaçırmayı göze alamazdım. Üstelik Lakers’ın 2-3-2 kazığı yediği (bana göre) bir ortamda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boston Celtics iki yıldan bu yana normal sezonu aynı soru işareti aynı eleştirilerle açıyor… Kadronun yaşlı olduğu center ve guard pozisyonun zayıf olduğu yazılıyor ve söyleniyor. Aslında haksız bir eleştiri de diyemeyiz. Rondo biraz daha ortalama üstü oynuyor artık ama bu kadaronun center’ı da Perkins değil arkadaş diyebiliyor insan… Ama işte o beğenilmeyen Perkins maçın kırılma anında öyle değerli bir katkı veriyor ki herkese “abartıyorlar lan, o kadar da kötü değil” dedirtiyor. Batırdığı zamanlar da oluyor ancak takım savunmasında onun sertliğine çok ihtiyacı var Boston’ın. Hem de karşısında Gasol gibi perde arkası oyuncusu, çakma kahraman varken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk çeyrek Kobe’nin fazla suya sabuna dokunmadığı bir dönemdi… Ve Lakers o bölümü fena oynamadı. En azından attığını sokan bir takıma karşı çeyreği sadece iki sayı geride kapattı. İkinci çeyrekte hesaplar tam karışmaya başlıyordu ki devreye Kobe girdi ve çift hanelere çıkan farkı yine makul bir seviyeye taşıdı… Boston’ın bu arada müthiş bir yüzdeyle oynamaya devam ettiğini de eklemek gerekiyor. Ancak tek sıkıntı yapılan top kayıplarıydı… Tam yumruğun vurulacağı yerlerde sakil kayıplar yaptılar. Sakil demişken; o dönemde Artest’in de iki üçlük isabeti olduğunu yazalım; maçın neden erkende kopmadığı anlaşılsın… &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBXypyLuoQI/AAAAAAAAAvk/Qxh2XvELHoY/s1600/05_kobe_d.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBXypyLuoQI/AAAAAAAAAvk/Qxh2XvELHoY/s400/05_kobe_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482554921052971266" /&gt;&lt;/a&gt; Los Angeles’ın sıkıntısı açık! Hatta sıkıntıları… İlki parke üzerinde. Gasol’ün karşısında kendi gibi yel gelse sallamayan bir adama karşı neler yapacağını hayal bile edemeyiz. Ancak gel gelelim, biraz teması seven, harfi harfine disiplinli bir savunmacı karşısında nasıl yok olduğuna da çok şahit olduk! Ama final bu arkadaş… Durum 2-2… Maçı kazansan istatistiklere göre şampiyonsun… Evindeki iki maçtan birini kazansan bitti! Bu maçta pısma bari… Onun yumuşaklığından çok çekiyor Lakers. Parkedeki diğer sorun da Kobe’ye katkıdaki yetersizlik. Kobe’nin bir üçüncü çeyreği var ki akla mantığa sığmaz. Dördüncü çeyreğin bitimine iki dakika kalana dek bu kadar istikrarlı bu kadar mantıksız şut sokulmaz. Fisher’ın attığı saçma-kötü pası nasıl tamamladı diye fizik argümanlarını karıştırırken, sıradan bir şut gibi çıkardığı dokuz metre üçlüğü eminim seyreden herkesi şaşırtmıştır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer soruna gelince… Bench’ten bahsediyorum… Fisher’ın (hoş kendisi de basketbolun maradonası değil ama koyunun olmadığı bir bench’ten  bahsediyoruz, bu yüzden de Abdurrahman abinin kulaklarını çınlatıyoruz) yerine Farmar giriyorsa, Kobe’nin yerine Vujacic giriyorsa, Odom halen ayrı dünyadaysa Boton ile boy ölçüşecek bir ortam yok demektir… Daha sıkıntı sayılır sayılmasına da bu kadro işte en çok geçen yıl ki Orlando’yu bastırabiliyor. O seriyi de nasıl kanterle kazandıklarını biliyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere Boston’ın savunmasını seyretmek doyumsuz oluyor… Hakikaten şiir gibi… En azından ben çok beğeniyorum. Yanlış anlaşılmasın bu maçta beş yıldızlık bir savunma yoktu ama dörtten aşağı yıldız vermek de ayıp olur. Birkaç, hakikaten iki elin parmaklarını geçmez boş yakalanmış atışlar… Hemen her topun önünde bir el vardı bu sabah… Zaten nazarımda da harika şut yüzdesiyle değil maçın kırılma anlarında yaptığı savunmayla yani kendi karakterlerini parkeye yansıtarak kazandı Boston Celtics… Doc Rivers’ın aldığı iki önemli mola var ki rüzgarın terse döndüğü anlarda, taraftar ona da çok çok teşekkür etmeli. Özellikle Garnett, Pierce, Rondo üçlüsünün akıl almaz bir hücumu var ki Rivers’a sadece o çizdiği oyunda gösterdiği cesarete saygı duymak lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı bitiriyorum. Uzun oldu bayağı ama sivildeki ilk yazı olur o kadar diyorum… Kısaca bir iki cümleyle özetleyeceksek şunu söylerim; bu mücadele ruhuyla Boston’a karşı koymalarına imkan yok Kobe ve arkadaşlarının… Sadece iyi hücum yaparak ve iyi şut sokarak galip gelinemiyor. Zaten öyle olsa Phoenix’in D’Antoni ile şampiyonluklara ambargo koyması lazımdı. Boston Çarşamba sabah işi bitirmek için yine aynı şekilde vidaları sıkacak o kesin. İşte olay da bu zaten… Boston’ın mükemmel savunmasına zarar verip en az onlar kadar direnç göstermesi lazım Lakers’ın. O da Phil Jackson’ın işi. Ben mi düşüneyim bu saatten sonra…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-401443613536155311?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/401443613536155311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=401443613536155311' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/401443613536155311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/401443613536155311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/06/savunmayla-gelen-sampiyonluk-pardon.html' title='Savunmayla gelen şampiyonluk… Pardon galibiyet…'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TBXykamqZxI/AAAAAAAAAvc/Ygm1E6Xanuc/s72-c/06_pierce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-328270762760332672</id><published>2010-06-02T13:58:00.006+03:00</published><updated>2010-06-02T14:02:03.059+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Artık oyun vakti...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TAY5bgmmtYI/AAAAAAAAAvM/XRm5pdyIKkw/s1600/1199443_48900926.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TAY5bgmmtYI/AAAAAAAAAvM/XRm5pdyIKkw/s400/1199443_48900926.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478129141513893250" /&gt;&lt;/a&gt; Vatani görevimizi yapmak üzere herşeye veda etmiştik... Sayılı gün çabuk geçer dediler, hakikaten de şimdi bakınca çok da zaman geçmemiş gibi geliyor. Sanırım en önemlisi herşeyi bıraktığın yerde bulmak. Ben buldum ve önemli olan da buydu benim için... Beni bekleyen sadık dostlarımdan bir tanesi de blogumdu elbette... Şimdilik sadece geri döndüğümüzü müjdeleyiyoruz. Kısa süre sonra kayıt diyeceğiz... İyi dileklerini eksik etmeyen herkese sonsuz teşekkürler. Herkes dikkatli olsun; haberci geri döndü...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-328270762760332672?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/328270762760332672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=328270762760332672' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/328270762760332672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/328270762760332672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2010/06/artk-oyun-vakti.html' title='Artık oyun vakti...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TAY5bgmmtYI/AAAAAAAAAvM/XRm5pdyIKkw/s72-c/1199443_48900926.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5068708072018983929</id><published>2009-11-23T18:12:00.001+02:00</published><updated>2009-11-23T18:12:43.468+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Sivil hayattan son cümleler...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Swq0cjvBJ5I/AAAAAAAAAvA/_2YLYAV7K8E/s1600/kilit2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 350px; height: 260px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Swq0cjvBJ5I/AAAAAAAAAvA/_2YLYAV7K8E/s400/kilit2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407332705333487506" /&gt;&lt;/a&gt; Artık sivil hayatın son günleri… Nerden baksan 20 gün kaldı kışlaya teslim olmaya. Pardon! Katılmaya… Gün sayıyoruz anlayacağınız… Hal böyle olunca blogu boşlayacağımız aşikâr. Daha şimdiden zarar gördü haber trafiği. En son iyi bir istikrar yakalamıştık. Yapıya zarar vermeden kilit vurmak en iyisi diye düşündüm. Altı ay kadar kapalı kalacak dükkan. Fırsat olur da arada post girer miyiz bilmiyorum. Bildiğim tek şey döndüğümde takip eden ekibin tekrar adresi tıklayacağı… Herkesin gönlü hoş olsun…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5068708072018983929?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5068708072018983929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5068708072018983929' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5068708072018983929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5068708072018983929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/sivil-hayattan-son-cumleler.html' title='Sivil hayattan son cümleler...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Swq0cjvBJ5I/AAAAAAAAAvA/_2YLYAV7K8E/s72-c/kilit2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8218946935781645095</id><published>2009-11-16T11:00:00.004+02:00</published><updated>2009-11-16T11:10:41.367+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arapas'/><title type='text'>Arapas</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SwEXBQermwI/AAAAAAAAAu4/B2v6-1FjAQA/s1600/yd10.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 270px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SwEXBQermwI/AAAAAAAAAu4/B2v6-1FjAQA/s400/yd10.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404626338192268034" /&gt;&lt;/a&gt; Fotoğraflardaki ikiliyi tanıyoruz... İkisini yan yana görüyoruz. Çünkü ortak noktaları var... İkisinin de babası zengin. Biri bir sıpa istiyordu diğeriyse tuttuğu takımın başkanlığını. Filmin çekildiği yıllarda herşeyin bir bedeli yoktu. Bugünlerde var... Parasıyla başkanlık yapıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğraf &lt;a href="http://tersmanyel.blogspot.com"&gt;'Ters Manyel'&lt;/a&gt;den... Koyu Beşiktaş taraftarı. Uzun süreden bu yana takip ediyorum. Oldukça eğlenceli bir o kadar da zekice haberler yazıyor. Akıcılık konusunda en iyilerden bir tanesi nazarımda. Okumaktan zevk alıyorum açıkçası... Arada argo da sallıyor ki onun yazılarda pek de kaba bulmuyorum. Aksine sanki onlar olmasa kötü olacakmış gibi duruyor. Velhasıl her sabah ofise geldiğimde arapastaki linkleri geziyorum. Biliyorum ki kesin yazacak güzel birşey bulmuştur... O da 'Yeter'ci -gerçi ben Galatasaraylıyım ben bile yeter diyorum- diyen gruptan. &lt;a href="http://tersmanyel.blogspot.com/2009/11/sozum-embesillere.html"&gt;Güzel bir post girmiş.&lt;/a&gt; Bu da ara fotoğraflardan bir tanesi. Bir de&lt;a href="http://tersmanyel.blogspot.com/2009/09/lig-tv-fotograf-arsivi.html"&gt; şu haberi&lt;/a&gt; var ki mizah anlayışını buradan anlayın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8218946935781645095?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8218946935781645095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8218946935781645095' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8218946935781645095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8218946935781645095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/arapas.html' title='Arapas'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SwEXBQermwI/AAAAAAAAAu4/B2v6-1FjAQA/s72-c/yd10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-325140661290270553</id><published>2009-11-11T22:06:00.002+02:00</published><updated>2009-11-11T22:10:46.392+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Resmi açıklama!</title><content type='html'>Böyle bir açıklama antu.com'dan yapılsa anlarım da kulübün resmi sitesinden yapılması üzüntü verici... Fanatiklerin tepki göstermesi gayet doğaldır bu söylemime ancak emin olun normali bu değil. Işın Çelebi ve Adnan Polat'ın söyledikleri ne kadar doğruysa şüphe yok ki bu yazılan da doğru. Lakin arada bir üslup farkı var ki arada uçurum var... Fenerbahçe'nin resmi açıklaması şöyle;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;10 yıldır değişmeyen gerçeği bu denli yan yollara saparak göz ardı etmenin hiç kimseye fayda getirmeyeceğini, rakibi tebrik etmeninin de bir erdem olduğunu kendilerine ayrıca hatırlatmak isteriz.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-325140661290270553?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/325140661290270553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=325140661290270553' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/325140661290270553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/325140661290270553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/resmi-acklama.html' title='Resmi açıklama!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2231783683444753277</id><published>2009-11-11T12:45:00.012+02:00</published><updated>2009-11-11T14:57:41.887+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><title type='text'>Mahallenin Rıfat abisi...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvqzF8ghSBI/AAAAAAAAAug/efLYiTjQQKE/s1600-h/pasa+copy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvqzF8ghSBI/AAAAAAAAAug/efLYiTjQQKE/s400/pasa+copy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402827617707575314" /&gt;&lt;/a&gt; Eski dokusunu koruyan mahalleleri bilirsiniz. Örneğin Samatya o eski yapısını kaybetmemiştir. Bendeniz neredeyse doğma büyüme Kocamustafapaşa’lıyım… Samatya ile hem coğrafi açıdan yakındır birbirine hem de kültürel açıdan… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam vakti eksilerden bir olay aklıma geldi. Biz hatırladıkça kahkahalara boğuluruz. Bloga koymaya karar verdim sabah… Aynı anda mekanda olmayanlara bu gibi anıların anlatılması büyük risktir… Anlatılması sonucu alınan kötü reaksiyon dumur olmanıza neden olur. Neyse ki blogda böyle bir risk yok! Gülerek yazıyorum, ilginize sunuyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocamustafapaşalıyız biz… Kurusebil sokakta geçti hayatımızın uzunca bir bölümü (Aşağıdaki haritada sokağın neresi olduğunu görebilirsiniz)… Hala da oradayız (Yeşil ile işaretlenen apartman)… Arabacı Beyazıt Mahallesidir bizim ora… Paşa’nın göbeği otobüs duraklarının hemen arka sokağıdır… Yıllara meydan okuyan oduncusu (Sarı ile işaretlenmiştir), elli kere el değiştirmesine, uzun süre kapalı kalmasına rağmen hiçbir zaman farklı bir sektöre döndürülemeyen köşedeki kahvesi (kırmızı ile işaretlenmiştir), en az oduncu kadar sokakta ikamet etmişliği bulunan Nuri Bakkalıyla (beyaz ile işaretlenmiştir) herkesin birbirini tanıdığı bir sokaktır orası. Ev sahiplerinin büyük çoğunluğu uzun yıllar önce yerleşmişlerdir bu sokağa. Onlar birbirleriyle arkadaşlık ede dursun siz de onların torunları veyahut çocuklarıyla geçirmişsinizdir ufaklık çağınızı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu mahallede bir Rıfat abi vardı… Semtin eski kabadayılarından… Kabadayı işte, Ağır Roman’daki Sado misali. A’dan Z’ye herkesin saygı gösterdiği, çocukların ve delikanlıların idolü kabadayı Rıfat… Asıl adı George (Corç)… Ermeni kendisi… Ancak doğduğu bölgedeki Ermeniler’in isim politikasından dolayı kimlikte Rıfat yazıyor. Bilen bilir, Ermeni kardeşlerimizin bir kimlik ismi vardır bir de ailesinin kendisine seslendiği ve adı papaz tarafından vaftiz esnasında kulağına söylenen ismi… Bu abimizin isminin akıbeti de dönemin klişe politikasıyla birlikte aile içinde farklı sokakta ayrı dillendiriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuya dönelim; bu Rıfat abimizin Mikael (maykıl) isimli bir oğlu var. Biz 15’imizdeyken Maykıl 28’indeydi… Aramızda bir jenerasyon fark var kısacası. Babanın oğluna düşkünlüğü öyle böyle değil. Araba alıyor, dükkan açıyor, ev kuruyor… Madden ne kadar destek oluyorsa manen sınırı olmayan bir sevgi besliyor oğluna… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvenin köşesinde otururdu mahallenin eski abileri (Kırmızı ile çarpı atılmış olan yer)... Uzuncaova da derler oturdukları kahve köşesinin sokağına… Velhasıl, Rıfat abinin Maykıl’a açtığı dükkanı görmektedir bu kahve köşesi… Hatta karşı karşıyadır diyebiliriz kahve ile (Mavi ile işaretli olan yer)… Ancak yolun sapa tarafındadır bu dükkan. Bezirgan odalarının gecekonduları vardır dükkanın sırtında. Sokağın o köşesi önem teşkil etmez. Kahvenini sağ köşesi ile karşı karşıyadır dükkan… Abiler ise daha çok sokağın iç kısmına bakan kahvenin sol köşesinde oturur, yolun sonundaki caddeye kadar keserler sokağı ne olup ne bitiyor diye… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir gün, bir müşteri kapıda Maykıl’ı beklemektedir. Maykıl ise seyyar satıcıların sırtında taşıyarak mahalle mahalle dolaştığı mantar panoya tüfekle ateş etmektedir. Rıfat abinin arkadaşlarından bir tanesi bu duruma şahitlik etmektedir. Ve Rıfat abiye Maykıl’ı şikayet eder; “Yahu Rıfat abi, senin oğlana bak Allah aşkına... Müşteri kapıda bekliyor seninki tüfek atıyor.” Rıfat abi de oğluna hayran hayran bakar bu şikayetin ardından… Ve olayı unutulmaz kılan bir karşılık verir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Oooo. Ata da çok iyi biner namuzsuz…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muadil bir olayda baba oğluna kızar, “müşteriye baksana oğlum” diye fırça çeker. Ancak Rıfat abi için konu Maykıl olunca o olaya başka bir tarafından bakıyor… Toprağı bol olsun. Seveni çoktu ve ne olursa olsun o varken, sazlar Kerami abilerin, Yakup’ların, Aydın’ların elindeyken sanki daha bir güzeldi mahalle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Svq0fBLuihI/AAAAAAAAAuw/GhaMqECsVCw/s1600-h/map.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 223px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Svq0fBLuihI/AAAAAAAAAuw/GhaMqECsVCw/s400/map.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402829147970898450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2231783683444753277?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2231783683444753277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2231783683444753277' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2231783683444753277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2231783683444753277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/mahallenin-rfat-abisi.html' title='Mahallenin Rıfat abisi...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvqzF8ghSBI/AAAAAAAAAug/efLYiTjQQKE/s72-c/pasa+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3366945661569670603</id><published>2009-11-10T23:24:00.003+02:00</published><updated>2009-11-10T23:27:30.734+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>O artık olmayacak!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvnaNedvSII/AAAAAAAAAto/NrLR2Pg3FmA/s1600-h/enke.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvnaNedvSII/AAAAAAAAAto/NrLR2Pg3FmA/s400/enke.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402589153058572418" /&gt;&lt;/a&gt; Alman futbolunu takip edenler O’nu yakından tanıyorlar… Ben de Almanya’da yaşayan dostlarıma yaptığım sohbetlerden içine kapanık olduğunu özellikle kızını kaybettikten sonra büyük travma yaşadığını öğrenmiştim. Önceki hafta antrenmana çıktığı arkadaşları nasıl kabullenir yakın çevresi nasıl bir teessüre bürünmüştür tahmin edemiyorum… Türkiye’den geçmişti yolu. 1 maçlığına Kadıköy’de forma giymişti. Robert Enke, yüksek ihtimalle intihar ederek hayatını kaybetti. Polis öyle rapor yazmış zira... Arabasıyla tren yolunda durduğu yazılıyor. Futbolu seviyoruz sevmesine de bir de şöyle şeyler olmasa derinden etkilenmeyeceğiz…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3366945661569670603?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3366945661569670603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3366945661569670603' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3366945661569670603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3366945661569670603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/o-artk-olmayacak.html' title='O artık olmayacak!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvnaNedvSII/AAAAAAAAAto/NrLR2Pg3FmA/s72-c/enke.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-448542417602615615</id><published>2009-11-09T15:13:00.001+02:00</published><updated>2009-11-09T15:13:52.085+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Devam et!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvgVgvTJwlI/AAAAAAAAAtY/t-_Nkf9VWWI/s1600-h/dolmus.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvgVgvTJwlI/AAAAAAAAAtY/t-_Nkf9VWWI/s400/dolmus.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402091405227704914" /&gt;&lt;/a&gt; Fuardaydık… Tüm vaktimizi, tüm enerjimizi orada harcadık. Bilgisayarla çok az işimiz oldu onda da bloga giremedik. Özelikle son beş gün kendimize bile vakit ayıramadık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten son bir ayımız kaldı sivil yaşamda… Sonrası askeriyede bizi bekliyor. Daha ne kadar süre yapacağımız belli değil. Gönlünden ne geçiyor derseniz onu da bilmiyorum. Ama bir ay bir aydır diyerek bloga geri döndüğümü müjdeliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak blogda istikrar sağlanacak dedim; ancak bu kopuşu saymıyorum. Zira hiçbir şeye vakit ayıramadığım için suçlu hissetmiyorum kendimi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü… Dükkana geri döndük. Açılın…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-448542417602615615?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/448542417602615615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=448542417602615615' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/448542417602615615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/448542417602615615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/devam-et.html' title='Devam et!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvgVgvTJwlI/AAAAAAAAAtY/t-_Nkf9VWWI/s72-c/dolmus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-785224929624858818</id><published>2009-11-03T16:22:00.002+02:00</published><updated>2009-11-03T16:26:32.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Yürüyedur...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvA9gZEO6sI/AAAAAAAAAtQ/hIJtbaqhse8/s1600-h/stevenash.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 293px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvA9gZEO6sI/AAAAAAAAAtQ/hIJtbaqhse8/s400/stevenash.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399883579910974146" /&gt;&lt;/a&gt; Yeni etknik direktör başarısız birkaç sonucun ardından (Sanırım sadece ülkemizde oluyor bu) “enkaz teslim aldım” der ya… Phoenix ile Terry Porter dönemini de buna benzetiyorum. Futbol ile ilişkilendirecek olursak; takım 4-3-3’lük… Genel kabul gören sistem ise 4-4-2… Terry Porter ne yaptı geçen yıl? Yıllar öncesinin sistemini getirmeye çalıştı… hem de hiç uymayan bir takıma; 3-5-2… Takım her haliyle enkaza dönüştü. Bıraktığı noktada takım ne hücum yapabiliyordu ne de savunma… Düşünün hücum bile yoktu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl ise 3-0 ile başladılar. D’Antonili dönemden pasajlar izliyoruz maçlarda. Ve kesinlikle bu hali hoşumuza gidiyor Suns’un… Kolay rakiplerle oynadığı aşikar ancak parkeye yansıttıkları potansiyel şimdiden heyecanlandırıyor insanı. Play-off’lar garanti gibi gözüküyor bu yıl… İlerisi eldeki kadroyla halen hayal gibi duruyor. Ama yine de geçen yılki gibi olup, Konferans yarı finali gibi bir başarı yakalayacaklarına bugünkü gibi oynayıp ilk turda elenmelerine razıyız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-785224929624858818?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/785224929624858818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=785224929624858818' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/785224929624858818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/785224929624858818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/yuruyedur.html' title='Yürüyedur...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SvA9gZEO6sI/AAAAAAAAAtQ/hIJtbaqhse8/s72-c/stevenash.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5400707775376038240</id><published>2009-11-02T15:22:00.002+02:00</published><updated>2009-11-02T15:29:02.945+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><title type='text'>Ekim'ler onların, Mayıs'lar bizlerindir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Su7eip9roWI/AAAAAAAAAtI/3ppzGfW-Yj8/s1600-h/adnan_polat.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 337px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Su7eip9roWI/AAAAAAAAAtI/3ppzGfW-Yj8/s400/adnan_polat.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399497690225287522" /&gt;&lt;/a&gt; Metin Özülkü ve Ercan Saatçi denen adam müsvettelerinin TV programında küfür ettikleri bir ortamda taraftarı olduğum bir kulübün başkanı’nın resmi yayın organında kullandığı bu lafı haber yapmak ayıp olmaz diye düşündüm… Bu arada adam yerine konulup bir yerlere itilen bu adamların iğrenç muhabbetleri konusunda da yazmayacağım. Acizlikleri ve kızaran yüzleriyle (sanmıyorum gerçi) kalsınlar… Unutmadan Galatasaray hukuki girişimde bulunmuş ancak; sonuç alınacağını sanmıyorum. Yine de olsun. En azından babalarının çiftliklerinde olmadıklarını hatırlarlar bir ihtimal…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5400707775376038240?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5400707775376038240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5400707775376038240' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5400707775376038240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5400707775376038240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/11/ekimler-onlarn-mayslar-bizlerindir.html' title='Ekim&apos;ler onların, Mayıs&apos;lar bizlerindir'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Su7eip9roWI/AAAAAAAAAtI/3ppzGfW-Yj8/s72-c/adnan_polat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5983332233301642727</id><published>2009-10-30T11:11:00.017+02:00</published><updated>2009-10-30T11:22:06.883+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>Adalet...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suqt6ox192I/AAAAAAAAAsg/9ARm1sscK5Y/s1600-h/ads%C4%B1z.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 239px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suqt6ox192I/AAAAAAAAAsg/9ARm1sscK5Y/s400/ads%C4%B1z.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398318326247454562" /&gt;&lt;/a&gt; Türkiye’de değil taraftar olmak; futbola sempati duymak ne kadar doğru bugünkü kararlardan sonra tekrar düşünmeli…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan iki sene öncesine gidelim; Sami Yen’e şampiyon gelen Fenerbahçe maç boyunca tribünden atılan su şişeleri aracılığıyla gerçekleştirilen saldırıya maruz kalıyor… Bu yaşananlar sonrasında Galatasaray beş maçlık seyircisiz oynama cezasına çarptırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suqt99Bl3NI/AAAAAAAAAso/l_nJx6407is/s1600-h/hakem.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 327px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suqt99Bl3NI/AAAAAAAAAso/l_nJx6407is/s400/hakem.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398318383221824722" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Tarih 25 Ekim 2009… Bu kez kapışma Kadıköy’de… Maç başlamadan hakemin kafası Fenerbahçe tribününden atılan maddeyle yarılıyor. Kan revan içerisinde soyunma odasına alınıyor ve bu durum mücadelenin 15 dakika geç başlamasına sebebiyet veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuquAZDxPKI/AAAAAAAAAsw/NdDlvm-zFTI/s1600-h/kewell.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 346px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuquAZDxPKI/AAAAAAAAAsw/NdDlvm-zFTI/s400/kewell.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398318425106889890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Isınma hareketleri sonrasında soyunma odasına dönen Galatasaraylı futbolcular bu kez nasibini alıyor su şişelerinden… Keweell’ın hemen ayağının dibine düşüyor bir başka pet şişe…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suquo3PZ92I/AAAAAAAAAtA/onGKWpI_xqk/s1600-h/keita.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suquo3PZ92I/AAAAAAAAAtA/onGKWpI_xqk/s400/keita.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398319120403527522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Volkan’ın dediği gibi böyle şeyler sadece Sami Yen’de olmuyormuş diyoruz kendi kendimize. Aslında biliyoruz sadece futbolun Avrupa Yakası’nda olmadığını. Sadece onaylıyoruz düşüncelerimizi... Derken bu sırada sahaya atılan maddelerden bir diğer Keita’nın kafasına isabet ediyor… Oyuncu kısa süren müdahalenin ardından pet şişeyi gözlemciye götürüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy’de pet şişe ve küfür devam ederken, bir kameraman meslektaşının yaralandığını gösteriyor. O sırada kameramana Fenerbahçe doktorları müdahale ediyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuquERWk38I/AAAAAAAAAs4/DwsT1pTAWS0/s1600-h/kaz%C4%B1m.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 378px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuquERWk38I/AAAAAAAAAs4/DwsT1pTAWS0/s400/kaz%C4%B1m.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398318491757764546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir diğer pozisyonda Servet ile Kazım’ın sağ taç çizgisindeki mücadelelerine tribünden bir de pet şişe ekleniyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş diyorum biz atmıyoruz da biz mi yanlış yapıyoruz. Neden mi? Bakın PFDK ne ceza lütfetmiş…&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, 25.10.2009 tarihinde oynanan Fenerbahçe - Galatasaray A.Ş. Turkcell Süper Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki olay elbette birbirinden farklı. Ali Sami Yen’de neredeyse aralıksız atıldı su şişeleri. Ama arada da 3 maçlık bir fark yok! Eminim içim rahat. Demek ki bundan böyle su şişesi atacaksak Anadolu Yakası’na gitmek daha mantıklı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5983332233301642727?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5983332233301642727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5983332233301642727' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5983332233301642727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5983332233301642727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/adalet.html' title='Adalet...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Suqt6ox192I/AAAAAAAAAsg/9ARm1sscK5Y/s72-c/ads%C4%B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-432096343123386803</id><published>2009-10-28T12:19:00.002+02:00</published><updated>2009-10-28T12:27:55.820+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Son cümleler...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sugck_l_dHI/AAAAAAAAAsY/WRKyVtbNcwk/s1600-h/gs2009-02.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 231px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sugck_l_dHI/AAAAAAAAAsY/WRKyVtbNcwk/s400/gs2009-02.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397595575275189362" /&gt;&lt;/a&gt; Kadıköy mağlubiyeti sonrası espri ve alay sağanağı bir hafta götürüyor Fenerbahçeliler’i… Keza bu furyanın ekmeğini gazetelerde yiyor. Kimi eksi futbolcuları kimiyse siyaset ve ekonomi yazan köşe yazarlarını taşıyor spor sayfalarına… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet… Fenerbahçe 10 yıldır Galatasaray’a Kadıköy’de üç puanı bir arada göstermiyor. Ancak aynı Fenerbahçe bu kadar süre içerisinde Galatasaray kadar da şampiyonluk sevinci yaşayamıyor. Daum hamlesi işte tam da bu konuda devrede. Demirkol veya Meleke’den çakma yorum yapmayacağım ancak; dikkatten kaçmaması gereken bir konu var. Sanki Fenerbahçe taraftarı Avrupa’da vizyonsuzluğa alıştırılıyor gibi… Türkiye’de ise zaten ligin en iyi halinde bile iki rkaibi varken şampiyonluk erişilemez bir başarı gibi gösteriliyor. Galatasaray maçları öncesi ve sonrası marketing çalışmaları bir tarafa taraftara verilen mesajlar da biraz bu düşüncelerin ürünü gibi gösteriliyor. Aslında biraz da yavan bir hal alıyor muhabbet. Zira takımın Başkanı da farklı bir vaatle seçilmedi bu yıl; o da Türkiye Ligi’nde şampiyonluk sözü vererek seçildi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Galatasaray-Fenerbahçe maçları elbette özel… Öyle ki kazanan bir hafta mutlu uyurken diğer taraf her yalnız kaldığında derbi pozisyonlarını ve mağlubiyeti hatırlıyor (tecrübeyle sabit). Artık anladık ki Fenerbahçe oyuncusu Galatasaray maçına 20 dakika kala stadyuma gelse farklı oynayacak, takımına ekstra katı kazandıracak. Boş kaleye gol atarken ter döken Güiza’nın topukla gol atması yazdırıyor bu satırları. Espri bir yana geçen yıldan Selçuk geliyor aklıma. Daha ona benzer bir ön direk golü görmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakip Galatasaray ise her zaman gergin geliyor maça… Önceki yıllarda maç öncesi Ata Demirer’in Florya’da stand-up show yaptığını hatırlıyorum… Ancak o da kar etmiyor. Anadolu takımları sezon öncesi İstanbul maçlarına direkt çizik atar ya sanırım Galatasaray oyuncusu da çok tırmalamıyor kazanmak için. Bana öyle geliyor. Arda’nın linç edilmesine katılmıyorum ancak çok ciddi anlamda mevki ayırdığını düşünüyorum. Hani küçük bir çocuğu pahalı değil de ucuz bir oyuncak alırsınız ancak; aklı diğerinde kalır ya. Öyle bir hali var… Biraz geniş çapta düşünmesi gerekiyor. Elano’nun takıma uyum sağlayamadığını bugün bakkaldan sakız alan çocuk dahi biliyor. Ancak Elano hem yüksek bir bedel ödenerek alınan bir oyuncu hem de her ne olursa olsun kaliteli bir isim. O’nu oynatmayarak kaybetmek çok kolay. Ancak ısrarla kadroda tutmak hem moralini hem de arkadaşlarıyla uyumunu artıracaktır. Ancak onun oynaması için Arda’nın sola geçmesi gerekiyor. Bu nedenle son iki yıldır solda harikalar yaratan Arda’nın bugünkü performansına akıl sır erdirmek mümkün değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakan Balta ise artık bana nefret verdi. Sakatlığının geçmemiş olmasına imkan yok! Bu kadar uzun sürede kırık iyileşiyor. Formsuzluk diyemiyorum bugünkü haline. Güçsüz... Geçen yıl kadroya ilk onun ismi yazılırken bu yıl nasıl oldu da böyle bir çöküş yaşadı sanırım genel değil bireysel bir bakımsızlık söz konusu… Hakan gibi bir profesyonelden bu denli bir düşüş kabul edilemez geliyor bana… Bugün rakip sağ kanatta ben olsam ben bile bir iki kez arkaya kaçar top alırım gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derbi etkisinden sıyırıyorum blogu… Her Kadıköy’ün bir de Sami Yen’i vardır derler ya! Biz de elde çare yok Mecidiyeköy kapışmasını bekleyeceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-432096343123386803?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/432096343123386803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=432096343123386803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/432096343123386803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/432096343123386803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/son-cumleler.html' title='Son cümleler...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sugck_l_dHI/AAAAAAAAAsY/WRKyVtbNcwk/s72-c/gs2009-02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6326723036442263854</id><published>2009-10-26T17:10:00.002+02:00</published><updated>2009-10-26T17:16:09.500+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>Perde...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuW9ADUOSYI/AAAAAAAAAsQ/ddons2o234E/s1600-h/B_40c58fe626ab07f2285f61ed6674fa21.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuW9ADUOSYI/AAAAAAAAAsQ/ddons2o234E/s400/B_40c58fe626ab07f2285f61ed6674fa21.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396927537061185922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6326723036442263854?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6326723036442263854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6326723036442263854' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6326723036442263854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6326723036442263854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/perde.html' title='Perde...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuW9ADUOSYI/AAAAAAAAAsQ/ddons2o234E/s72-c/B_40c58fe626ab07f2285f61ed6674fa21.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4780967533179548945</id><published>2009-10-26T16:47:00.002+02:00</published><updated>2009-10-26T16:51:30.202+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>Volkan: Küfür ve şiddet sadece Sami Yen'de oluyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuW3ZjJCrII/AAAAAAAAAsA/Guqszb75G8s/s1600-h/B_a5649c5087d4593bc5834db71e2feb14.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 294px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuW3ZjJCrII/AAAAAAAAAsA/Guqszb75G8s/s400/B_a5649c5087d4593bc5834db71e2feb14.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396921378031185026" /&gt;&lt;/a&gt; Maçı başında hakemin başının yarılması, maç içerisinde Keita’ya atılan su ve kameraların çek(e)mediği dakikalar… Hani bu sahneler sadece Ali Sami Yen’de oluyormuş ya! Kadıköy’de şiddet ve küfür yokmuş ya! Körün gözüne parmak böyle sokulur…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4780967533179548945?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4780967533179548945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4780967533179548945' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4780967533179548945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4780967533179548945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/volkan-kufur-ve-siddet-sadece-sami.html' title='Volkan: Küfür ve şiddet sadece Sami Yen&apos;de oluyor'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuW3ZjJCrII/AAAAAAAAAsA/Guqszb75G8s/s72-c/B_a5649c5087d4593bc5834db71e2feb14.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-928088179041986687</id><published>2009-10-26T09:48:00.003+02:00</published><updated>2009-10-26T09:51:26.882+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Fenerbahçe - Galatasaray: 3-1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuVUeQPWVkI/AAAAAAAAAro/XlAA06BWwkQ/s1600-h/251256503200.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 206px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuVUeQPWVkI/AAAAAAAAAro/XlAA06BWwkQ/s400/251256503200.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396812607205561922" /&gt;&lt;/a&gt; Dünyanın en büyük derbilerinde ilk beşte gösterilen Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde yılın ilk oyunu Kadıköy’de sahnelendi. Ve bu zorlu deplasmandan dokuz yıldır galibiyet çıkaramayan Galatasaray, bir kez daha evine puansız döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray taraftarı sezon öncesi teknik ekip ve oyuncu transferleri sonrasında büyük beklentilerle girdi 2009-20019 sezonuna. Kadıköy’de alınacak bir galibiyette bu beklentilere dahildi. Ancak daha önce de yazdığım gibi sezon başındaki olağanüstü form, rakibin aynı düzeydeki performansıyla birlikte kursaklarda kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy’deki maç Galatasaray için bu açıdan önemliydi. Zira hedeflere bir geri dönüş olacaktı, tazelenecekti… 2000’li yılların Galatasaray’ına benzetilen (başarı beklentileri açısından) takımın Kadıköy’de alacağı bir galibiyet inançları perçinleyecekti. Ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi bu yıl da Sarı-Kırmızılılar Florya’ya döndüğünde kutlamalarla değil, karanlık tesisle karşılaştı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikolojik etken çok büyük farkla Fenerbahçe’nin elinde. Buna bir de oyun yapısının zıtlığını eklediğimizde ortaya sürpriz sonuçtan ziyade favorinin kazanma olasılığının yükseldiği bir maç çıkıyor… Bu açıdan Fenerbahçe yine bir adım önde başladı derbiye. Maç öncesi gerginlik Sarı-Lacivertliler’in motivasyonuna olumlu etkisi açısından ‘cabası’ oldu… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın teknik analizini Baros oyun dışı kalmasaydı daha doğru ifadelerle yapabilirdik. Ancak Kadıköy’de sistemin, taktiğin ve takım organizasyonun çöpe gitmesi Baros’un oyundan çıkmasıyla vukuu buldu. Nonda ile Baros çok farklı özelliklere sahip. Forvet mevkiinde 15 numaraya yer verilmesi takımdaki birçok bileşenin konsolide halde bir taktiğe dönüşmesi anlamına geliyor… Elano ile başlanması, Arda’nın solda olması ve Ayhan’ın aktif hücum futbolu tamamen 15 numaralı oyuncunun özellikleriyle etkileşimli Galatasaray’da. Sezon başından bu yana bu şekilde oynadı takım. Kadıköy’de de aynı mental yapıyla çıkıldı sahaya… Hafta boyunca buna göre hazırlıklar buna göre taktik idmanlar yapıldı. Ancak Baros’un sakatlanması muhtemelen tüm planları alt-üst etti. Nonda elbette kötü bir oyuncu değil, istatistikleri de gösteriyor takım için ne denli önemli olduğunu lakin; hücum pres ve araya koşular açısından, daha da önemlisi sistem açısından 11 değil; kenar oyuncusudur an itibarıyla… İşte o sihirli değişim; Fenerbahçe’ye ummadığı bir pas kanalı açtı maçın başında. Savunmacılar tahmin ettiklerinden daha rahat çıktılar 1’nci bölgeden… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuVUoEC0DQI/AAAAAAAAArw/44a__Qce6TU/s1600-h/251256503098.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 206px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuVUoEC0DQI/AAAAAAAAArw/44a__Qce6TU/s400/251256503098.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396812775730449666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Maç boyunca bu rahatlık Fenerbahçe’ye oyun kontrolünün ve temponun anahtarını verdi. Bunun yanına Arda, Elano ve Keita’nın silik oyunu da eklenince, bekler ve orta alan destekçileri maçın ilk 35 dakikasında tüm enerjilerini hücuma harcadı. Ve o süre içerisinde de gol geldi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daum, Türkiye’de derbi yaklaşımını ve Anadolu’dan alınacak puan dengesini çok iyi biliyor. Bu coğrafyadaki kariyeri bize bunu veriyor zaten. Rakibi de çok iyi tanıyor. Bu nedenle bugüne dek olduğu gibi takımın agresif başlangıcı Daum’un bir sistem hamlesiydi. Ve önceki yıllarda olduğu gibi dün de galibiyete dönüştü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın hikayesi öncesinde aslında. Bu sahada biraz gergin oluyor Sarı-Kırmızılılar ve bu da zihnen üstünlüğünün Fenerbahçe’ye geçmesine neden oluyor… Zira taraftar ve önceki yıllara dayanan üstünlük Fenerbahçe’nin elinde ve bu rakip karşısında strese kapılmamalarına, bir adım önde başlamalarını sağlıyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray’da ilk iki golün de bireysel hatalardan gelmesi üzüntü verici. Ancak 2’nci golün hemen ardından gelen Hakan’ın sayısı tekrar hayata döndürdü takımı… Sonrasında Arda’nın alınışıysa sonuna dek doğruydu kanımca. Zira genç kaptanın ortada oynamadığında verdiği katkı yarı yarıya düşüyor… Dün de öyle oldu. Elano sonrası bir türlü eski formuna yaklaşamıyor. Ancak unutulmamalı ki dünyanın hiçbir takımında böyle bir yapı yok! Arda da artık hücum hattının her alanında aynı seviyede oynamalı. Geçen yıl soldan ortaya geçtiğinde solu tercih ettiğini söylemiş, bu yıl ise ortada devam etmek istediğini açıklamıştı. Bu biraz profesyonelliğe aykırı geliyor bana…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyundan alınma sebebi, soldan akın geliştirme görevini aksatmasıyla alakalı. Zira oyundan çıkmadan önceki çeyrek saatlik periyotta tamamen ortadan top getirme çabasına girişti. Ve kaybedilen her top, tehlikeli rakip akınlara dönüştü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın kırılma anı Keita’nın kırmızı kartı. Afrika ve Güney Amerika kökenli oyuncular bazen bu fevri davranışlara imza atabiliyor. Bu açıdan biraz rehabilite edilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Vakti olacaktır, en az iki hafta tribünde çekirdek eşliğinde seyredecek maçları… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derbi geride kaldı. Galatasaray için üç puan kadar Baros – Keita eksikliği baş ağrıtıyordur. Üstüne Arda-Elano uyumsuzluğu da uyku kaçıracak cinsten. Ancak fikstür bir nebze nefes aldıracaktır Sarı-Kırmızılılar’a…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe ise bir yandan keyifle süreceği haftayı diğer yandan tedirgin geçirecek. Maç öncesi ve esnasında olanlar muhtemelen taraftarlara iki maçı evlerinden seyretme zorunluluğu getirecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok maç görüldü buna benzer… Hatta şampiyonluk yaşadığı yıllarda yıkıcı olan çok mağlubiyet aldı Galatasaray Kadıköy’de… Bu nedenle karalara bağlamak anlamsız olacaktır. Ancak öndeki 3 hafta alınan sonuçlar ve rakibin formu açısından çok kritik. Muhtemelen bu üç maça Baros-Keita’sız çıkacaklar. Alınacak üç galibiyetin sonrasındaysa fikstürün gülen yüzü Galatasaray’a dönecek… Ritim bulan bir Galatasaray, kazanarak rakiplerinin puan kaybetmesini bekleyecek… Az hata yapan da İstanbul’u şampiyonluk kupasıyla üstü açık bir otobüste gezen taraf olacak zaten…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-928088179041986687?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/928088179041986687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=928088179041986687' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/928088179041986687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/928088179041986687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/fenerbahce-galatasaray-3-1.html' title='Fenerbahçe - Galatasaray: 3-1'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuVUeQPWVkI/AAAAAAAAAro/XlAA06BWwkQ/s72-c/251256503200.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7794243090790285928</id><published>2009-10-23T12:07:00.000+03:00</published><updated>2009-10-23T12:08:29.715+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><title type='text'>Şimdi derbiyi düşünme vakti!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuFyfySDZFI/AAAAAAAAArg/wPI-WUihd8Y/s1600-h/231256245236.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 206px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuFyfySDZFI/AAAAAAAAArg/wPI-WUihd8Y/s400/231256245236.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395719718965568594" /&gt;&lt;/a&gt; Dünkü maçın başlamasına kısa bir süre kala uluslararası ve yerel basına tekrar göz attım. Amacım güç dengesini tekrar değerlendirmek ve sahadaki futbol adına hüküm yürütmekti. Bükreş’in Avrupa Ligi’ndeki bir maçı 90 dakika diğeriniyse geniş özet sayesinde izleme fırsatı yakalamıştım. Özellikle Panathinaikos maçı fikir vericiydi. Takımın en büyük kozu topa yaptıkları baskıydı… Dün de bu konuda kısmen de olsa pasajlar izledik sahada. Ancak izlediğimiz, dikkatimizi cezbeden bir konu daha vardı Ali Sami Yen’de… O da Galatasaray’ın rakibine göre hiç yoksa iki gömlek üstün olduğuydu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son dönemde alınan puan kayıpları camiayı biraz telaşa vermişti. Biraz da basının kopardığı yaygarayla herkes Galatasaray’a ne oldu, ne olacak düşüncelerine kapılmıştı. Özellikle Ankaragücü maçı sonrasında neler yazıldığını ve söylendiğini bir yazıyla anlatmış korkulacak bir durum olmadığını belirtmiştim. Bunu yazarken temel düşüncem Galatasaray’ın oynadığı futbol, teknik ekip ve oyuncu kalitesiydi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün bir kez daha şahit olduk ki Galatasaray oyuncu kadrosu büyük bir potansiyel taşıyor. Özellikle sağ kanat rakibin önceki günden uykularını kaçırıyordur. Dün de Bükreş’in sol bekini futboldan soğuttu Keita ve Sabri ikilisi… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Keita’ya bir paragraf açmalı… Son yıllarda Türk takımlarında böyle bir kanat oyuncusu seyrettiğimi hatırlamıyorum… Keita özel bir futbolcu. Kimi kanat oyuncusu Kewell gibi çizgi yerine içeri kat ederek, oynar ve ara paslarıyla etkili olur. Keita ise aksine sıfıra kadar iniyor. Rakibinin üstüne üstüne gidiyor. Ve muhtemelen de rakipten hızlı olduğu için sürati ve çabukluğuyla oyuncuyu ekarte etmeyi başarıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü maçta 3-0 ve rotasyona kadar bir değerlendirilme yapmak lazım… Zira o andan itibaren hem değişiklikler hem de oyuncuların düşünceleri hafta sonuna kaydı… Haklı olarak elbette… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Nasıl düşünmeyecekler ki? Son yıllarda muazzam bir Fenerbahçe üstünlüğü var derbide. Bu durum şüphesiz oyuncular üzerinde yoğun baskıya neden oluyordur. Ancak bunu atlatabilecekleri bir dönemdeyiz. Bunda hem sistemin hem de oyuncu kadrosunun büyük etkisi var. Son dönemde bu kadar potansiyel bir kadro kurulmamıştı. Teknik ekibi de göz ardı etmemek lazım… Zira onlar Real Madrid-Barcelona, Almanya-Hollanda maçları görmüş adamlar… Bu gibi atmosferleri çok yaşadıklarına şüphe yok…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistemin belli olduğu bir maçta fark psikolojik olarak yakalanacaktır. Bu da son yıllarda alınan skorlarla birlikte Sarı-Lacivertliler’in elindeydi… Onlar da dün eksik olmalarına rağmen kazanarak gruptaki iddialarını sürdürmeyi başardılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gruptan iki takımın da çıkacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok! Ancak Pazar günkü maç için avantaj/dezavantaj için hiçbir şey söyleyemiyorum. Klasiktir ya; derbinin favorisi olmaz. Ancak adım hesabıyla Fenerbahçe kendi sahasında sanki bir adım önde gibi… Dahası Pazar günü Kadıköy’de…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7794243090790285928?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7794243090790285928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7794243090790285928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7794243090790285928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7794243090790285928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/simdi-derbiyi-dusunme-vakti.html' title='Şimdi derbiyi düşünme vakti!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SuFyfySDZFI/AAAAAAAAArg/wPI-WUihd8Y/s72-c/231256245236.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3094796872875666397</id><published>2009-10-21T09:59:00.002+03:00</published><updated>2009-10-21T10:01:09.853+03:00</updated><title type='text'>Kinder Sürpriz...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/St6xfnSOyiI/AAAAAAAAArY/nA7-sQK0ISw/s1600-h/Program.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 360px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/St6xfnSOyiI/AAAAAAAAArY/nA7-sQK0ISw/s400/Program.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394944560315943458" /&gt;&lt;/a&gt; Bunca yıldır seyrediyorum, aynı günde bu kadar sürpriz olduğunu hatırlamıyorum. Koskoca programda sadece bir iki favori kazandı… Biri Fiorentina, diğeri Olympiakos ki o da son dakikada kazandı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde sözün bittiği yer Nou Camp’taki maç… Daha öncelerde de yazdığım yazılarda kısaca değinmiştim, bu sene geçen seneki temponun yanından dahi geçemiyorlar. Ağır ağır, aheste aheste, oynuyorlar. Tamam top yüzdenin şaşırtıcı bir dilimiyle ayaklarında kalıyor ancak; posiyon üretme ve pozisyonları gole çevirme konusunda geçen sezonun çok ama çok gerisindeler. Gerçi maçı Star TV’nin lanet olası tasarrufundan ötürü seyredemedik fakat; her ne olursa olsun Dinamo Kiev karşısında 20 dakikalık baskıda üç yiyen takıma iki gol atamadılarsa her şeyin yolunda olmadığını söyleyebiliriz sanırım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az Alkmaar konusunda da gelişmeleri FD’den okuyorduk. Puan tablosundaki yerleri de cabası. Arsenal ise bu yıl henüz mağlubiyet yüzü görmediği gibi hücum konusundaki derinlikleriyle maçın uzak ara favorisi olarak çıktılar Hollanda’da sahaya… Ancak, onlar da son dakikada yıkıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve müthiş bir dram… Anfield Road… Önde girilen maçı son çeyrekte kaybetmek nedir biz de biliyoruz. İlk aklıma gelen Hamburg maçımız… Neyse Pool yine kazanamadı. Haftasonunda balona kurban gittiler bu kez de Gerard’dan oldular. Sakatlanıp oyundan çıkmış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak da İskoçya’ya gidiyoruz… Rangers bana kalırsa programın en garanti maçlarından bir tanesiydi gün içinde. Zira hayatında üçüncü kez Şampiyonlar Ligi’nde oynayan bir takımdan bahsediyoruz. Henüz telaffuzunda bile problem yaşıyoruz o derece… Onlar da kendi evinde süpürge oldu… Kendi sahalarında öne geçip dört gol yemek ne demektir? Üstelik golü bulunabilecek en güzel dakikada bulmuşken; 2’nci dakikada…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün neler olur diye biraz form durumlarına göz attıktan sonra bir şeyler karalayacağız. Zira öyle ayaküstü yazılacak gibi değil bugünkü skorlardan sonra…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3094796872875666397?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3094796872875666397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3094796872875666397' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3094796872875666397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3094796872875666397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/kinder-surpriz.html' title='Kinder Sürpriz...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/St6xfnSOyiI/AAAAAAAAArY/nA7-sQK0ISw/s72-c/Program.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8585123695101114461</id><published>2009-10-16T10:30:00.000+03:00</published><updated>2009-10-16T10:31:01.787+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><title type='text'>Futbolun güzellikleri... #1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/StghLWttuVI/AAAAAAAAArQ/Vzf9dorta8E/s1600-h/033.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 270px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/StghLWttuVI/AAAAAAAAArQ/Vzf9dorta8E/s400/033.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393097032735766866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8585123695101114461?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8585123695101114461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8585123695101114461' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8585123695101114461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8585123695101114461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/futbolun-guzellikleri-1.html' title='Futbolun güzellikleri... #1'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/StghLWttuVI/AAAAAAAAArQ/Vzf9dorta8E/s72-c/033.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3147965654212253062</id><published>2009-10-15T15:54:00.001+03:00</published><updated>2009-10-15T15:54:50.596+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnce'/><title type='text'>Sonrası...</title><content type='html'>Fatih Terim’in attığı adımın olay olduğu bir futbol var Türkiye’de… Ali Sami Yen semalarındaki günlerini düşünün, gidişini, geri gelişini, Milli Takım performanslarını… Her biri kendi içerisinde ayrı bir olaydı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursa maçıyla Fatih Terim’in ikinci denemelerinden bir diğeri de hüsran ile sona erdi. Peki, Euro 2008? Her şey güzeldi… Fantastikti… Ancak o gün de bir sistem yoktu takımda göze çarpan, deplasmandaki Bosna maçında da içerdeki Belçika maçında da… Bunun yanında takıma ne genç oyuncu adaptasyonu yapıldı ne de tercihler doğruydu… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatih Terim Milli Takım antrenörü olacak bir çağda değil. Zira aktif olmayı, mutfağa da girmeyi seviyor futbolda. Bunu Galatasaray’da denedi sonu hüsran oldu. Biraz Milan’da el atmaya çalıştı, sonuç yine aynıydı. Son olarak Türkiye Futbol Federasyonu yeni bir tanım yarat onun içinı; Milli Takımlar Sorumlusu diye… Kısacası A’dan Z’ye tüm alt takımları Terim’e bağladı. Burada da olmadı. Ümit Milli Takım ve U19 sürünüyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak bugün görevinden istifa ederek yeni heyecanlara yelken açmak üzere kenara çekildi. Muhtemelen sezon sonuna kadar da dinlenecektir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, sonrası? İşte o dönemi karanlık görenlerdenim ben de… Zira Terim kendisini bir Capello gibi görüyor (Capello dememin sebebi; gittiği her takımla şampiyonluk yaşaması)… Ya da bir Mourinho (bunun sebebi de hem başarı hem de karizma)… Tamam, belki insanlar yurt dışında da Terim dendiği zaman tanıyorlar onu ancak o henüz kendini tanımıyor. Daha doğrusu kendi zihninde tasavvur ettiği Terim ile gerçek Terim arasında büyük farklar var. Zira biz Fiorentina’daki, 96-00’de Galatasaray’daki Terim’i görmek istiyoruz. Hani şu saçlarını sağa yatıran, montun kollarını sıvayan daha da doğrusu aklını daha çok futbola yoran adamı istiyoruz. Siyah takım elbisenin altına kahverengi mi gider siyah mı diye düşünen Terim’in neler yaptığı Milan kariyerinden itibaren ortada. Kendisi de hala orada zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan tüm olumsuz eleştiriler veya düzülen methiyeler Türk insanındaki Terim hayranlığı konusunda bir artı adım sağlamaz. Zira bu ülke insanı Terim’i seviyor. Bu ülke çocukları Terim’i örnek alıyor. Bu toprakların futbolcusu ileride Terim gibi bir antrenör olmanın hayallerini kuruyor. Ancak böylesine bir güven ortamında istediklerini yapamıyor kendisi. Sebebi de aklının futbolda olmaması. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü şartlar altında Terim’den büyük takım transferi beklemek hata olur kanımca. Zira o da farkında olmalı ki Türkiye’de takım çalıştırma mevzusunda kapıyı açıverdi aniden… Ancak Terim’in kariyeri bir Türkiye başarısızlığı daha kaldırmaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3147965654212253062?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3147965654212253062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3147965654212253062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3147965654212253062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3147965654212253062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/sonras.html' title='Sonrası...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3120249766198369580</id><published>2009-10-12T12:47:00.002+03:00</published><updated>2009-10-12T12:48:58.442+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='World Cup'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>İstikrar!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/StL7dyx6L4I/AAAAAAAAArI/2bpRWCCtOlM/s1600-h/teri%C3%B6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 273px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/StL7dyx6L4I/AAAAAAAAArI/2bpRWCCtOlM/s400/teri%C3%B6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391648193181790082" /&gt;&lt;/a&gt; Rüyanın sonu falan demenin anlamı yok! Zira kuralar çekildiğinde çıkmamız için öyle rüyalara yatmamıza falan gerek yoktu. Durumu bir rüyaya çevirdik. Gazeteye yazdığım dönemde Belçika maçı sonrası yazdıklarım hem dün gibi aklımda hem de arşivimde duruyor. Şöyle demişim; “Umarım bu puanları aramayız. Gerçi grubun son durumu da bir tarafa insan evinde oynadı mı kazanmak istiyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi maçlarda hangi puanlara yanalım bilemedim. İspanya maçına mı Estonya maçına mı? Belçika maçına mı, Bosna maçına mı? Hangisini seçerseniz seçin, aynı kapıya çıkıyor tüm sonuç. Zira bu grupta bu duruma düşmek ayrı bir yetenek işidir. İşi sadece futbol oynamak olan bir takım olsaydık bu kadar kaliteli bir jenerasyonu yakalamışken böyle bir tabloya imza atamazdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak biz yine kronik hastalığımıza yakalandık… İnce hesaplaşmaların olduğu, anlamsız gerilimlerin yaşandığı ve her şeyden önemlisi halen bir sistemi olmayan bir takımız biz, kabul etmeli ve görmezden gelinmemeli artık... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadro seçimi konusunda tutarsızlık olduğu tartışmasız… Bunu sadece son Tekke olaylarına bağlamıyorum ancak; İsmail’in İ’sini görememişken Beşiktaş transferi sonrası kadroya dahil etmek bir mantığın ürünü değildir bana göre. Sonra hücum hattında Nihat ısrarı, mantık doğrultusunda açıklanabilecek bir durum değildir. Esas adam haline getirilen ve sakatken, hastayken, gerginken, formsuzken kısacası en ufak bir şekilde bir parıltısı yokken Emre’den vazgeçmemek anlaşılacak bir durum değildir… Sonra yardımcı antrenörlerin bu kadar pasif adamlardan seçilmesi nasıl bir doğrudur acaba? Zira bu adamların tek fonksiyonu, Terim’in koltuğunu silmektir o kadar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belçika maçı hakkında analiz yapan, yorumda bulunan dipsiz kuyuya taş atar… Üstelik bunu yapan adamlar bu kez taşın suya batmasını duyamazlar. Çünkü o kuyunun suyu iyiden iyiye çekilmiş ve kurumaya yüz tutmuştur. Elbette bence. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk halkı eminim ki üzülmüştür bu duruma. Ancak kahrolacağız. Ne zaman mı? 2010’daki maçları izlerken. Ne zaman mı? O maçlarla Avrupa Şampiyonası’nın özdeşleştirirken. Ne zaman mı? Seyretmemiz muhtemel Bosna’yı Vuvuzela eşliğinde seyrederken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Milli Takım’ın istikrar yakaladığı tek konu her iki turnuvadan bir tanesine gitmesiyse ortada bir sorun var demektir… Terim’in istifasının neleri değiştireceğini, yeni gelen hocadan sonra yorumlamak daha doğru olacak şüphesiz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bir Terim profili de yazmak istiyorum; son yıllarda yaptığı yanlışlar, bir türlü bitiremediği hesaplaşmalar ve var olduğu düşünülen yetenekleri…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3120249766198369580?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3120249766198369580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3120249766198369580' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3120249766198369580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3120249766198369580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/istikrar.html' title='İstikrar!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/StL7dyx6L4I/AAAAAAAAArI/2bpRWCCtOlM/s72-c/teri%C3%B6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5169650011157262831</id><published>2009-10-08T11:50:00.004+03:00</published><updated>2009-10-08T11:52:32.226+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><title type='text'>Yavuz hırsız!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2nxsymhRI/AAAAAAAAArA/-xDL69t5s7k/s1600-h/helal.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2nxsymhRI/AAAAAAAAArA/-xDL69t5s7k/s400/helal.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390148801311180050" /&gt;&lt;/a&gt; Fotoğraf &lt;a href="http://www.ankaraspor.com.tr"&gt;www.ankaraspor.com.tr&lt;/a&gt; sitesini tıkladığınızda karşılıyor sizi... Bu mevzuda başlıktan ötesi yok! Konu Melih Gökçek olunca böyle absürdlüklere çok da şaşırası gelmiyor insanın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5169650011157262831?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5169650011157262831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5169650011157262831' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5169650011157262831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5169650011157262831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/yavuz-hrsz.html' title='Yavuz hırsız!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2nxsymhRI/AAAAAAAAArA/-xDL69t5s7k/s72-c/helal.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3089530965415675381</id><published>2009-10-08T11:46:00.001+03:00</published><updated>2009-10-08T11:48:18.092+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Ceketi alır giderim aga!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2nP-Xm7-I/AAAAAAAAAq4/L5nSr1kHBHg/s1600-h/carlos.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 220px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2nP-Xm7-I/AAAAAAAAAq4/L5nSr1kHBHg/s400/carlos.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390148221914247138" /&gt;&lt;/a&gt; Bazı hikayeler uzadıkça sıkıcı hal alıyor. Roberto Carlos mevzusu da buna bir örnek. Geldiği sezonu bir kenara itersek; kalan bölümde İstanbul’un tadını çıkartıyor. Yaşı çabukluğunu alıp götürdüğü gibi hırsını ve oynama isteğini de götürdü. Ne eskisi gibi kademelere giriyor ne de açığın çimlerini eskitiyor. Carlos’u Carlos yapan özelliklerini seyredemiyoruz son dönemde. Daum’dan başkası kesebilir miydi emin değilim… Kesildikten sonra daha bir anlaşıldı etkisizliği. Wederson daha iyi, Carlos kötü demekten ziyade sahadaki varlığının eskilerin çok ama çok gerisinde olduğunu vurgulamak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini muhtemelen Ocak ayı itibarıyla Brezilya’da izleyeceğiz… En azından İspanya basınında kendi dilinden çıkan ifadeler bu yönde. Kaldı ki Sheriff maçının ardından da buna benzer şeyler söylemişliği var. Bir bomba daha dolanıyor ki bugün, çok manidar: Real’de altı ay bedava oynarım… Real elbette geri almak istemeyecektir ancak; bu bağlılık mıdır, düşen profile suni tenefüs müdür bilemedim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3089530965415675381?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3089530965415675381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3089530965415675381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3089530965415675381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3089530965415675381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/ceketi-alr-giderim-aga.html' title='Ceketi alır giderim aga!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2nP-Xm7-I/AAAAAAAAAq4/L5nSr1kHBHg/s72-c/carlos.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6487628885551781307</id><published>2009-10-08T11:36:00.003+03:00</published><updated>2009-10-08T11:37:26.329+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bir savunma ancak bu kadar güzel olabilir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2koVX05GI/AAAAAAAAAqw/XV8s2fTJZY4/s1600-h/melih_gokcek2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2koVX05GI/AAAAAAAAAqw/XV8s2fTJZY4/s400/melih_gokcek2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390145341871154274" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“PFDK, Ankaraspor’u Ankaragücü ile anlaşmalı maç oynama olasılığı mantığından yola çıkarak küme düşürüyor. Ben size birkaç ayaklı şike ihbarında bulunacağım. Belediye Başkanı olarak unumu Gençlerbirliği’nin başkanı İlhan Cavcav’dan alıyorum. Yani ticari ilişkim var. Hacettepe Başkanı Turgay Kalemci, belediyeye kat karşılığı inşaat yapıyor. F.Bahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir de bizim metro projelerinden birini yapıyor. Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören de Ankara’daki gaz istasyonlarına ilişkin sıkıntılarını belediyede bana gelip çözüyor. Bakın bu durumda diğer takımlarla da ilişkimiz ortada” dedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6487628885551781307?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6487628885551781307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6487628885551781307' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6487628885551781307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6487628885551781307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/bir-savunma-ancak-bu-kadar-guzel.html' title='Bir savunma ancak bu kadar güzel olabilir'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ss2koVX05GI/AAAAAAAAAqw/XV8s2fTJZY4/s72-c/melih_gokcek2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3016698800869648805</id><published>2009-10-07T17:50:00.001+03:00</published><updated>2009-10-08T11:37:59.077+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Saatin doğru gösterdiği an!</title><content type='html'>Benim için bir ilk olma özelliği taşıyor, lig ortası ligden düşürülme… Dün Tahkim Kurulu kararını verdi. Ve Ankaraspor, Ağustos 2010’a dek kepenkleri kapattı. Tüm oyuncularıyla, tüm personeliyle, başkanıyla ve daha da önemlisi soru işaretleriyle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılanlar konusunda iki yazı yazdım. Yakın bir şey yazdım burada… Aklın mantığın desteklediği bir durum değildi bunlar. Cahil cesaretidir demişim vakti zamanında. Çünkü lig başlamış, fikstürler çekilmiş, transfer sezonunsa sonuna bir elin beş parmağından az vakit kalmıştı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç kafadar… Affedersiniz, üç başkan, Ankara’nın üç futbol büyüğü, Ankara’nın üç kuvvetlisi… Toplantının amacı Ankaragücü’nün akıbetiydi. Başrolde ise Melih Gökçek vardı. Derdi Ankaragücü olan adam Ankaraspor’u işe karıştırmadan, oğlunu bulaştırmadan da yardım edebilirdi. Sus pay mı verdi, sonraki başkanlık için diğer ikilinin yakınlarına mı vesayet verdi bilmiyorum. Ama nasıl olduysa toplantı sonunda bu üçlü birlik mesajı verdi ve futbola karışan o kara elleri havada buluştu.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü’nün ortalama üzerine çıktığı bir sezonu hatırlamıyorum yakın tarihte. Ya düşme hattında ya da orta sırada heyecan peşinde takıldı. Büyüklere mütemadiyen zorluk çıkarmadan, yoluna devam etti. Yalan yok! Çok etli sütlüyle işi de olmadı hani. Cengiz Topel Yıldırım diye bir adam çıktı sonra. Mevcut oyuncuların önceki yıllardan alacağı bulunurken Vassell’in peşine düşüverdi. Tuttuğunu kopardı. Bir ayda… Zaten başka bir gelişme de olmadı Ankara’nın Sarı-Lacivert takımında. Akabinde kriz söylemleri çıktı ortaya. Tasfiye, Olağanüstü genel kurul, istifa derken ortaya Gökçek ve Aydın çıkıverdi. Aydın, kulübün halen Süper Lig’de yarışıyorsa Ankaralı’nın yatıp kalkıp dua etmesi gereken bir adam. Yanlış anlamayın, saha içi hizmetleriyle değil, saha dışındaki gölgesiyle… Öyle ya da böyle bazı şeyleri iyi yaptığı açık… Neyse bu ikili bir yemek ayarladı. Hesapları Ankaragücü’ydü ya! Kurtaracaklardı ya! 100’üncü yılında şampiyonluğa oynayan takım çıkaracaklardı ya! Onun için. Sonra sömürge ülkesi gibi paylaşıverdiler rolleri. Birisi artık tek forsu olan Ankaragücü’nün tekrar güçlenmesini istiyordu. Diğeri pabucun pahalı olduğunu anlayıp, en az zararla kurtulmak istiyordu. Öteki ise oğluna kıyak bir iş arıyordu… Bu üçlü ortak bir nokta buluverdi. O nokta Ankaragücü’ydü… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sevgili futbol adamı Ahmet Gökçek Ankaraspor’daki Futbol Şube Sorumlusu görevinden Ankaragücü’nün başarısı için fedakarlık yaparak istifa edecekti. İstifa ederken de yine Ankaragücü’nün selayeti için birkaç futbolcuyu yanında götürüyordu… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kilit nokta. Olayların buraya gelmesine neden olan, karanlıkta görülen hesabın tek aydınlık köşesi verdi yanlışın adresini… Gökçek’in dile getirdiği ifade şöyleydi;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Ankaragücü'nün 100. yılında Ankara halkı şampiyonluk bekliyor. Biz tüm güçlerimizi birleştirmeliydik ve bugün bu yüzden biraraya geldik. Ankara'ya şampiyon bir takım nasıl kazandırırız diye bugün görüşmelerimizi yaptık. 100. yıla yakışan bir takım yapacağız. Ankaragücü Kulübü için büyük bir stat projemiz var. Ankaraspor ile ilgili olarak da yeni bir yol izlenecek. Ancak önemli olan şu anda Ankaragücü. Ankaraspor için sezon sonunu bekleyeceğiz. Öncelikle tüm imkanlarımızı Ankaragücü için seferber edeceğiz. Bu yıl hazırlık dönemimiz. Gelecek yıl asıl Ankaragücü'nü göstereceğiz. Ben ve diğer arkadaşlarımız Ankaragücü için elimizden geleni yapacağız. Taraftarlarımızın istediği şampiyonluğu yaşatacağız…” &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu sözler Ankaraspor Başkanı’na ait. Her şeyin bu kadar alenen yapılması sonu hazırladı Ankaraspor için… Gökçek’in siyasi gücünün futbolda sökmeyeceği dünkü onanan cezayla gözler önüne serildi. Amacım TFF rüzgarı yapmak değil; ancak duran saat bile günde bir kez doğruyu gösteriyor işte! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozuk saat dedik ya; bozukluğu şundan ötürü kaynaklanıyor. Şimdi o kadar çok konunun üstü açık ki hangisinden başlamalı bilemedim. İlki futbolcular, teknik ekip ve personel olsun… Federasyon oyunculara ve teknik ekibe 15 günlük bir süre tanıdı transferleri için. Ancak kim bilir bu oyunculardan kaçının talibi çıkacak? Talibi çıkmayanlar nasıl bir yol izleyecek? Takım bulan oyuncular kazandıkları ücretlere göre planladıkları hayatı nasıl şekillendirecek? Yeni takımında da aynı parayı alabilecek mi? Sonra personel bir yıl boyunca geliri olmayan bir işletmeden nasıl çalışacak. Belediye bünyesinde gözüken personel, çalışmadan devlet bütçesinden ücret mi alacak? İlk aklıma gelen sorular bunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra; Ankaraspor iki sezon sonra Süper Lig’e çıkarsa –ki Melih Gökçek’i biraz tanıyorsak, bu durum şaşırtıcı olmayacaktır- yine rekabet yapısı zedelenmeyecek mi? Ters hesapla, Ankaragücü bu yıl düşerse veya bir şekilde Bank Asya 1’inci Lig’de buluşurlarsa aynı şekilde rekabet yapısı zarar görmeyecek mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru listesini uzatmak hiç de zor değil. Ancak takıldığım esas konu son soru… TFF de bu konuya bir cevap vermiş aynen Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Egemenoğlu’nun ifadelerine yer veriyorum; “Yönetimde düzelme olmaması halinde, gelecek sezon Bank Asya 1. Lig'de yer alacak olan Ankaraspor o sezonun sonunda hak etmesi halinde bile Turkcell Süper Lig'e çıkamayacak. Aynı şekilde Ankaragücü de düşerse iki kulübün aynı ligde oynatılmaması sağlanacak. Nasıl olacak merak ediyorum… Allah’ın sopası yok derler! Ah bir Ankaragücü düşmüyor mu? Kepazeliği seyredin o zaman. Son haftalar nasıl geçecek acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü; belediye takımlarına zaten ifrit oluyorum. Anlamsız geliyor. Aynı destek semt takımlarına veya kent takımına verilse bir hava yakalanır ancak nerede? Sonuçta pek de sevilmeyen bir adam elindeki yönetim gücünü kötüye kullandı bir yerde. Ve cezasını aldı. Her ne kadar Jr. Gökçek 2 ay sonra protokolde başkan olarak oturacak olsa da keza Türk Futbolu pek de disiplin çerçevesinde oluşturulmuş bir lig olmasa da Ringo’nun Ahırı da değil. Daha önce ilk kararda da söylemiştim, kendini erkin rüzgarına kaptırıp, bencilce parsayı toplamaya çalışanlara yer yok bugün. TFF bunu gösterdi ya, ben de mutluyum bugün…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3016698800869648805?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3016698800869648805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3016698800869648805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3016698800869648805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3016698800869648805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/saatin-dogru-gosterdigi.html' title='Saatin doğru gösterdiği an!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6994476232502230620</id><published>2009-10-06T14:55:00.001+03:00</published><updated>2009-10-06T14:58:55.481+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray nasıl oynamak istiyor? Nasıl oynuyor? Neyi amaçlıyor?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sssw59sCndI/AAAAAAAAAqo/fh8eiqP095M/s1600-h/rijkaard.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sssw59sCndI/AAAAAAAAAqo/fh8eiqP095M/s400/rijkaard.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389455151448890834" /&gt;&lt;/a&gt; Rijkaard ismiyle birlikte futbol camiasında Galatasaray’ın 4-3-3 oynayacağı fikri atıldı ortaya. Ancak ligin ilk haftalarında yazdığım bir yazıda sisteme 4-3-3 demenin pek de doğru olmayacağını vurgulamıştım. Nitekim o günlerde bu düşünceleri taşırken bugün daha net bir biçimde sistemin üç forvetle oynanmadığını söyleyebiliyorum. Nedeniyse kanat ve ofansif merkezin yerleşimi ve görevleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü sistem 4-3-3’ün bir türevi. Kanatların sıklıkla hücum bölgesinde gözüktüğü, merkezin ise tehlikeli bölgeden bir adım geride seyrettiği bir takım var bugün sahada. Bu istemeden olan değil aksine bilinçli şekilde oluşturulan bir yapı. Zira Arda da Elano da pozisyonları ve üstlendikleri görev itibarıyla forveti kalabalıklaştırmak yerine attıkları paslar ve varyasyonlarla pozisyon yaratma peşindeler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rijkaard’ın uygulattığı bu sistem aslında ilk günden bu yana böyleydi. Merkez oyuncunun net biçimde orta alana gömülerek oynaması ilk günden bu yana arzulanan bir durumdu. Ve bugün yaşanan pozisyon azlığı da merkezdeki form düşüklüğünden kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistemin hücum ayağı bir ihtimal total futbol düşüncesini yansıtıyor olabilir. Zira hücum yapılırken iki ön libero, oyun kurucu orta saha, tandem ise orta alana oldukça yakın bölgede ön libero görüntüsüne erişiyor. Bekler ise kanat organizasyonlarının başrolünde oynuyor. Hakan’ın form durumu sol kanada sekte vuruyor olsa da istenilen yapının ne olduğu sağ kanattaki görüntüden yola çıkılarak tahmin edilebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunmada ise yolunda gitmeyen şeyler olduğu açık; tandem ağır. Körün gözüne parmak sokmanın anlamı yok! Dikkat çekmek istediğim temel şey, tandemdeki bu ağırlığın ön libero ve bekler tarafından kapatılması beklenebilecek bir durum. Ancak işlemediği kesin. En azından bugün için böyle bir yapıdan bahsedemiyoruz. Yarın ne olur bilmiyoruz. Bunun için biraz beklemek gerekecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunma konusunda tek sorun elbette tandemin ağır oluşu değil! Özellikle açık oyuncuları ile ofansif merkezdeki oyuncu defansif açıdan beklentilerin oldukça altında… Rijkaard’ın bu oyunculara “Enerjinizi çoğunlukla hücumda harcamanızı istiyorum” gibi bir ifadede bulunmadığının altına imzamı atarım. Ancak iki açık bu konuda büyük sıkıntı yaşanmasına neden oluyor. Bilhassa sol kanat çöktü Galatasaray’da… Hakan’ın form durumu korkutucu biçimde devam ediyor. Geçen yıl Mehmet Topal, Hakan ve Servet’i ilk 11’i oluştururken kağıda ilk olarak yazan taraftar Servet bir tarafa kara düşüncelerle yazacak isim bulamıyor. Caner’in de zamana ihtiyacı var. Linderoth konusuna hiç girmemek daha doğru olacak. İç sızlatan bir durum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hücum performansı iyi olduğu vakit yediğiniz kadar atabilirsiniz. Ancak bir konuda soru işareti olabilir. At’a at ile gitmek çok meşakkatli bir iş olmalı. Bu açıdan biraz da savunma konusunda dikkat edilmeli sanırım… Açık konuşmak gerekirse Galatasaraylı biri olarak çok da takılmıyorum bu konuya. Zira önce Neeskens’e sonra Rijkaard’a güveniyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6994476232502230620?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6994476232502230620/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6994476232502230620' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6994476232502230620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6994476232502230620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/galatasaray-nasl-oynamak-istiyor-nasl.html' title='Galatasaray nasıl oynamak istiyor? Nasıl oynuyor? Neyi amaçlıyor?'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sssw59sCndI/AAAAAAAAAqo/fh8eiqP095M/s72-c/rijkaard.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3781673008298579950</id><published>2009-10-05T11:56:00.002+03:00</published><updated>2009-10-05T11:56:49.581+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Köhne futbol arenamız… Ve çağdaş bir futbol adamı…</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ssm0wSY6HxI/AAAAAAAAAqg/YJEcmqTH71I/s1600-h/041254668677.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 205px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ssm0wSY6HxI/AAAAAAAAAqg/YJEcmqTH71I/s400/041254668677.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389037170788540178" /&gt;&lt;/a&gt; Bundan yaklaşık 2 ay öncesiydi… Galatasaraylı bir arkadaşımla takım ve Rijkaard üzerine sohbet ediyorduk. Ben takımın nasıl oynamak istediğinden teknik ekibin kalite düzeyinden ve yönetim başarısından söz ediyordum. Elbette beklentilerimi de ekliyordum… O ise özellikle bir husus üzerinde duruyordu; “İyi oynuyor takım haklısın! Bol gollü maçlar çıkarıyor, fazlasını da kaçırıyor… Ancak işler ya kötü giderse. Örneğin, üst üste iki puan kaybı… Avrupa’da beklenmedik bir sonuç alınırsa ne olacak sence?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet… Aynen böyle gelişti sohbetimiz. Şu cevabı verdim; “Elbette olabilir. Kaldı ki bu kadar iyi oynamamıza rağmen arada puan kaybı yaşayabileceğimiz maçlar da çıkardık. Ancak önemli olan da bu. Bu takım kötü oynarken de kazanabiliyor. Kısacası kazanma alışkanlığı gözüme çarpıyor sahada. Bu düşüncelerimi sahadaki takım duruşundan yola çıkarak söylüyorum…” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray ligi erken açtı rakiplerine göre… Hem de çok erken. Bu durumun avantaja dönüştüğü az örnek vardır yeryüzünde. Galatasaray da bunun sıkıntısını görüyor son maçlarda. Ben ortada büyük bir sorun olmadığını düşünenlerdenim. Takımın temposu düştü, pozisyon zenginliği azaldı. Her futbolsever gibi bunu ben de görüyorum. Fakat bunu illa ki bir yere bağlayacaksak Rijkaard ve Elano’dan önce sezonun erken açılmasına bağlamak daha doğru olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elano… Açın televizyonları, açın gazeteleri çokça sallayan göreceksiniz Brezilyalıya. Tıpkı Rijkaard’a olduğu gibi… Zaten en sevdiğimiz iştir. Bizde yorumlar ‘skorboard’a bağlı maalesef. Skorboard ne yazıyorsa, onlar da yazılarında bu etkinin altına giriyor. Neden mi bu kadar net konuşuyorum. Aklıma Kayseri maçı geliyor da ondan! Aklıma 6’da 6 geliyor da ondan… Rijkaard hakkında da yazacağım ancak önce Elano… Elano mevkisinde Türkiye’ye gelmiş en kaliteli en kalburüstü adamlardan bir tanesidir nazarımda. Bunu bugünkü performansından öte önceki performansları ve sahada bağıran karizmasına dayanarak söylüyorum. Şu anda iyi mi oynuyor? Elbette hayır! Peki soruyorum: “Bu topraklar dünyanın en iyi takımı olarak lanse edilen Brezilya’nın 11’inde oynayabilen kaç tane adam seyretti. Hem de 28 yaşındayken…” Şimdi biri kalkıp; “Brezilya Milli Takımı’nda oynayabilir ancak; kalitesini tartışırım” gibi sakil bir cümle kurarsa sadece komik duruma düşer. Tanrım neden zamana bırakmıyoruz bazı hükümleri? Türk futbolu hangi sebepten ötürü bu kadar kelleci oluverdi? Hangi amacın peşinden koşuyorlar? Ben yıllardır düşünüyorum bir sebep bulamıyorum… Neden bizim yorumcularımız, bir yıl doldur boşalt oynarken yerden oynanması gerektiğini haykırırken, ertesi yıl kısa paslarla modern futbol oynandığında başka bir yerde kusur arıyor. Neden sürekli bir açık yakalama peşinde… Yorumculuk elbette poh pohlamak değil. Ancak kimsenin de taraftarları bu denli negatif etkileme hakkı yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha bir tane gazeteyi elime almadım. Bir TV’de dahi yorum dinlemedim. Ve internette gezinmeye başlamadım. Neden biliyor musunuz? Çünkü biliyorum ne yazacaklarını. Bilmekten de öte korkuyorum. Rijkaard’ı eleştiri yağmuruna tutmuş olmalarından çekiniyorum. Bu safsataları okumaktansa hiç el sürmüyorum… Olumlu yazanlara nadiren rastlayacağımdan şüphem yok! Bu ülkede futbolun nasıl oynandığını, nasıl bir oyun olduğunu bilenler de var. Merak etmeyin… Ancak bilmeyenler çoğunlukta. Futbolculuk döneminde kazandığı başarıları miras bilip bolca sallayanlar çoğunlukta. Ancak eleştirince okunacağını düşünenler çoğunlukta. Bir türlü yönetime giremediği için hırsını satırlara aktaranlar çoğunlukta… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce biraz ağır değil mi Rijkaard’a B planı konusunda yapılanlar. Bu adam çok değil üç yıl önce Avrupa’nın en iyi teknik adamı seçildi. Hollanda’nın başında efsane total futbola en çok yaklaşan adam olarak gösterildi. Barcelona’nın başında çok üstüne geldiler. İlk yarıda geriye düştü. Sezonun başında düşme hattına kadar indi. Ancak bildiğinden vazgeçmedi. Sisteminden taviz vermedi. Sonra ne mi oldu? Sezonu şampiyon tamamladı. Sonra ne mi oldu? Şampiyonlar Ligi’ni kazandı aynı takım. Sonra ne mi oldu? En başarılı teknik adam seçildi… Peki, Sparta Rotterdam’ın başında kötü bir yıl geçirmedi mi? Geçirdi elbette ancak Barça ile Galatasaray arasında nasıl profil farkı varsa Sparta ile Galatasaray arasında da büyük bir profil farkı var. Oraya bir heyecanın peşinden sürüklendi gitti. Olmadı. Toplam dört maceradan 3’ü iyi gidiyorsa, bir tane kötü hükümsüzdür bence… Üstelik bu başarısızlığı şampiyonluğa oynayan takımla değil, her yıl düşme hattında çırpınan bir takımda yaşadı Hollandalı. Bir de bu açıdan yaklaşmalı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B planı... Bu kavramın ülkemizdeki karşılığı, sistemi değiştirmek. Sistem nasıl değişir Allah aşkına? Lego mu bu yahu? Dakika 70’de “haydi bakalım çift forvete dönüyoruz” diye bir şey yok günümüz futbolunda. İşler çok sıkışırsa doldur-boşalt oynarsın, ne bileyim göbekten zorlarsın, kanattan zorlarsın… Kısacası strateji değiştirirsin ancak, sistem öyle bir dakika da alt-üst edilmez. Ama biz bu adamlara alışkın değiliz. Biz 4 defansı 6 yapanlara, tek forveti 3 yapanlara alışığız… Hal böyle olunca da istiyoruz ki hoca forveti doldursun veya savunmayı kalabalıklaştırsın. Oyuncuların yer değişimleri kesmiyor bizi, biz Nonda ile Baros’u aynı anda sahada görmek istiyoruz. Çünkü Alex Ferguson’dan, Mourinho’dan, Rijkaard’dan iyi biliyoruz. Baksanıza onlar da öyle yapmıyor. Birisi son Alman şampiyonuna karşı geriye düşüyor ancak, sağ kanadı ortaya, göbeği sol kanada koyuyor. Forvet sayısını artırmıyor. Sonra diğeri maç 1-1 giderken dakika 70’te forveti ikilemek yerine sol kanadı değiştiriyor… Bir başkası finalde forvet sayısı artırmak yerine hücum oyuncularının yerini değiştiriyor. Bu adamların hiç birinin B planı yok demek ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bu kadar net eleştirenler yarın ne diyecek merak ediyorum. Geçen yıl Skibbe’nin kellesini aldılar. Kondisyon geyiğiyle, disiplinle… Şimdi ise Rijkaard’a sallayacak yer arıyorlar. Bir tanesi disiplin konusunda sorunlar yaşandığını yazmış. Bir diğeri takımın havaya girdiğinden ve herkesin ehlikeyf olduğundan bahsetmiş. Bir başkası Rijkaard’ın bir yıl kalıp gideceğini ve bu nedenle takıma çok da önem vermediğini yazmış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize futboldan anlayan, işini profesyonelce yapan ve bu tutumu tüm takıma aşılama derdinde olan, işi sadece futbol olan adamlar fazla… Biz futbolcuya bağırıp çağırarak motive eden, antrenman düzeyinden bihaber, tek sistemi doldur-boşalt olan, her maçta başka sistem koyan adamlara layığız. Köhne futbol arenamız, çağdaşlığa kapalıdır. Bize ne kardeşim güzel futboldan. Bize ne çağdaş futboldan. Biz puana bakarız, bugüne bakarız. Yarın ilgilendirmez bizi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3781673008298579950?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3781673008298579950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3781673008298579950' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3781673008298579950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3781673008298579950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/kohne-futbol-arenamz-ve-cagdas-bir.html' title='Köhne futbol arenamız… Ve çağdaş bir futbol adamı…'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Ssm0wSY6HxI/AAAAAAAAAqg/YJEcmqTH71I/s72-c/041254668677.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2984819220736052470</id><published>2009-10-01T17:01:00.002+03:00</published><updated>2009-10-01T17:04:42.700+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='World Cup'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Yakalayın lan!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsS2RiomzNI/AAAAAAAAAqY/ZB7PaRYqk2I/s1600-h/Denilson-002.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsS2RiomzNI/AAAAAAAAAqY/ZB7PaRYqk2I/s400/Denilson-002.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387631466713107666" /&gt;&lt;/a&gt; Kariyerinin baş aşağı gitmesi şanssızlık oldu. Hak etti etmedi o ayrı. Zaten şanssızlığ da kendi açısından değil! İlla ki bir şekilde yolunu buluyordur, onun için üzülmek saçma olur... Olan bize oldu. Şu adamı kalburüstü, iddialı bir takımda doya doya seyredemedik ya ona yanıyorum. Görüntü 2002 Dünya Kupası'ndan... Fena işlemiş bizimkileri...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2984819220736052470?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2984819220736052470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2984819220736052470' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2984819220736052470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2984819220736052470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/yakalayn-lan.html' title='Yakalayın lan!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsS2RiomzNI/AAAAAAAAAqY/ZB7PaRYqk2I/s72-c/Denilson-002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2925619435199811133</id><published>2009-10-01T11:15:00.000+03:00</published><updated>2009-10-01T11:16:20.175+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Program</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRlSdpmC9I/AAAAAAAAAqQ/2lZ_0jZCiD0/s1600-h/ads%C4%B1z.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 396px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRlSdpmC9I/AAAAAAAAAqQ/2lZ_0jZCiD0/s400/ads%C4%B1z.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387542422113094610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2925619435199811133?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2925619435199811133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2925619435199811133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2925619435199811133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2925619435199811133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/program.html' title='Program'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRlSdpmC9I/AAAAAAAAAqQ/2lZ_0jZCiD0/s72-c/ads%C4%B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-326116394884939587</id><published>2009-10-01T11:13:00.003+03:00</published><updated>2009-10-01T11:14:03.217+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Sonuçlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRksJEnrbI/AAAAAAAAAqI/p8jSRPMT4Do/s1600-h/3.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 359px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRksJEnrbI/AAAAAAAAAqI/p8jSRPMT4Do/s400/3.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387541763754274226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRkoeuW7OI/AAAAAAAAAqA/dR2tHuxjgfc/s1600-h/2.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 359px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRkoeuW7OI/AAAAAAAAAqA/dR2tHuxjgfc/s400/2.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387541700847004898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-326116394884939587?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/326116394884939587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=326116394884939587' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/326116394884939587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/326116394884939587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/sonuclar.html' title='Sonuçlar'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRksJEnrbI/AAAAAAAAAqI/p8jSRPMT4Do/s72-c/3.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2622771376450672646</id><published>2009-10-01T11:05:00.002+03:00</published><updated>2009-10-01T11:09:39.190+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>CSKA Moskova - Beşiktaş: 2-1</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRjs326HTI/AAAAAAAAAp4/DjV6FTm3xFI/s1600-h/1.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 210px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRjs326HTI/AAAAAAAAAp4/DjV6FTm3xFI/s400/1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387540676801600818" /&gt;&lt;/a&gt; Juande Ramos takıma çok şey katmış. Sistemden, futbol mantığından veya dizilişten bahsetmiyorum… Takım mental olarak değişmiş. Zico döneminde birkaç maçını seyretme şansı yakalamıştım. Aşağı yukarı aynı adamları kullanıyorlardı. Ancak Ramos döneminin en büyük farkı takımın futbol oynama iştahı ve kazanma uğruna gözünü karartması. CSKA, winner takım olma isteğinde. Yani kazanmayı alışkanlık haline getirmek istiyor Ramos. Beşiktaş maçında da oyuna nasıl hükmettiklerini görme şansı yakaladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi herkes 2’nci gole kadar Beşiktaş’ın oyunundan bahsedebilir ancak; ben o baskıda CSKA’nın kontratakla maçı koparma arzusunun yattığına inanıyorum. Bence çok başarılı bir oyun sergilediler. Şayet Rüştü uzaktan o golü yemese CSKA’lılar da bu kadar iştahlı olmayacaktı kaleye şut çekme konusunda. Rüştü gaz verdi Ruslar’a…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın hikayesi Denizli’nin kara kaplısında yatıyor… Anlamsız ısrarları var. Tello ve Yusuf oyundayken solun adamını solda ortanın adamını ortada oynatmıyor. Tello’nun çıkışı sol açık dahi değilken (Sporting’de sol bek olarak ismini duyurdu, fark yaratan özelliği de hücumcu bir bek olmasıydı) onu forvet arkası oynatma ısrarı nedir anlamıyorum. Hele bir de Yusuf gibi bir orta oyuncusu varken. Haydi Yusuf’u da geçtim, Nobre oynadı bir ara solda… Holosko da solda şansını deneyenlerdendi. Kendimi tekrar etmiş olacağım fakat yazmadan edemiyorum; sol açık için dribling özelliği olan bir forvet de kullanabilirsiniz. Ancak sol açık demek sadece hücum demek değil. Savunmaya da yardım etmeli… İsmail’i çok zorladılar maç boyunca. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de İbrahim Kaş olayı var. Bu adam bir anda transfer edildi. Hikayeyi uzatmanın anlamı yok! Lig başladıktan sonra geldi ve bir anda şapkadan çıkan tavşan oldu. Hücumu yok bu adamın. Maç boyunca bir kesmesini hatırlamıyorum. Boş pozisyonda dahi isabetli orta açamıyor… Bu onun suçu değil! Çünkü bir sağ bek değil! Stoper… Sağda Ekrem’i olmadı Rıdvan’ı koy. Daha önce Rıdvan’ın başarılı olabileceğini düşündüğümü yazmıştım. Zira hücumu iyi beceriyor. Ancak Denizli ısrarla Gökhan’ı kullanıyor orada. Ah! Aklıma bir de pırıl pırıl delikanlı Serdar Kurtuluş geliyor ki… O konuya hiç girmesek iyi ederiz herhalde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüya görmemek lazım. Wolfsburg o temposuyla Manchester’a kafa tuttu. Tecrübesiz olmaları hiç şüphe yok ki onlara maçı kaybettirdi ancak; beklenenden etkili bir performansa imza attılar. Bu takım kendi sahasında CSKA’yı yendi, Beşiktaş’ı da yener, Manchester’a da ter yaptırır. Gerçekçi olmakta fayda var. Beşiktaş’ın bu haliyle gruptan çıkması imkansız gibi… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki rüya kurmak için ne gerekiyor? Arka arkaya alınacak minimum iki galibiyet, medyanın saldırmasını önleyecek tercihler ve güzel futbol. Son olarak da Nihat’ın bir gol atması, Rüştü’nün de güveni geri kazanması lazım. Kısaca yapılacak iş çok!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2622771376450672646?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2622771376450672646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2622771376450672646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2622771376450672646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2622771376450672646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/10/cska-moskova-besiktas_01.html' title='CSKA Moskova - Beşiktaş: 2-1'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsRjs326HTI/AAAAAAAAAp4/DjV6FTm3xFI/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3482413500801749931</id><published>2009-09-28T12:18:00.000+03:00</published><updated>2009-09-28T12:19:41.671+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>La Liga...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB_ov5s6oI/AAAAAAAAApw/4Xw610EhdZk/s1600-h/real.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 287px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB_ov5s6oI/AAAAAAAAApw/4Xw610EhdZk/s400/real.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386445492365093506" /&gt;&lt;/a&gt; Tamam paranız var… İtibarınız, kulüp değeriniz paha biçilemez. Kadronuz yıldızlarla dolu. Biraz olsun uyum sorunu yaşanmaz mı kardeşim… Çatır çatır oynuyorlar arkadaş… Daha önce de bir iki cümle zikretmiştim ama cumartesi gelen üç gollü galibiyet, atılan goller, yardımlaşmalar ve bireysellikten uzak futbol kadroda bu kadar yıldız varken daha bir keyif veriyor insana… Barça geçen yıl rotasyonla şampiyon olmuştu, bu yıl biraz daha fazlasına ihtiyaç duyabilir. Böyle diyoruz sanki puan kaybı yaşamışlar gibi ama Real’e göre düşük tempoda oynuyorlar. Iniesta’yı çok arıyorlar bana göre. O akışkan futbolda aslan payı, beyaz tenli delikanlınındı. O olmayınca top hücumla biraz geç buluşuyor bu da hılı futbolu baltalıyor biraz. Yeri gelmişken; Ibrahimovic de tarihe geçti hafta sonu… İsveçli yıldız, Katalan kulübün tarihinde ilk beş lig maçında da fileleri havalandırarak tarihe geçmeyi başardı. La Liga da son eklemeyi de Villareal’e yapıyorum. Çöküş sürüyor. Dün de La Coruna’ya yenildiler tek golle. Oysa Valverde’yi Espanyol döneminden hatırlıyoruz sempatik bir abimizdi. Ancak Ribery’nin de dediği gibi güzellik maç kazandırmıyor. Bu arada gol sıkıntıları da mevcut. Sanırım Nihat’ı sattıklarına pişmandırlar (!).&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3482413500801749931?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3482413500801749931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3482413500801749931' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3482413500801749931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3482413500801749931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/la-liga.html' title='La Liga...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB_ov5s6oI/AAAAAAAAApw/4Xw610EhdZk/s72-c/real.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7202573613157456079</id><published>2009-09-28T12:06:00.000+03:00</published><updated>2009-09-28T12:07:07.740+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Yürüyedur Milan!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB8qTT1sxI/AAAAAAAAApo/0Hg7VeNBYmQ/s1600-h/frank.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 359px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB8qTT1sxI/AAAAAAAAApo/0Hg7VeNBYmQ/s400/frank.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386442220514947858" /&gt;&lt;/a&gt; Söylentileri çıkması sürpriz değil. Zira sezon öncesinde Galatasaray’ın teklifini kabul etmeden önce Milan’dan da teklif bekliyordu Hollandalı… Takımı yarı yolda bırakır mı bırakmaz mı bu sorunun cevabının kendisi verecek. Milan biraz toparlansa rahatlayacağız ancak; Leonardo da kalıcı gibi gözükmüyor. Dün de Bari ile San Siro’da 0-0 berabere kaldılar… Daha doğrusu bir puanı kurtardılar. Daha da doğrusu Storari aldı tek puanı. Yanlış tercih üstüne yanlışlar vardı San Siro’da… Bir yandan hayırlısı diğer yandan da yürüyedur Milan diyorum. Tüm kalbimle destekliyorum Kırmızı-Siyahlıları… En azından biraz toparlanırlarsa Frank’e salça olmazlar umudundayım…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7202573613157456079?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7202573613157456079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7202573613157456079' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7202573613157456079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7202573613157456079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/yuruyedur-milan.html' title='Yürüyedur Milan!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB8qTT1sxI/AAAAAAAAApo/0Hg7VeNBYmQ/s72-c/frank.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6853317670135074229</id><published>2009-09-28T11:59:00.002+03:00</published><updated>2009-09-28T12:00:41.074+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray - Eskişehir: 1-1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB7A1zG-BI/AAAAAAAAApg/9o2oYe1QjqM/s1600-h/gses.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 206px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB7A1zG-BI/AAAAAAAAApg/9o2oYe1QjqM/s400/gses.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386440408706775058" /&gt;&lt;/a&gt; Hücum ağırlıklı oynandığından bu yana açık takımların Galatasaray’a karşı zorlanacağını düşünüyordum… Dün de gole kadar ve golden sonra oluşan oyun yapısı çok da yanlış düşünmediğimi gösterdi. Maçı kurtaracak kadar pozisyon buldu Galatasaray. Ancak ne olduysa Es-es’in golü bozdu takımı. 6’da 6 yapmış olmanın güvenini sahaya yansıtamadı Sarı-Kırmızılılar… Ve seri sona erdi ilk puan kaybı umulmadık biçimde Ali Sami Yen’de yaşandı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şüphesiz Fenerbahçe’nin son dakika golü moralleri bozmuştur Florya’da ama savruk bir hali vardı Galatasaray’ın dün… Özellikle sol kanatta Uğur’un olması hücumda solun işleyememesine neden oldu. Uğur’un performansı kötü-iyi ayrımından ziyade yerini yadırgaması sorun yarattı. Caner tercihi riskli miydi yoksa Uğur daha mı garanti geldi teknik ekibe bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hücum takımının maçında daha çok gol daha çok pozisyon bekliyordum. Ancak sadece iki gol ve birkaç ciddi pozisyon seyrettik goller haricinde. Özellikle Sarp, Keita ve Baros galibiyet gollerini cömertçe harcadılar. Es-es’te ise Youla daha ilk yarıda beraberlik golünü bulabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6’da 6’nın da keyfini çıkaramamıştı Galatasaray, ezeli rakibinin aynı başarıyı göstermesinden ötürü… Şimdi iki puan da geriye düştü ligde. Takımda toparlanması gereken tek şey kriz anında doğru kararların verilmesi. Elbette futbolcular açısından… Teknik ekip yine tırmaladı dün galibiyet için. Bunu yaparken de disiplin ve sistemden taviz vermedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray potansiyelinden daha az pozisyona giriyor. Bu durumun temelinde ön libero ikilisinin ileri oynayan değil, kesici olan modellerinden kaynaklandığına inanıyorum. Linderoth’un ne zaman döneceği muamma ancak Ayhan’ın bir an evvel takıma girmesi gerekiyor. Zira hücum oynayan takımda iki kesici yaratıcılığı baltalıyor bence… İleri top taşımalarda biraz kısır kalıyor. Hal böyle olunca da Arda kendi yarı sahasının çeyrek dairesine kadar geliyor ve topu tehlikeli alanlara atabilmek için adam eksiltme ve pas organizasyonları kurmak için yoğun çaba harcıyor. Üstüne bir de duran topların peşine gitmesi iyiden iyiye etkiliyor genç oyuncuyu. Ve bu durum gücünü ekonomik kullanamamasına neden oluyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat çekmek istediğim diğer konu da kanatlar Sarı-Kırmızılılar’da… Sağ kanat ne kadar ürkütüyorsa sol kanat o kadar temposuz ve yavan kalıyor. Kewell her ne kadar etkili ve kaliteli bir oyuncu olsa da dribbling ile değil, pas ve ortalarla etkili olan bir oyuncu. Keza Hakan da öyle. Ancak sağ kanatta ise iki adam da rakibini yiyecekmiş gibi geri adım atmadan saldırıyor üzerlerine. Bu da hücumun sağ merkezde kalmasına neden oluyor. Dengeli bir dağılım olmuyor. Bu ne gibi bir sorun yaratıyor peki? Kewell’ın etkisiz olduğu bir maçta dünkü gibi bir pozisyon kısırlığı yaşanıyor maalesef. Sanırım oradaki domine futbolu seyredebilmek için Elano-Kewell ikilisinden birinin yüksek form düzeyine erişmesini beklenecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybın bugün için sıralamada çok önemi yok. Sadece takım motivasyonu için biraz etki yapabilir ancak kolay aşılabilecek bir durum. Zira takım halen ligin en iyi ve en kaliteli ekiplerinden biri, halen rakipleri geri adım atmaya zorlayan bir takım ve halen iddası devam eden bir kulüp. Alınacak bir Avrupa, bir de lig galibiyeti tekrar sezon başındaki Galatasaray’ın izlenebileceği intibası kalıyor insanda…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6853317670135074229?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6853317670135074229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6853317670135074229' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6853317670135074229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6853317670135074229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/galatasaray-eskisehir-1-1.html' title='Galatasaray - Eskişehir: 1-1'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsB7A1zG-BI/AAAAAAAAApg/9o2oYe1QjqM/s72-c/gses.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3218253876121249062</id><published>2009-09-28T11:27:00.003+03:00</published><updated>2009-09-28T13:35:38.615+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Gençlerbirliği - Trabzonspor: 2-2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsBzhQwKnSI/AAAAAAAAApY/DZfAhExbx2E/s1600-h/gol+ts.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 205px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsBzhQwKnSI/AAAAAAAAApY/DZfAhExbx2E/s400/gol+ts.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386432169604980002" /&gt;&lt;/a&gt; Hafta Gençlerbirliği-Trabzonspor karşılaşmasıyla başladı. Ben çok gol olmaz diyordum. Maçta dört gol oldu. Gol sayısında ilk 15’te gelen iki golün büyük payı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel tahmini bir tarafa bırakırsak; erken gol Trabzon’un iştahını kesti… Erken iki ucu keskin bıçak oluyor işte. Takımdan takıma da değişiyor elbette… Trabzonspor için kağıt üzerinde zorlu geçmesi beklenen bir maçtı. Ancak iki gol bulunca; o kadar da zor değilmiş moduna giriverdiler. Karşılaşmanın 2-0’da kalmayacağı belliydi zira Gençlerbirliği aklı başında disiplinden kopmadan makul bir futbol oynadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skoru teknik ekipler belirledi karşılaşmada… Golü asla Sylva’nın üzerine yıkmayacağım. Hatalı değil mi? Hatalı tabi ancak; Broos’un değişiklikleri daha da hatalıydı. Aynı şekilde yerleşim de doğru değildi bana göre. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ele alacak olursak; ilk absürdlük, Umut’un sağ açık olmasıydı. Golü attırmış olması hiç önemli değil benim için… Umut tercihini şöyle eleştiriyorum; elde Serkan ve Alanzinho gibi iki kanat varken Umut’u oraya tıkmanın anlamı yok! Daha önceki yazılarımda da söylediğim gibi iyi bir hücum silahı olabilir ancak açık oyuncusu sadece hücum oynama lüksüne sahip değildir. Bunu biz nasıl biliyorsak, Doll’de biliyor… Orayı işlediler ilk yarı. Bu nedenle de ikinci yarıya daha etkili bir kanat olan Hurşit ile başladı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devre değişiklikleri de çok kötüydü Broos’un… Umut’u ısrarla oyunda tutması mantıksızdı. Zira Umut Gökhan’a nazaran sırtı dönüğü değil, savunma arkası koşuları iyi yapan bir oyuncu. Trabzon skor üstünlüğü elindeyken, ileride biraz top tutup tempoyu düşürse belki üç puanı cebine koyardı. Doll ise oyunu çok iyi okudu. Her değişiklik genel sistem mantığına paralel bir hamleydi. Özellikle golü atan Harbuzi’nin oyundan alınışına ne kadar şaşırdıysak, yerine giren Hurşit’in kanadı dağıtmasıyla teknik ekibi alkışladık. Ve bütün tercihleri doğruydu. Bunu ben değil skor ve oyun söylüyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerbirliği hakkında kısa kısa bir şeyler yazmıştım. Türk teknik adamların oynattığı gibi kasap oynamıyorlar. Kendi işlerini yapıyorlar. Disiplinden kopmuyorlar. Bir dakika bile disiplinden kopmadan, asla kontrolü kaybetmeden istediklerini sergiliyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor ise tekrar ayağa kalktığını düşündüğü anda bir kez daha krize soktu kendini. Skor üstünlüğünü ele geçirmiş, kendisi için stratejik bir galibiyet alacakken hatalı tercihlerle tekrar soru işaretlerine gömüldü. Kenar ekibi güven veren kuvvetli isimlerden oluşsaydı bugün bu krizden kurtulmaları konusunda daha olumlu konuşurduk fakat; bugün bu kriz daha da büyüyecek gibi duruyor. Zira takım kendine güvenini kaybediyor, saçılan saçma puanlar sonrası…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3218253876121249062?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3218253876121249062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3218253876121249062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3218253876121249062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3218253876121249062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/genclerbirligi-trabzonspor-2-2.html' title='Gençlerbirliği - Trabzonspor: 2-2'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SsBzhQwKnSI/AAAAAAAAApY/DZfAhExbx2E/s72-c/gol+ts.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5042910329699504522</id><published>2009-09-24T14:07:00.002+03:00</published><updated>2009-09-24T14:10:39.078+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><title type='text'>"Başımı alıp gittim de ne oldu!"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrtTGbiq4cI/AAAAAAAAApQ/TsKZz_kXk7I/s1600-h/kazim_kanat2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrtTGbiq4cI/AAAAAAAAApQ/TsKZz_kXk7I/s400/kazim_kanat2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384989149389054402" /&gt;&lt;/a&gt; Son yazısının başlığıydı… Ve bu yazı bir yıl üç gün önce yazıldı… Son kez 21’inde eli kalem tutmuştu. O da vakit kaybetmeden almış kağıdı önüne. El yazısıyla hastalığı anlatmış… İnanmış yeneceğine zatürreeyi… “Bekleyin, kanseri yendim bunu hayli hayli yenerim” diyor son satırlarda… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra üç gün geçiyor aradan… O gün futbol camiasının her daim güler yüzlü, Kazım Kanat’ı ölüme yenik düşüyordu… Gürcan Bilgiç ve Ahmet Çakar ile yaptığı münakaşalar tebessüm ettirdi milyonlara. Şovu severdi, lafını da pek sakınmazdı hani. Her ne olursa olsun dökülmüş saçları sonrası takmaya alıştığı şapkasıyla birlikte son kez meydan okudu ölüme. Biz de güç aldık O’nun sözlerinden, inancından. “Kanserden yırttı, sevdiklerini yalnız bırakmaz” dedik… Ancak ölüm haberi sürpriz oldu herkese… Saygıyla anıyoruz Kazım Kanat’ı… Toprağı bol olsun…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5042910329699504522?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5042910329699504522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5042910329699504522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5042910329699504522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5042910329699504522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/basm-alp-gittim-de-ne-oldu.html' title='&quot;Başımı alıp gittim de ne oldu!&quot;'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrtTGbiq4cI/AAAAAAAAApQ/TsKZz_kXk7I/s72-c/kazim_kanat2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6589722257404858333</id><published>2009-09-24T11:10:00.008+03:00</published><updated>2009-09-24T11:16:21.841+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Hafta içini güzel yapan hadiseler...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspfN45PeI/AAAAAAAAAow/ZD59t-MW2Pg/s1600-h/koln.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspfN45PeI/AAAAAAAAAow/ZD59t-MW2Pg/s400/koln.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384943395732536802" /&gt;&lt;/a&gt; Çarşamba günü olacak. CL, Avrupa Ligi, Euroleague ve NBA olmayacak. Normalde kabus olur. Anlamsız bir hüzün kaplar içimi hafta içinde TV’de maç keyfi sürememek. Ancak dün maç programını kendi ellerimle hazırlasam bu kadar olurdu herhalde… İnter, Real, Köln maçlarını dön dolaş seyrettim. Ağırlıklı olarak da Rhein Energie’ye takıldım. Bunda Köln’lü arkadaşımın da payı vardı elbette. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı liglerde seyredilen maçın taraflarından bir tanesi yanınızdaysa ekstra keyif alıyorsunuz. Köln atıyor havalara zıplıyor, gol yiyor sigarasına asılıyor. Beş gol seyrettik. Fırsat bu fırsat dedim kendi kendime Köln hakkında biraz bilgi alayım dedim. Malum Hürth’te oturmuyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köln’de Podolski’den ötesi yokmuş! Biz Nouma-Beşiktaş diyorduk ama Podolski’nin durumu Nouma’dan bir adım öndedir dedi. Köln’ün alt yapısından yetiştiğini ve bir anda patladığını biliyoruz Lucas’ın ama filme heyecan katan Bayern macerasıymış. Aslında Köln’den ayrılmak istemiyormuş Podolski. Alt lige düşerken dahi Werder ve Hamburg’un tekliflerini reddetmiş. Sonraki sezon Bundesliga II’da gol kralı olduktan sonra da iyiden iyiye Hoeness’in çekim alanına girmiş. Köln’ün Bundesliga’ya tekrar yükselmesiyle teklifler yine reddedilmiş Podolski tarafından. Üstelik taraftar dahi kariyeri için seçimi ona bırakmışken… Ancak Köln tekrar küme düşünce başka çaresi kalmamış Podolski’nin. Ve Münih yolunu tutmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar bildiğimiz ve yeni öğrendiklerimizle transfer hikayesi böyle. Podolski’nin seyir defterini ilgi çekici hale getiren konu Bayern ve sonrası… Açık alanı daha iyi oynuyor Podolski. Ve o bir forvet. Sol açık değil. Bir ihtimal 4-3-3’ü solunda oynar ama orta sahada etkisiz kalıyor Polonya asıllı genç… Bayern’de kesmesi gereken çok önemli iki oyuncu vardı transfer olduğu dönemde. Klose, Toni ve Pizarro… İki yılında da bu üçlüden ikisiyle mücadele etti ancak olmadı. Ve Bayern’in de kıyağıyla Köln’ün yolunu tuttu tekrar. Köln’ün onu alabilmek için sitesinin ana sayfasını reklam tahtasına çevirerek piksel piksel sattığını biliyoruz. Sonunda film mutlu sonla bitti. Köln’e transfer kesinleştikten sonra konuya yıldız ekleyen Hoeness’in sözleri; “Podolski ne kadar istenen düzeye erişemediyse o kadar da Köln’den kopamaması bugün bu transferin gerçekleşmesine neden oldu. Aklı hep Köln’deydi. Bir türlü bize adapte olamadı.” Transferde gönlü ve kesesi zengin Bayern’in de Köln’e büyük kıyağı söz konusuymuş. Şöyle ki; Köln’den yaklaşık 3 milyon fazla veren Hamburg, Werder bir kez daha amaçlarına ulaşamamış. Köln’ün ödeyeceği 10 milyon da biraz parçalanmış. Örneğin oyuncunun milli takıma seçilmesinin ardından federasyondan gelecek olan 50 bin – 100 bin euro arası para bir buçuk yıl boyunca Bayern’e gidecekmiş. Kalan ücret de taksitlendirilmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Podolski bugün takımın lideri… Hakkını vererek oynuyor. Özellikle araya attığı toplar onun oyununun ne denli olgunlaştığını gösteriyor. Kaptanlık mevzusuna da takıldım. “Neden pazubandı vermediniz” dedim… “Köln her ne kadar Podolski aşığı olsa da karakterli bir kulüptür dedi. Novakovic’ten almaları hoş olmayacaktı. Keza Petit’i de yok sayamazlardı. Aksine Podolski’ye kaptanlık verseydi taraftar bu hareketten hoşlanmayabilirdi” dedi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Srspi-LERMI/AAAAAAAAAo4/gf8v_tfGXsk/s1600-h/mondi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Srspi-LERMI/AAAAAAAAAo4/gf8v_tfGXsk/s400/mondi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384943460233266370" /&gt;&lt;/a&gt; Maçı 3-2 Köln kazandı. İki farklı üstünlüğü henüz ilk yarıda elde etmeleri güvenlerini tazeledi. Özellikle hücum hattında yaratıcı pozisyonlar yakaladılar. Podolski’nin önderliğinde Freis ve Ishiaku çok etkili oldu. Orta alanda ise Maniche’nin takıma katılması büyük bir kazanç... Ekstra direnç getiriyor takıma. Chihi’yi ise izleyemedik. İzlediğimiz bir adam vardı ki özlemişiz fark ettim. Mondi’den bahsediyorum. İki etkili kurtarışı var… Bir de imzası. Hava topunda dirseğine müdahale olmamasına rağmen atladı yere… Son bölümdeydi. Bir gözüyle hakemi kesiyor, diğer gözüyle de sağlık görevlilerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspoeMgo7I/AAAAAAAAApA/wnR27Wb7kTU/s1600-h/real.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 353px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspoeMgo7I/AAAAAAAAApA/wnR27Wb7kTU/s400/real.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384943554728600498" /&gt;&lt;/a&gt; Diğer iki maçı da yarım yarım seyrettim… Real ve Inter hakkında yorum yazacak kadar NTV kanallarını seyredemedim. Ancak iki cümle eklemekten alıkoyamıyorum kendimi… Real’in sansasyonel transferleri sonrası yine de Barça’nın çok önde olduğunu düşünüyordum. Barça belki yine şampiyon olabilir. Lakin bu Real de ilginç bir takım olmuş. El Madrigal de bir ara top göstermedi Villa’ya. Bunda ev sahibinin formsuz olmasının da payı vardır elbette ama Real’de bazı şeylerin değiştiği aşikar. Hiçbir şey yoksa takıma tekrar bir kazanma iştahı gelmiş. Sonra Ronaldo MANU’daki kadar bireysel oynamıyor. Kaka gerçekten orta sahayı farklı hale getiriyor. Düşünün Marcelo bile görev adamı olmuş. Bir kez bile kaybetmedi yerini. Ronaldo’nun hücumda eli ayağı oldu… Kısacası Barça geçen yıl ki gibi yürüyerek alamayacak şampiyonluğu o belli oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspshC8lwI/AAAAAAAAApI/u6u3spSpKUE/s1600-h/%C4%B1nter.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 278px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspshC8lwI/AAAAAAAAApI/u6u3spSpKUE/s400/%C4%B1nter.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384943624213272322" /&gt;&lt;/a&gt; İnter ise ilk 10 olmadan iki farklı skor üstünlüğünü cebine koydu. Sonra meydanı biraz Napoli’ye bıraktılar. Bir ara baskı yer gibi oldular ancak; çabuk toparlandılar. 3’ü de bulunca maçtan sonra nereye takılsak diye bitirdiler maçı… Lige fazla geldikleri kesin. Erken konuşmamalı ama Juve’nin yarışması zor gözüküyor bu takımla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6589722257404858333?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6589722257404858333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6589722257404858333' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6589722257404858333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6589722257404858333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/hafta-icini-guzel-yapan-hadiseler.html' title='Hafta içini güzel yapan hadiseler...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrspfN45PeI/AAAAAAAAAow/ZD59t-MW2Pg/s72-c/koln.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5162388192629667498</id><published>2009-09-23T16:43:00.003+03:00</published><updated>2009-09-23T16:47:58.379+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Adam gibi adam...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SronA-LLPgI/AAAAAAAAAoo/KrCXUldHG2A/s1600-h/yaman.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SronA-LLPgI/AAAAAAAAAoo/KrCXUldHG2A/s400/yaman.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384659202118204930" /&gt;&lt;/a&gt; Gün içinde spor sitelerini de takip ediyorum elbette. Sporx’te onlardan bir tanesi. Volkan’ın zaten beyefendi bir görüntüsü, Ergünvari tavırlarını biliyoruz. Ben gerek Antalya gerekse Galatasaray’dayken karıştığı bir tartışma, yaptığı fevri bir hareket hatırlamıyorum. Sporx’e verdiği röportajla da nasıl bir adam olduğunu ele güne sergilemiş. Röportajın geneli çok güzel. Sonuç olarak Galatasaray’dan gönderilmiş bir oyuncusun. Kulübün içinde yetişip, o kulüpte adam olanların bugün TV’lerde gazetelerde söylediklerini hatırlayın; Volkan’a bir kez daha hakkını teslim edeceksiniz. Ben iki paragraf alıyorum röportajdan. Bakın neler demiş?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Senin yerine CSKA Moskova’dan Caner Erkin transfer edildi…&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;“Caner çok iyi genç ve yetenekli bir futbolcu. İnşallah Galatasaray’da başarılı olur. Hakan Balta’nın arkasında forma bekleyecek. Caner’e güveniyorum ve transferini gerçekleştirenleri mahçup etmeyeceğini düşünüyorum. Caner’in Galatasaray’da uzun yılar görev yapacağına inanıyorum.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki Galatasaray’a bir kırgınlığın var mı?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;“Yok. Çünkü beni, Volkan Yaman yapan Galatasaray oldu. Galatasaray çok büyük bir camia, orada çok güzel iki yılım geçti ve şampiyonluk yaşadım. Galatasaray’ın bende çok özel bir yeri var.”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5162388192629667498?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5162388192629667498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5162388192629667498' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5162388192629667498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5162388192629667498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/adam-gibi-adam.html' title='Adam gibi adam...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SronA-LLPgI/AAAAAAAAAoo/KrCXUldHG2A/s72-c/yaman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8543383781557958489</id><published>2009-09-23T16:17:00.002+03:00</published><updated>2009-09-24T11:38:43.509+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bir zamanlar İlic vardı...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrogFQb8JDI/AAAAAAAAAoY/AbrLdATwHT4/s1600-h/sasa.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrogFQb8JDI/AAAAAAAAAoY/AbrLdATwHT4/s400/sasa.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384651579158438962" /&gt;&lt;/a&gt; YN: Dün İlic ile ilgili FD de bir şeyler yazmış... Ama blogger sorunundan ötürü FD'ye girememiştim. Çalmış gibi olmuş ama yazdığım gibi oradaki haberin farkında değildim. Yetmediği gibi görsel de aynı. Nereden aklına geldi diyeceksiniz... Bir siteye üye girişi yaparken aklıma geldi İlic... Şifremi 'sasa' yapımışım. Oradan aklıma gelmiş, unutmadan bir iki cümle karalamak istemiştim. Ama FD benden önce yazmış. Her ne kadar yazılarda konu farklı olsa da özür dilemeli... Kusura bakma Fırat... 24/09/09 - 11.30&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sasa Ilic… İmza attığı günden itibaren çok büyük sempatim vardı bu adama. Her maçı onun kazandırmasını isterdim. Eş-dost sohbetlerinde çokça savundum Ilic’i… Tek top ve ön sezisi dünyada az oyuncu var bence. Belki abartıyorum ancak daha top gelmeden ne yapacağına karar veriyordu. Sezona başlangıcı ve Beşiktaş performansı unutulmaz. Belki daha da fazla iş yapabilirdi. Yabancı kontenjanına takılmasaydı iyi bir alternatifti.  Bunun yanında Türkiye’deki esas sıkıntısı geldiği dönemde taraftar Hagi’sini arıyordu. Bu baskının altında kaldı maalesef. Geçen yıl ve bu yıl bence takımın en büyük kozlarından bir tanesi olurdu. Hiçbir zaman mevkisinin ilk akla gelen ismi olmadı eyvallah ama bu kadar da düşük profil oynadığı oyunun hakkı değildi. Sanırım yükselememesinin temelinde de biraz şaşalı bir adam olmaması yatıyor… Son olarak Larisa’ya kiralanmıştı… Salzburg’a geri döndü. Dönmesine döndü de yedi maçın sadece bir tanesinde 61 dakika oynadı… Yaş da 32’ye dayandı. Artık emeklilik ikramiyesi tadında bir transfer yapar herhalde. Ötesi zor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8543383781557958489?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8543383781557958489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8543383781557958489' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8543383781557958489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8543383781557958489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/bir-zamanlar-ilic-vard.html' title='Bir zamanlar İlic vardı...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrogFQb8JDI/AAAAAAAAAoY/AbrLdATwHT4/s72-c/sasa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2125608090639516891</id><published>2009-09-23T13:01:00.000+03:00</published><updated>2009-09-23T13:02:24.706+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Yakıştı...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnyJqNAYNI/AAAAAAAAAoQ/VYVYrT-fV1w/s1600-h/sca.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnyJqNAYNI/AAAAAAAAAoQ/VYVYrT-fV1w/s400/sca.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384601077259722962" /&gt;&lt;/a&gt; Eurobasket yazmışken; İspanya ve takımım Slovenya’yı da atlayamam… İspanyollar’ın milat maçı bizim maçtır. Sonrasında kendilerine geldiler. Buna benzer bir ifadeyi Slovenlerle oynamadan önce yazmıştım. Büyük takımlar bir anda ayağa kalkıyor, süpürüyorlar önüne geleni diye… Öyle oldu. İspanyollar, ilk tur sonrası çok düşük profil çizmişti. Ancak turnuva takımı olmak böyle bir şey. Hele ki İspanya iseniz… İlk etapta ne kadar düşük viteste oynarsanız oynayın, en kötü çeyrek final sonrası gaza bassanız, işi bitiyorsunuz. Bir de altınızda kaliteli bir otomobil varsa. İspanyollar gerektiği yerde coştu. Çeyrek final sonrası bırakın dişe diş maçı, 0-0 hariç rakibini yanına bile yaklaştırmadı. Turnuvanın büyük favorisiydi. Sonra işin içine bir de ‘ilk’ mevzusu girince, vitesi 5’e taktılar… Kupa da son 5 performansın ve hedeflenen yolun bir hak edilmişliğiydi bana göre…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slovenlere gelince. Smodis’i seyredemedik ya ona yanıyorum. Büyük fark yaratır, final yolu açardı. Ancak olmadı. Toplam 6.5 dakika oynadı. İlk günden itibaren oynadıkları istikrarlı oyun onlara kürsüyü getirmeliydi ama Sırbistan maçını yoktan var eden, varken yok eden Jagodnik yüzünden 4’üncü oldular. İşi tek oyuncunun sırtına yüklemek doğru değil belki ama o da çok savurdu uzatmada. Koçu ne kadar güvendiyse Jagodnik o kadar yanlış tercih yaptı. Oysa maçın son anında o getirmişti uzatmayı takımına. İspanya’yı o kadar yıpranmışken zaten yenmesi beklenmeyebilirdi bir yerde ama yazdığım gibi bir kürsü derecesi yakışırdı… Olmadı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turnuva keyfiyle, heyecanıyla, sonuçlarıyla bitti… Artık NBA başlayana dek figüranlarla takılacağız. Zaten CL’de başladı. Galatasaray da iyi gidiyor. Çok da yokluğu hissetmeyeceğiz gibi…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2125608090639516891?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2125608090639516891/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2125608090639516891' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2125608090639516891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2125608090639516891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/yakst.html' title='Yakıştı...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnyJqNAYNI/AAAAAAAAAoQ/VYVYrT-fV1w/s72-c/sca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2364265203572976755</id><published>2009-09-23T12:50:00.000+03:00</published><updated>2009-09-23T12:51:01.111+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>EB 09'un ardından...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnvcwS6clI/AAAAAAAAAoI/8IcW-Px4UeE/s1600-h/12da.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnvcwS6clI/AAAAAAAAAoI/8IcW-Px4UeE/s400/12da.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384598106777743954" /&gt;&lt;/a&gt;Avrupa Basketbol Şampiyonası biteli çok oldu. Tekrar defter açamayacağım… Ancak son yazımda bu takım madalyayı hak etti demiştim. Çeyrek final ve Slovenya maçı maalesef bu sonu hazırladı bize. Vitesi 5’e takmış İspanya’dan kurtulmak zaten zordu ama 8’incilik de başarılmış bir sonuç değil mevcut takım için. Aksine başarısızlık. Tanjevic’e göre Kerem’in olmayışı bu sonuçta etkiliydi ancak turnuva sonrası bu demeçlerden nefret ediyorum. Görünen o ki Tanjevic de bize uyum sağlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kişi Yunanistan maçı sonrasını saymıyor. Aksine ben o maçlara dikkat ediyorum. Fransa’dan öyle bir farkı son iki çeyrekte yemenin mantık çerçevesinde bir açıklaması olmalı. 20 sayıdan gelip 18 sayı fark atmak ne kadar Fransızlar’ın başarısıysa o kadar bizim başarısızlığımız. Keza Ruslar’dan da 23 sayı fark yemek kolay meziyet değil. Sakın ola yorgun geyiğine girilmesin. Biz ne kadar oynadıysak onlar da oynadı. 2-3 saatin farkı 23 olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlerleyen turnuvalarda daha iyi olur muyuz emin değilim. Ancak bu takımda bırakın Kerem’in yokluğunu varlığında dahi olması gereken Kaya yoksa; halen Memo üzerinden fakir fukara edebiyatı yapılıyorsa fazla konuşmamak lazım. Bizim takımın en büyük kozu rakiple mücadele ve savunma. Hücumla fazla işimiz yok. Doğrudur yanlıştır,  bize düşmez elbet. Ama bu takımın en büyük eksikliği pota altında skor üretebilecek bir opsiyonunun olmaması. O bölgeyi domine edecek adamımız yok! Ermal, Kaya, Memo… Hangisi doğru isim onu da bilmiyorum. Dikkat çekmek istediğim diğer konu da şu ki son iki maçta çekilen teslim bayrağı başta gösterilen performansa hiç yakışmadı. Umarım iyi başlayıp kötü bitirdiğimiz son turnuva olur bu… Zira 2010 var önümüzde, bir hayal kırıklığı daha yaşamayalım artık…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2364265203572976755?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2364265203572976755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2364265203572976755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2364265203572976755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2364265203572976755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/eb-09un-ardndan.html' title='EB 09&apos;un ardından...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnvcwS6clI/AAAAAAAAAoI/8IcW-Px4UeE/s72-c/12da.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4232441786930514589</id><published>2009-09-23T12:14:00.000+03:00</published><updated>2009-09-23T12:16:38.779+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dışarıdan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Maçın Yorumu...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnnYWaQUoI/AAAAAAAAAoA/H-UwgEorEec/s1600-h/y%C4%B1lmaz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 242px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnnYWaQUoI/AAAAAAAAAoA/H-UwgEorEec/s400/y%C4%B1lmaz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384589235016716930" /&gt;&lt;/a&gt; Maçın yorumu Yılmaz Hoca’dan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İlk golü yediğimizde Ali Güneş sakatlanmış, yeni oyuncumuz sahaya girmek için kenarda hazırdı. Ancak hocamız Ali’yi oyundan çıkarmadı. Oysa oyundan çıkması için top oyun dışına çıkmıştı, değişiklik yapılabilirdi. Belki değişikliği yapmış olsak golü yemeyecektik.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence de Yılmaz Hoca… Hoca Ali’yi önce penaltı pozisyonunda sonra son adamken oyundan çıkarmadı. Oysa gerekli şartlar da sağlanmıştı…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4232441786930514589?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4232441786930514589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4232441786930514589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4232441786930514589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4232441786930514589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/macn-yorumu.html' title='Maçın Yorumu...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnnYWaQUoI/AAAAAAAAAoA/H-UwgEorEec/s72-c/y%C4%B1lmaz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3327592312258602263</id><published>2009-09-23T12:05:00.001+03:00</published><updated>2009-09-23T12:07:38.979+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kasımpaşa - Galatasaray: 1-3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnlH74jdYI/AAAAAAAAAnw/JOVJFYG6nnM/s1600-h/gol.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 220px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnlH74jdYI/AAAAAAAAAnw/JOVJFYG6nnM/s400/gol.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384586753994880386" /&gt;&lt;/a&gt; Daum’un Fenerbahçe’sinin son senesiydi. Galatasaray’ın son haftada şampiyonluğu kazandığı yıl. İşte o sezon Fenerbahçe Süper Lig’deki çoğu maçında mağlup durumda bile olsa şu intibayı bırakıyordu insanda; “Fenerbahçe bu maçı alır!” Galatasaray’dan buna benzer bir örneği 96-00 arası vermek mümkün… İşte bugünkü Galatasaray’da da bu özellik göze çarpıyor. Takım geride bile olsa maçı kazanacağının sinyalini veriyor. Buna kazanma alışkanlığı deniyor. Bu açıdan Rijkaard’ın takıma kazandırdığı en büyük nitelik bu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasımpaşa maçı 8’inci dakikada biterdi. Hiç uzatmaya gerek yok! Hakemi art niyetli olarak görmüyorum. Zira maça düşünceli çıkan bir hakem öyle bir pozisyonu es geçmez. Net olan pozisyonları verir, fakat ince çalışır. Şikede de mevzu budur. Yedi farkın sekiz farkın atıldığı maçta şike olması; rakip takımın ısırmadan oynadığı ve iki farklı skorla sona eren maçtaki şike olma ihtimalinden daha azdır nazarımda… Gel gelelim o pozisyonu da İlker Meral’in süzememiş olması da bir fecaattir ayrı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç sekizde biterdi dedik. Ancak bana kalırsa 45’te bitti. Takımın üzerindeki ölü toprağını atması için cesur iki karar alında devrede. Takımın son günlerde skor yükünü çeken iki oyuncu kenara geldi. Elano ve Baros… Oyuna Nonda ve Keita girdi. Keita’nın farkı yorulan rakip karşısında x2 olarak daha net göze çarpıyor. İlk yarıda asisti yapan ve bindirmeleriyle sol kanadı tehdit eden Sancak, 2’nci devrede futboldan soğudu… Nonda’ya gelince fazla söze gerek yok! Futbolu çok ama çok iyi biliyor. Baros’tan çok daha iyi biliyor. Peki Nonda neden 11’de oynamıyor. Çünkü Baros, kağıt üzerined oynanan sisteme cuk oturan bir adam. Aklı fikri rakip kalede olan, savunmayı koşularıyla zorlayan, driblinglerle etkili olabilen süratli ve fuleli bir oyuncu. Nonda ise kapanan savunmaların ilacı… Mesela Pana maçında çok iş yapamayabilirdi Nonda; ancak Kasımpaşa’ya hat-trick yapabilir. Keza; Ankara’da fark yaratabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımın geneline gelince… Leo Franco sanırım Mondi’den sonra kaledeki güven sorununu ortadan kaldırmayı başardı. Sabri’nin sinirleri kim tarafından alındı bilmiyorum ancak başarılı bir operasyon olduğu net. İnsanın şu Sabri’yi sevesi geliyor, o derece… Elano halen göze batıyor. Ne zaman bu fizik uçurumu ortadan kalkacak o zaman her şey daha güzel olacak diye inanası geliyor insanın. Sarp bildiğimiz gibi. Her maçı ekmek parası gibi oynuyor. Emre Aşık şarap gibi maşallah… Yaşlandıkça çıtayı yükseltiyor… Aklıma düşenler bunlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasımpaşa’ya gelince. Haddini bilerek oynamak diye bir tabir var bizim futbolda… Asla katılmıyorum. Ancak Kasımpaşa da biraz yüksekten uçuyor. 26’da golü bulan ve henüz puanı olmayan, fiziksel açıdan da oldukça yetersiz olan bir takım o dakikadan sonra tempoyu aynı düzeyde tutarsa, Pazartesi günü olduğu gibi 60’dan sonra oyundan düşüyor. Had konusuna burada dikkat çekmek istiyorum. Golü attıktan sonra tempoyu daha da artırmadan, aksine oyunu yavaşlatarak devam etselerdi en azından kondisyonları bir ihtimal 75’i görebilirdi. Elbette onlar da 2’yi bulup rahatlamak istediler. Ancak rakip Galatasaray olunca cezayı kesti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6’da 6 yapmak en büyük rakibiniz aynı seviyeye eriştiğinden büyük keyif vermiyor olabilir. Ancak kalan gruptan kopmak elbette büyük önem taşıyor. Haftaya içeride oynayacak olan Galatasaray’ın 7’nci galibiyeti alması ise işin çılgınlık boyutuna gideceğinin bir göstergesi olur ki Sarı-Kırmızılı taraftar da çok özledi sirküle edilen bir lig performansını…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3327592312258602263?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3327592312258602263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3327592312258602263' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3327592312258602263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3327592312258602263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/kasmpasa-galatasaray-1-3.html' title='Kasımpaşa - Galatasaray: 1-3'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnlH74jdYI/AAAAAAAAAnw/JOVJFYG6nnM/s72-c/gol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7128508417187485554</id><published>2009-09-23T11:30:00.001+03:00</published><updated>2009-09-23T11:32:50.728+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Nice senelere...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnctHLL8OI/AAAAAAAAAno/QKm9LPqWeas/s1600-h/saha.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnctHLL8OI/AAAAAAAAAno/QKm9LPqWeas/s400/saha.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384577497076330722" /&gt;&lt;/a&gt; Tatil günlerinde PC’ye elden geldiği kadar dokunmuyorum. Bu nedendendir ki hafta sonu blogda hareket olmuyor… Ancak bu kez tatil matil, 1’nci yıl münasebetiyle bir iki post gireyim dedim. Fakat bu kez de eğlencenin, alemin ve 70’liğin keyifli sohbetine, damaktaki sihirli tadına bıraktık kendimizi…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman 1 yıl oldu farkında değilim. Bunda sürekli dükkanı bırakıp gitmemin de payı var elbette. Yeni bir sayfa açtığım Ağustos ayının sonundan bu yana büyük bir keyif ve heyecanla yola devam ediyorum. Belki eskisi gibi kopmuş olsaydım 1’nci yılın bir anlamı olmayacaktı ama bugün kendi kendime nice senelere demek keyif ve mutluluk veriyor. Umarım takip edenler de bir nebze olsun keyif alabiliyordur… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada tatil bir diğer deyişle salonda çalışma bitti. Antrenmanlara başladım. Ve yükselen formumu devam ettirmek için yoğun mesaiye devam… Özellikle Kasımpaşa maçını yazmak için sabırsızlanıyorum… Gün içinde blogda…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7128508417187485554?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7128508417187485554/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7128508417187485554' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7128508417187485554'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7128508417187485554'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/nice-senelere.html' title='Nice senelere...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrnctHLL8OI/AAAAAAAAAno/QKm9LPqWeas/s72-c/saha.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8699310563872973517</id><published>2009-09-18T15:27:00.000+03:00</published><updated>2009-09-18T15:28:24.506+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Madalya yolu...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrN82chc56I/AAAAAAAAAng/EpD1i3XtN20/s1600-h/basketbol.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 352px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrN82chc56I/AAAAAAAAAng/EpD1i3XtN20/s400/basketbol.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382783254449153954" /&gt;&lt;/a&gt; Hayat bu! Haftanın her günü iddialı bir maç seyrediyoruz. Futbolu, basketbolu, tenisi seviyoruz, her birinin ayrı güzel maçlarını seyrediyoruz 10 gündür. Daha ne ister insan. Ben kendim ayarlasam maçları, bu kadar güzel bir program çıkartamam herhalde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu akşamki basket maçına bağlayacağım. Yunanistan turnuvaya çok hızlı bir giriş yaptı. İlk yazılardan bir tanesinde şu ifadeyi kullanmıştım; “Neyse Hırvatlar Yunanistan’a ezildi… Fark 8 sayı ki 18 hatta 28 olmadıysa Yunanlar’ın son dakikalarda gevşediğine dua etsinler. Yunanlar da Yannakis’in gittiği belli oluyor. Yannakis’i biliyoruz işte, rakibi savunmadan bezdiriyor. Bu açıdan Kazlauskas’ın sihirli değneği her hücumda görülebiliyor.” İlk günlerde hücum patlaması vardı Yunanistan’da. Bu durumda fizik durumlarının da iyi olması yatıyordu. Ancak 6’lı gruplarda biraz tıkanır gibi oldu Komşu… Son iki maçta 70’i göremedi, 80 yürüyerek atan takım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözüme çarpan en önemli eksik şu; kriz anında Spanoulis’in eline bakıyorlar. Ve daha da önemlisi üstün oldukları alanı değerlendiremiyorlar. Yunanistan gibi bir basketbol ekolü büyük hatalara imza atıyor. Örneğin pivotsuz Fransa karşısında Bourousis ve Schortsanitis’i hiç kullanamadılar… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü maçta en önemli kozumuz savunma dozajımız olmalı. Hücuma hücum zaten karakterimiz değil fakat Komşu’nun hızlı başlayacağı öngörüsüyle tıpkı Slovenya maçında olduğu gibi bir tuzağa düşebiliriz. Dolayısıyla fazla maceraya girmeden kendi oyunumuzu oynamalıyız düşüncesindeyim. Sert savunma, kıymeti bilinen hücumlar. Şayet her şey yolunda giderse ekstra katkıları zaten kenardan alabiliyoruz. Yalnız dikkat! Her şey iyi giderse ekstra katkı alabiliyoruz. Tersi durumda, Sırbistan ve Slovenya maçlarındaki hale bürünme ihtimalimiz de var maalesef…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncu performanslarında gözler Hido’da olacak. Bir iki pasaj hariç Orlando’daki halinden eser yok. Özgüvenin sonsuz olması hem onun hem ed bizim için büyük şans elbette ancak bir yerde ekstra katkısına da çok ihtiyacımız var. Yunanistan maçı onun için de bir çıkış noktası olabilir. Zira o da büyük maçları sever…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan maçını konuştuk ancak basketbol severin aklı sonraki adımda şimdiden… Bana çeyrek finalden sonrası biraz karanlık geliyor final yolu için… Zira İspanya fena form yakaladı. Neyse önemli olan çeyrek finaldeki ilk basamağı atlamak. Sonrasını yarın yazarız. Ancak şunu eklemek lazım; madalya bu performansın hakkı. “Keşke Slovenya maçında çok sermeseydik” demeyelim sonunda başka bir şey istemiyorum… Zira ilk günden Slovenya maçına kadar performans çok etkileyici… Ancak Slovenya’yı da yenmiş olsak, güllü bahçelerin arasından gidecektik finale. Şimdi dikenlerle dolu patikadan yürüyoruz…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8699310563872973517?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8699310563872973517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8699310563872973517' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8699310563872973517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8699310563872973517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/madalya-yolu.html' title='Madalya yolu...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrN82chc56I/AAAAAAAAAng/EpD1i3XtN20/s72-c/basketbol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8953274881320646677</id><published>2009-09-18T14:54:00.002+03:00</published><updated>2009-09-18T14:56:17.116+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Panathinaikos - Galatasaray: 1-3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrN1Te91w2I/AAAAAAAAAnY/VTE4nEz75Go/s1600-h/gsgol.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrN1Te91w2I/AAAAAAAAAnY/VTE4nEz75Go/s400/gsgol.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382774957228278626" /&gt;&lt;/a&gt; Yardımlaşma, pozisyon zenginliği, domine etmediğin bir maçı 2 farkla kazanmak, kadro derinliği… Güzeldi. Esas güzel olan 3’üncü söylediğim. Elbette bu takım ilerleyen haftalarda topa daha çok sahip olarak, oyunu rakip sahaya yıkacak, bugün olduğu gibi farklı skorlar yakalayacak. Ancak an itibarıyla düşük viteste oynuyor. Bireysel yeteneği yüksek olan oyuncular, farkı yaratıyor. İşte güzel olan bu. Sahada çok da iyi oynamamasına rağmen farkı 3’e çıkartabiliyor bu takım. Bu durum da takımın havasının hiç bozulmamasını, oyuncuların daha bir iştahlı olmasını sağlıyor.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü maçta erken gol maçın tüm zorluğunu çözdü. Rijkaard’ın en sevdiği olay da bu zaten. İlk 15 dakikada gol bulmak. İlk amacı bu o kesin… Sonrasında çok da açık vermeden, makul bir futbolla gol aramaya devam ediyor takım (bkz. Ankaraspor maçı). Erken gelen golden sonra ilk golün hemen ardından fark yakalanabilirdi. Şu anda hatırladığım 3 net pozisyon var. Son dönemde tartışılmaya başlanan Baros’un son günlerdeki performansı etkileyici. Goldeki servisi ve topu önüne alışı imzası… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elano enteresan bir adam. Olmadık anda olmadık bir yere pas çıkartabiliyor. Rastgele olmadığı kesin… İstediği adamı kramponun 2’nci bağcığına indiriveriyor topu… Takımın kısa paslara rakip yarı sahaya inildiği bir sistemde ciddi fark yaratıyor… Arda ile beraber yüksek tempoda seyretmek en büyük zevk olacak Sarı-Kırmızılı taraftar için. Buna bir de Keita ve Baros’un yüksek performansta olduğu bir dönemi düşünecek olursak bu durum taraftar için ne kadar sevindirici olursa; rakip için de o kadar ürkütücü olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet ve Sarp ikilisinin orası için ideal olmadığını ilk kez bu satırlarda okumuyorsunuz… İdeal ikili olamamalarının baş sebebi ise henüz vasat seviyeye bile erişemeyen Topal’ın payı büyük. Sarp’ın şapkadan tavşan çıkarmasını elbette beklemiyoruz ki onu da yapıyor ilk haftalar itibarıyla; ancak Topal’ın takıma topla çıkma yeteneği katamaması ön liberonun çıkışlarda etkisiz olmasına neden oluyor. Oysa delici bir Ayhan veya sağlıklı bir Linderoth ile o bölgenin de keyfi yerine gelebilir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Aşık her türlü saygıyı hak ediyor… Yaşına rağmen gerçekte performans etkileyici… Emre’nin en önemli özelliği hava toplarıydı gençken… Buna bugünlerde bir de savuma organizasyonundaki lider rolü ve önsezisi eklendi. Hamle yeteneği hep vardı ama timing sorunu vardı. Artık yok! Yıllardır kaliteli stoperle oynamanın faydası olmalı bu. Bir de ne zaman kenardan gelse hazır kıta… Bu da savunmanın rotasyon kalitesini iki kat artırıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakan Balta… Topal ile birlikte sezonun tartışmasız en büyük hayal kırıklığı… Geçen yıl nerede bıraktı, bu yıl nasıl devam ediyor… Arada fark değil uçurum var… Nasıl oldu da bu denli bir fizik düşüş yaşadı, nasıl oldu da bu kadar pozisyon hatası yapan bir adam oldu hangi ara vasatın altına indi anlamak mümkün değil. Üzücü olanı bu formu devam ederse formadan, Milli Takım’dan uzaklaşacak. Profesyonelliğine laf yok ama bu haliyle sol bekte oynayamaz. Sağ kanadımız koridor oluyor son maçlarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray’da vizyon yükseldi. Bunda transferler ve Rijkaard’ın tartışmasız bir payı var. Takım hedefler konusunda bilinçli ve gerektiği gibi davranıyor. Pana deplasmanında alınan sonuç bunun bir göstergesi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligde de 6’da 6 yapacağı muhtemel Sarı-Kırmızılılar’ın. Hatta içerdeki Eskişehir maçında bile puan kaybı sürpriz olacak. Bu kazanmaya alışkın takım bir müddet gidecek. Ve o müddet de takımın sezon sonu performansı için oldukça önemli bir miras yaratacak düşüncesindeyim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8953274881320646677?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8953274881320646677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8953274881320646677' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8953274881320646677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8953274881320646677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/panathinaikos-galatasaray-1-3.html' title='Panathinaikos - Galatasaray: 1-3'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrN1Te91w2I/AAAAAAAAAnY/VTE4nEz75Go/s72-c/gsgol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7996338669647091387</id><published>2009-09-17T12:25:00.004+03:00</published><updated>2009-09-17T16:59:08.340+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Türkiye - Slovenya: 67-69</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIApDyqeII/AAAAAAAAAnQ/DXOZpOqyA_w/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 391px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIApDyqeII/AAAAAAAAAnQ/DXOZpOqyA_w/s400/2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382365210053605506" /&gt;&lt;/a&gt; -Sabah haberleri girerken 'word' dosyaları karıştırmışım. Herkesten özür dilerim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altılı gruplarda sona kalan rakip Slovenya oldu. İlk 2’nin garanti olduğu ortamda maça anlam yükleyen ise Fransa-İspanya eşleşmesiydi… Maça Slovenya bu bilinçle başladı ve birden vitesi artırdı. Biz ise rotasyonun cılkını çıkartmış normalde biri 3’üncü tur, diğeri iki guardla oynadığımız dönemde 2’nci tur opsiyonumuz olan oyuncularımızla maça başlamıştık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slovenler’e maçı kazandıran ilk dönemde attıkları isabetli şutlardı. Çoğu dış şutun girmesi ve sonrasında dış şutta ısrar etmeden Lorbek ve Brezec’i devrede tutma çabaları korkunç bir güven ve fark getirdi. Bir ara 19’a çıkan farkın erimesi zor diyordum kendime ancak bizim cengaverler bir kez daha şaşırttı herkesi. Bu Milli Takım’ın en önemli özelliği bu zaten. Ne olursa olsun, sahada kim oynarsa oynasın maçtan kopmuyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son hücum… Pozisyon ile ilgili sanırım kasıtlı bir dış şut atıldı. Zira maçın uzatmaya gitmesi iki ucu sivri bıçak gibiydi. İyi hücum eden, topu çeviren bir takıma karşı bir 5 dakika daha savunma yapmak ne kadar zorsa, vidaları sıkmış, her şutu el üstü atarak hücum etmek de bir o kadar zordu. Zor olan bir şey daha var ki o da son şutun 3 sayı olarak mı 2 sayı olarak mı değerlendirileceği… Sanırım çeyrek final maçı ve zorlu eşleşme düşünülerek ya herro ya merro’ya uzandı olay… En uygun pozisyon yanlış adamla oynandı bana kalırsa. Ersan bu takımın en isabetli şutörüydü. Ayrıca Hidayet de tercih edilebilirdi ki Engin’in bir karış yanında o da bomboştu. Girse her şey daha güzel olacaktı. Biz konan final hedefine Kırmızı Başlıklı Kız misali çiçek böcek içinden gidecektik. Tek tehlike karşımıza bir kurt çıkması olacaktı. Şimdi ise mevzu Gladyatör’e döndü. Ancak bizim coğrafya zoru seviyor… Belki böylesi daha mı iyi oldu diyorum kendi kendime…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeyrek final maçları bugün başlıyor. Rusya Sırbistan ile Fransa İspanya ile oynayacak. Biz ise yarın 19.15’te çıkacağız sahaya. Komşu ile oynayacağız. Zevkli ve çok çekişmeli bir maç olacağı kesin. Bugünkü maçlarla ilgili kısaca yorumlar gün içerisinde bu satırlarda olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7996338669647091387?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7996338669647091387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7996338669647091387' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7996338669647091387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7996338669647091387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/turkiye-slovenya-67-69.html' title='Türkiye - Slovenya: 67-69'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIApDyqeII/AAAAAAAAAnQ/DXOZpOqyA_w/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8466628116940819433</id><published>2009-09-17T12:24:00.001+03:00</published><updated>2009-09-17T12:25:30.750+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Dünün ardından...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIAe8t0bqI/AAAAAAAAAnI/MnGbZ1tDUy4/s1600-h/sonuclar.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 358px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIAe8t0bqI/AAAAAAAAAnI/MnGbZ1tDUy4/s400/sonuclar.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382365036355546786" /&gt;&lt;/a&gt; Gruplarda ilk maçlar sona erdi. Çarşamba gecesi oynanan maçların skorları yukarıda. Ama çoğu yanıltıcı denebilir. Açacak olursak; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lyon maçı 1-0 bitti. Ama Lyon neleri kaçırdı, Frey neleri kurtardı anlat anlat bitmez. Tabi bunda Fiorentina’nın erken 10 kişi kalmasının da etkisi tartışılmaz. Tartışılmayacak olan bir diğer konu da Lyon’da Puel’in kendi istediği kadroyu sonunda oluşturduğu ve yıkım yılının ardından Lyon’un tekrar kendine geldiği. Çok iştahlılar. Eski görünümlerini tekrar kazandılar. Daha önceleri ligde fırtına Avrupa’da tatlı bir esintiydiler, bu yıl bir çıkış yapabilirler. Oyun yapıları ve oyuncu kaliteleri bu düşünceyi destekliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liverpool da tek farklı kazananlardan. Ancak şu kadarını söyleyeyim 8-0’lık maçta bile bu kadar pozisyon üretememişlerdi. Platini’nin CL’ye hediye ettiği alt klasman takımlardan Debrecen yatsın kalksın Liverpool’un beceriksiz forvetlerine dua etsin. Akıl almaz bir fark olabilirdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dynamo Kyiv maçında gollerin son 20 dakikada gelmesi ev sahibinin zorlandığı düşüncesini doğurabilir. Ben Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaçırdığı bir Rize maçı hatırlıyorum İstanbul’da oynanan ve 1-1 sona eren. Daum’un Fenerbahçe’si sadece son 10 dakikada skoru 4-1 yapabilirdi. Ancak hem kaleci hem de şanssızlık puan kaybına neden oldu. Dynamo maçı da öyle. Rubin frikik golüyle öne geçti ama o güneşe kar dayanmazdı… Bu arada frikik golünü Dominguez attı, dikkat diyorum bu adama. Genç ve yetenekli bir arkadaş ve çok teknik. Rusya’da da bir iki maça tesadüf geldim, kendini belli ediyor. Dynamo’da Sheva oynadı ama daha zamana ihtiyaç var gibi… Bir iki pozisyonu acemice harcadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En dikkatimi çekenler bunlardı. Kalan maçlar arasında Arsenal son 10 dakikada galibiyeti kopardı. Vermaelen’e çok sallayan vardı ama adam hücumda da savunmada da Wenger’in yüzünü kara çıkartmıyor. Ancak Gunners maçı formda forvetleriyle kazandı o ayrı… Bugün de Avrupa Ligi heyecanı başlıyor. Hayat bu işte arkadaş… Bir yanda Eurobasket, diğer yanda CL olmadı Avrupa Ligi…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8466628116940819433?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8466628116940819433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8466628116940819433' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8466628116940819433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8466628116940819433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/dunun-ardndan.html' title='Dünün ardından...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIAe8t0bqI/AAAAAAAAAnI/MnGbZ1tDUy4/s72-c/sonuclar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-5116326257694400283</id><published>2009-09-17T12:22:00.001+03:00</published><updated>2009-09-17T12:24:47.802+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Inter - Barcelona: 0-0</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIAUV4tlaI/AAAAAAAAAnA/3B4TbE5ESQI/s1600-h/etoo-mourinho.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 211px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIAUV4tlaI/AAAAAAAAAnA/3B4TbE5ESQI/s400/etoo-mourinho.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382364854133560738" /&gt;&lt;/a&gt; Bir tarafta Slovenya-Türkiye maçı, diğer tarafta Inter-Barcelona… İki maç arasında gider gelirim dedim ama CL’deki büyük maç ağır bastı. Guiseppe Meazza’da maç temposuz başladı denebilir. Bu Mourinho’nun istediği bir şeydi şüphesiz. Ancak ne zaman Dani, Muntari’yi işlemeye başladı, o andan itibaren yüzde 64 ile topa sahip olan Barca, sıkıştığı anda topu sağa aktardı. Bu da Inter’in çekingen oynamasına neden oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ibra ile başlamak istiyorum. Ertem Şener’in deyimiyle, ‘Sıcak coğrafyanın soğuk adamı’ (hoş İskandinav yarım adası nasıl oluyor da sıcak coğrafya oluyor onu da anlamadım) bu takımın, bu sistemin oyuncusu değil… Her maçta daha bir gün yüzüne çıkıyor bu durum. Belki sezon içerisinde etkileyici bir istatistiğe erişebilir ama oyun Barça’nın oyun sistemine uymadığı açık bence. Bir de kardeşim bir adam hiç mi hırslı olmaz? Sıfır. Öyle bir görüntüsü var ki “dünya umurumda değil” diyor her haliyle. Şayet Barca Ibra gibi bir forvet alacağına ve o kadar para dökeceğine, Eto’o’dan böylesine bedavadan vazgeçeceğine Henry’yi de ortada kullanabilir, etkili bir açık forvet alabilirdi. Bir şey değil Eto’o’nun futboluyla bu adamın futbolu arasında daha da önemlisi futbol tutkusu açısından büyük fark var. Ibra hep böyleydi diyeceksiniz ancak yine de bu mutsuzluğunun ve etkisizliğinin temelinde Messi’nin yıldız ve ilk opsiyon olmasından rahatsız olduğu da düşünülebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı kazanmak için pozisyonları Barça buldu… İlk yarının son yarım diliminde sağ kanattan iyi işlediler. İkinci yarıda ise Xavi’nin önderliğinde göbekten gelmeye çalıştılar ve kısmen sol kanadı tercih ettiler. Lucio’nun takıma kalite ve direnç kazandırdığı görülüyor… Dün de ters ayakta da yakalansa da rakibin arkasında kalsa da her seferinde kritik müdahaleler yaptı. Bu transferin Samuel’e de iyi geldiği açık. Tandemde iyi bir ikili yakaladı Inter. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ kanadı işlediler dedik. Bu durumun baş aktörü Muntari idi. Yine Ertem Şener’den çalıyorum ifadeyi, “Mourinho’nun sert oğlanı” paspas oldu maç boyunca. Bırakın takıma sertlik katmayı, her pozisyonda Alves’e eskort yaptı. Bu arada Alves ile karşılaştırılan Maicon karşısında savunma yapmayan bir Henry olmasına rağmen ortalıkta gözükmedi maç boyunca. Savunmada sağlam ancak kalite düzeyi bir vites yüksek olan takımlara karşı biraz silik olabiliyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mourinho çok gergindi. Bir ara Eto’o’ya yapılan faulde oyuncusunu motive edişi vardı ki maçın fotoğrafını verdi gazetecilere... Eto’o ise takımının yüzde 40’larla topa sahip olduğu bir maçta koşuları ve savunmaya baskısıyla yapabileceğini yaptı. Sonuç olarak grubun iki favorisi yenişemedi… Bu skorla liderlik avantajı da Barça’ya geçti. Bu hesabı çevirecek adam da Mourinho ki iyi bilir bu işleri…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-5116326257694400283?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/5116326257694400283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=5116326257694400283' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5116326257694400283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/5116326257694400283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/inter-barcelona-0-0.html' title='Inter - Barcelona: 0-0'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrIAUV4tlaI/AAAAAAAAAnA/3B4TbE5ESQI/s72-c/etoo-mourinho.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4789863707654662625</id><published>2009-09-16T17:47:00.001+03:00</published><updated>2009-09-16T17:49:16.726+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Hesaplaşma...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrD6vbNqTbI/AAAAAAAAAm4/SeAHi2Twf-g/s1600-h/program.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 356px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrD6vbNqTbI/AAAAAAAAAm4/SeAHi2Twf-g/s400/program.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382077247373594034" /&gt;&lt;/a&gt; Program yukarıdaki gibi. Gözler Milano’da olacak o kesin. Yaklaşık olarak aynı saate denk gelen 12 Dev Adam’ın gruplardaki son maçı akıl çelecek ancak, bu maç da kaçmaz ki arkadaş… Bir tarafta Barcelona ile Mourinho hesabı, diğer yanda Eto’o Barça hesabı, başka bir tarafta İbra İnter hesabı, öteki yanda İbra – Mourinho hesabı… Bu kadar hesaplaşmanın olduğu bir maçta neler olur neler. İnsanın ağzının suyu akıyor. Bu kadar yazdık bir de naçizane bir tahminde bulunalım; Barcelona kazanır, Ibra ve Messi kesin gol atar. Eto’o Barca savunmasında yalnız kalır. Balotelli kırmızı görebilir…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4789863707654662625?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4789863707654662625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4789863707654662625' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4789863707654662625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4789863707654662625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/hesaplasma.html' title='Hesaplaşma...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrD6vbNqTbI/AAAAAAAAAm4/SeAHi2Twf-g/s72-c/program.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4718534410390947939</id><published>2009-09-16T17:37:00.002+03:00</published><updated>2009-09-16T17:40:37.928+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Erk...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrD4UBIzB7I/AAAAAAAAAmw/12InY_brcLQ/s1600-h/topel_gokcek_aydin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 315px; height: 234px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrD4UBIzB7I/AAAAAAAAAmw/12InY_brcLQ/s400/topel_gokcek_aydin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382074577494149042" /&gt;&lt;/a&gt; Erk… Adama kendini şaşırtabilen bir durum… Elinize geçtiğinde Melih Göçek gibi de olabilirsiniz, Süleyman Seba gibi de… Ankaraspor-Ankaragücü ilişkisini daha önce blogda işlemiştik birkaç kez. Sonunda karar dün açıklandı ve karar doğrultusunda Ankaraspor’un küme düşürülmesine karar verildi. Şaşırmadım doğrusu. Zira buna benzer bir karar bekleniyordu zaten. Esas şaşırtıcı olacak şey Tahkim Kurulu’nun kararı onaması olacaktır. Futbolun içine ısrarla siyasi gücünü sokmak isteyen Gökçek, eğer Tahkim Kurulu’ndan da istediği sonucu alamazsa madden pek bir şey kaybetmeyecek. Kaybedeceği şey, gururu (!) ve prestiji olacak. Yani en azından futbolda her şeyin bir bedeli olmadığını görecek… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rekabetçi yapıya ve Türk futboluna tecavüzdü Ankara’da olanlar… İşte bizim oğlan eli biraz kuvvetlendi mi haddini böyle aşıyor. Cemal Aydın, Cengiz Topel ve Melih Gökçek bir toplantı yaptı önceki günlerde… Başkanlığı Ahmet Gökçek’e vermişlerdi. Oğullardan en uygunu olarak Jr. Gökçek’i bulmuşlardı. Aynı toplantıda da Ankaraspor’un perde arkasına itilmesine, kadrodaki seçkin oyuncuların da Ankaragücü’ne verilmesi konusunda anlaşılmıştı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oldu? Tüm bunlar gerçekleşti. Bir gecede kaptanından yıldızına dört adam Ankara’nın Sarı-Lacivertli ekibine transfer oldu. Ahmet Gökçek de başkan oldu. O günlerde iki takımın özellikle de kendi arasındaki maçların soru işareti olduğunu yazmıştım. Keza durumu iyi olan takımın düşme hattındaki kardeşine çokça yardımcı olacağını öngörmüştüm. Yalnız değildik elbette. TFF’nin bu işe el atmaısna sevinmiştim. Zira meydan boş değil arkadaş. Biri kalkıp da Ankaragücü’nün 100’ünü yılını bahane edip Oğlu’na araba alır gibi kulüp başkanlığı ayarlayamaz. Oğlu’nun gönlü hoş olsun diye Ankaraspor’da para kazanan, top oynayan adamların önünü kesemezler. Az da olsa o kulübü destekleyenlere bunu yapamazlar. Yaparlarsa da böyle duvara çarparlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahkim kararını beklemekte elbette fayda var; fakat bu ceza bile bugün Gökçek ve ahalisine hissettirdikleriyle beni mutlu ediyor. Cahil cesaretiydi, sonucu hak etmişlerdi. Senaryoyu sonraki günlerde şekillenen haliyle tekrar yazacağım. Ve dört gözle futbola pislik karıştıran adamların disiplin cezalarıyla futboldan uzaklaşmalarının sağlanmasını ümit edeceğim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4718534410390947939?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4718534410390947939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4718534410390947939' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4718534410390947939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4718534410390947939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/erk.html' title='Erk...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrD4UBIzB7I/AAAAAAAAAmw/12InY_brcLQ/s72-c/topel_gokcek_aydin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1269412774085099954</id><published>2009-09-16T11:38:00.001+03:00</published><updated>2009-09-16T11:40:08.718+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><title type='text'>İlk günün ardından...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrCkVc4sjKI/AAAAAAAAAmo/hX8aITOzwuk/s1600-h/ik+g%C3%BCn.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 358px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrCkVc4sjKI/AAAAAAAAAmo/hX8aITOzwuk/s400/ik+g%C3%BCn.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381982243145944226" /&gt;&lt;/a&gt; Heyecanla beklediğimiz CL’de ilk maçlar dün oynandı. Göze ilk çarpan Apoel sürprizi. Atletico geçen yıl çok tırmalamıştı CL için… Ancak Pana maçı kadar iştahlı değillerdi. Apoel’in duvarını aşamadılar. Kalan maçlarda kendilerini toplamaları muhtemel… Real geçen yılın üzerine büyük bir çizik atmış. Artık yeni yılda yeni hedeflerine daha bir ısrarla koşuyorlar. Hücum hatları tecrübe, yetenek ve bitiricilik açısından çok çok büyük bir tehlike rakip takımlar için. Özellikle de teslim olan takımlara karşı buna benzer skorlar gelecektir yıl içinde. Ayrıca Ronaldo ve Kaka’nın etkileyici başlangıcı da heyecanlandırıyor herkesi… Fransa’da emektar forvet işbaşındaydı. Inzaghi iki tane attı. Her şartta saygıyı hak ediyor bu adam. Grafite geçen yıl nerede bıraktıysa oradan devam ediyor. Beklenen bir durumdu, piyasasını artırıyor. Önümüzdeki yıl iyi bir transfer peşinde. Bana kalırsa BJK’nın en büyük rakibidir Bundesliga’nın son şampiyonu… Bayern 2’nci yarıda açıldı. Müller çok ciddi bir potansiyel taşıyor. Gol yollarında adını çokça duyacağız daha… Fırsatçı, hızlı ve yetenekli. Daha ne olsun diyor insan. Bordeaux da eksik Juve’den puanı son çeyrekte aldı. Iaquinta Sarı-Kırmız formayla görmek istediğim bir numaralı forvet. Hem hava hakimiyeti, hem servisleri hem de bitiriciliğiyle İtalyanlar’ın Toni’nin düşen formundan sonra veteran adamlarından biri olacaktır Milli Takım’da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün de kalan dört grupta sekiz maç var… Spotlar Guiseppe Meazza’da olacak şüphesiz. Mourinho’nun en sevdiği maçlar. Şayet klasik İtalyan takımı maçına dönmezse seyir zevki harika bir maç çıkar ortaya. Şükür ki Guardiola’nın rotasyon yapamayacağı bir maç. Yıldızları bir arada seyredebileceğiz. Diğer favori maçlarım da Lyon-Fiorentina ile Stuttgart-Rangers… İyi ki varsın CL…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1269412774085099954?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1269412774085099954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1269412774085099954' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1269412774085099954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1269412774085099954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/ilk-gunun-ardndan.html' title='İlk günün ardından...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrCkVc4sjKI/AAAAAAAAAmo/hX8aITOzwuk/s72-c/ik+g%C3%BCn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-8251891635788122207</id><published>2009-09-16T11:09:00.000+03:00</published><updated>2009-09-16T11:10:11.582+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UEFA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Beşiktaş - Manchester United: 0-1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrCdT522loI/AAAAAAAAAmg/Gmjmiu8GzOg/s1600-h/rooney.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 211px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrCdT522loI/AAAAAAAAAmg/Gmjmiu8GzOg/s400/rooney.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381974519981708930" /&gt;&lt;/a&gt; Rakip büyük takım olunca; Türk futbolseverinde uçurum bir futbol ve farklı skor beklentisi doğuyor ister istemez… Oysa hafta sonu oynanacak olan City maçı, United’ın aklını çelmiş gibi geldi… Oyunun hiçbir anında Manchester olduklarını hissettiremediler. Bunda Ernst’in de büyük bir payı vardı… Şampiyonlar Ligi’nde oynamış oyuncu, Milli Takım’da oynamış oyuncu dolayısıyla kaliteli oluyor, Ernst gibi üst düzey oynuyor dünyanın en iyi takımlarından birine karşı. Sonuç olarak 3-0 çok üzmezdi belki ama 1-0’lık skor can sıkıcı. Hele bir de 76’da yendiyse…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizli Ekrem’i nazire yaparcasına yine ortada oynattı. Bu tercih yine Beşiktaş’ın geride karşılayan sert yapısını olumsuz etkiledi. Naçizane, Ekrem yerine Uğur’da ısrar etse ortaya istikrarlı ve mevkinin asıl oyuncusunu kazanmış olacağı fikrini taşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda da yazdığım üzere Beşiktaş, tahmin edilenden daha dirençli bir futbol koydu ortaya. Ancak insan merak ediyor işte! Şu hücum hattını Galatasaray maçında düşünse her şey daha güzel olmaz mıydı BJK camiası için. Tek forvetin yanına kenarlardan iki adam getiriyorsanız, o bölgenin adamı Nobre’dir, kötü ihtimalle de Bobo. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manchster, fazla ter yapmadı. Sanırım bu durumda City büyüsünün de etkisi var. Maçın 60’ından sonra sahaya daha iyi yayılan, kanatları kullanmayı tekrar hatırlayan, oyuncu değişiklikleriyle hücum hattını kalabalıklaştıran bir United gördük. Temposu düşük futbolun bir Sir taktiği olduğuna inanıyorum dolayısıyla. Beşiktaş açısından da Serdar’ın muhakkak suretle futboluna bitiriciliği ve doğru karar verme yetisini eklemesi gerekiyor. Yoksa adam eksiltmenin tek başına yarattığı bir espri yok! Dün de çok tırmaladı iki kanatta da ancak bal yapmayan arı misali topu tehlikeli bölgeye sokmakta biraz yetersiz kalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş galibiyeti düşündü mü ondan da emin değilim aslında. Sanki rolanti, düşük tempolu futbol da onların istediği bir şeydi. Oyuncuların bireysel patlamaları haricinde oyunu kendi yarı sahasında oynayan ve hazırlık paslarıyla rakip kaleye yaklaşmaya çalışan bir takım görüntüsündeydi Siyah-Beyazlılar… Buna United’ın hücum hattında Valencia’nın fuleli futbolunu saymazsak etkisiz oluşunun da etkisi vardı fazlasıyla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skora ve futbola bakınca 1 puan alınabilirdi görüşü hâkim herkeste. Hakikaten de 70-80 aralığında durumu 0-0’da koruyarak, 1 gol atmak belki bir galibiyet bile getirebilirdi Beşiktaş’a. Zira bu umudu taraftarlarına hissettirmeyi başardı. Ancak bir anlık dalgınlık anında golü yediler. Adamlara boşu boşuna Şeytan demiyorlar. Ummadığın bir anda ön libero kale sahasında bitiyor, golü atıveriyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grubun diğer maçı Wolfsburg’un galibiyetiyle tamamlandı… Almanya’da hızlı, golü düşünen bir ekip bekliyor BJK’yı… CSKA ise nispeten zayıf halka görüntüsünde. İnönü deplasmanında o taraftarla Kara-Kartal’ın 6 puan çıkartamaması sürpriz olur. Böylece Denizli’nin hesabına göre geriye 1 puan kalır (ki bana 7 puan yetmez gibi geliyor) ki o 1 puan da Rusya’dan alınabilir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;United maçındaki futbol Denizli’ye tekrar bir kredi açılımıdır. Şimdi biraz daha kuvvetlenmesi için ligde de bir galibiyet alması gerekiyor. Denizli sever böyle ortamları. Geriden gelmek hoşuna gider. Ancak bu yıl ilk kez şahit olduğum bir zihniyeti var. Galatasaray maçı sonrası uzatılan mikrofona: “Hedeflediğimiz puan kaybından 4 puan daha fazla yaptık” dedi… İlk kez duydum böyle bir ifadeyi Denizli’den. Şayet yine tahminciliğe soyunma çabasındaysa işi eskisinden çok daha zor olacak bu yıl…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-8251891635788122207?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/8251891635788122207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=8251891635788122207' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8251891635788122207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/8251891635788122207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/besiktas-manchester-united-0-1.html' title='Beşiktaş - Manchester United: 0-1'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SrCdT522loI/AAAAAAAAAmg/Gmjmiu8GzOg/s72-c/rooney.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3796598413089520279</id><published>2009-09-15T14:40:00.004+03:00</published><updated>2009-09-15T17:01:03.640+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Ben bugüne kadar güzelliğin maç kazandırdığını görmedim!</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-3a84049e9afcfdb0" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v2.nonxt4.googlevideo.com/videoplayback?id%3D3a84049e9afcfdb0%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331703069%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D1A87BC99AFAFF0305542997CC92B16681B821AD4.85A40B828ED73C6FFDD927512E130415882BF35%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D3a84049e9afcfdb0%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DgfbP5woOX1VOCf_PawzSXJTp_YI&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v2.nonxt4.googlevideo.com/videoplayback?id%3D3a84049e9afcfdb0%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331703069%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D1A87BC99AFAFF0305542997CC92B16681B821AD4.85A40B828ED73C6FFDD927512E130415882BF35%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D3a84049e9afcfdb0%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DgfbP5woOX1VOCf_PawzSXJTp_YI&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Şu adama bir yerlerde rastladıkça kahrediyorum yapılan hatalara… Tamam, yönetim o hatayı yapmasaydı bugün yine Galatasaray formasıyla seyredemeyecektik ancak; çok temiz bir para kazanacaktık. Adam nispet yapar gibi gitti bir de dünya transfer piyasasının ilk beşinde yer aldı… Özhan Canaydın gördükçe kalbi sıkışıyordur herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nike’ın ‘Farkı sen yarat’ reklamları son dönemde TV’lerde dönmeye başladı. Ribery’nin oynadığı bir harika… Sözler ve seslendirme çok iyi. ‘Babam ve Oğlum’dan ötürü’ Fikret abimizi nerede görsek içimiz cız ediyor zaten… Reklam filmine de ses süper olmuş…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3796598413089520279?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3796598413089520279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3796598413089520279' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3796598413089520279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3796598413089520279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/ben-bugune-kadar-guzelligin-mac_15.html' title='Ben bugüne kadar güzelliğin maç kazandırdığını görmedim!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-6865891860333218341</id><published>2009-09-15T12:32:00.000+03:00</published><updated>2009-09-15T12:33:36.914+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Türkiye - Sırbistan: 69-64</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq9fX55H9II/AAAAAAAAAmY/uZq77K8Zj7U/s1600-h/tur.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 260px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq9fX55H9II/AAAAAAAAAmY/uZq77K8Zj7U/s400/tur.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381624944013079682" /&gt;&lt;/a&gt; İspanya maçı sonrası yazdığım yazının girişinde skorlardan ve gelinen noktalardan çok 12 Dev Adam’ın basketbolundan bahsetmiştim… İşte o yazı sonrası neler söylemek istediğim dünkü maçta uygulamalı bir biçimde izleyiciye sunuldu… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar olacak ancak yazmaktan zevk alıyorum. Dev Adamlar’ın bu turnuvada koydukları müthiş performans sadece oyuncularımızın formu veya yetenekleriyle alakalı değil. Takım olarak ortaya koyduğu ve oyunun her anında her pozisyonunda gösterdiği gayret ve özveri… Çok turnuva seyrettik bugüne kadar. Bir çok üst düzey takımla oynadık. Ancak çoğunda boynumuz bükük ayrıldık sahadan. Artık olmuyor işte. Örneğin diğer takımların aksine bir çok yıldızını turnuvaya getiren İspanya, maçı her an kaybedeceğini hissediyor. Bir basketbol ekolü Sırplar, momentum ellerine geçtiği anda bile maçı kazanabilecek düzeye gelemiyor. Ve daha da önemlisi Milli Takımımız fark veya oyundaki durum ne olursa olsun maçtan kopmuyor… Özellikle de savunmasında bir an olsun ciddiyetini kaybetmiyor. Dün neydi yahu! Normal sürenin son şutunda Sırplar’da top kime geldiyse pas atacak birini aradı. Uzatmada sayı yemedik. Bundan ötesi de yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda yazdıklarımın her biri takımlar için çok önemli dinamikler. Ancak bir arada uygulandığı zaman başarılı ve üst düzey takım oluyorsunuz. Bu açıdan biz de artık rakipler nezdinde üst düzey bir takımız. Neden daha önce değildik. Çünkü daha önceki başarılarımızda yukarıda sadığım bileşenler net olarak yoktu takım kimyasında. Oysa şu anda alınan hiçbir başarı şans eseri olarak değerlendirilmeyecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık ilk 2 garanti. Tanjevic Slovenya maçında rotasyona gidecektir düşüncesindeyim. Zira basit bir hesapla dünkü Hido’nun dinlenmeye ihtiyacı var. Sonra takıma harika katkılarda bulunan Ömer ve Kerem’i de kısıtlı sürelerle parkede tutmak iyi olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Ersan… Ayrı bir paragraf açıyorum çünkü 2006 Gençler Şampiyonası hala aklımda. Dünya Kupası’nın öncesinde İzmir’de yapılan şampiyonada, Ponkrashov, Datome, Kalnietis gibi oyuncularla O da öne çıkmıştı… Yeteneklerini inkâr etmeden kendini geliştirmeye devam ediyor. O turnuvadaki oyunculardan bugün bir tek Ersan takımının ilk opsiyonu… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık saklamıyoruz arkadaş. Ne kadar Türkiye ise o kadar Slovenya benim için… Dünkü maçta yine güle oynaya kazandılar. Ev sahibi karşısında farkı açtılar, sonra da inzivaya çekildiler. Ne zaman Polonya geldi o zaman gaza bastılar… Bilhassa Erazem Lorbek’in bir 2’nci yarı performansı var ki bir ara eline bizi verseler bizi de potaya sokacaktı rakip ellerin üzerinden… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slovenya maçı öncesi neler olacağını bilmiyoruz. Rotasyon diyoruz ancak; karşı grupta da iştah kabartıcı bir Almaya var. Zira Almanya’nın 4’üncü olması demek, maçın iki taraf için de ekmek parasına dönüşmesi demek. Bir de rotasyon iyi bir şeydir ama bir yerde de risklidir bence. Bu maça kadar kaybetmemiş bir Türkiye’nin Slovenya karşısında alacağı kötü bir mağlubiyet biraz can sıkıcı ve moral bozucu olabilir. Ancak Hırvatistan 4’üncülüğe çıkarsa bazen çok da şey etmemek lazım diyerek yine de oyuncuların hafif nefes almaları ve en azından kısıtlı dakikalarla oynamalarının bize çeyrek finalde bir avantaj getireceği düşüncesindeyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-6865891860333218341?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/6865891860333218341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=6865891860333218341' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6865891860333218341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/6865891860333218341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/turkiye-srbistan-69-64.html' title='Türkiye - Sırbistan: 69-64'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq9fX55H9II/AAAAAAAAAmY/uZq77K8Zj7U/s72-c/tur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1524286534576011468</id><published>2009-09-15T12:02:00.001+03:00</published><updated>2009-09-15T12:04:18.088+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kelimelerin tükendiği an!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq9YVGNl7BI/AAAAAAAAAmQ/ZsPzje1lUts/s1600-h/ads%C4%B1z.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 249px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq9YVGNl7BI/AAAAAAAAAmQ/ZsPzje1lUts/s400/ads%C4%B1z.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381617199199153170" /&gt;&lt;/a&gt; Beşiktaş derbisinde tribüne gidemeyip, takım da 3-0 yapınca dedim ki “Hafta sonu Kasımpaşa maçına giderim.” Halt etmişim. Sabah ofise geldim, “Şöyle bir bilet fiyatlarına bakayım da sonra kalmaz falan sıkıntı yaşamayayım” dedim. Şok oldum. Bilet 120 TL... İnanmıyorsanız, yukarıdaki görsele tıklayıverin... Bunun adına soygun denir, şerefsizlik denir, saygısızlık denir her şey denir de bir tane olumlu ifade kullanılmaz. Şu biletin fiyatını belirleyen mahluklar, hangi şartlar altında bu rakamları çıkarmış, çok merak ediyorum. Ve tek dileğim, tek isteğim, tek hayalim var… O paradan o biletlerin alınmayarak, ‘Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmaları…’ İnşallah o statta 100 kişiye oynarlar yetmez bir de hezimete uğrarlar… Ayrıca ligden de düşerler inşallah. Acımasızca geliyor değil mi bu ifadeler! İşte o bilet fiyatları da acımasızlığın bir örneği. O yüzden hiç ama hiç umurumda değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1524286534576011468?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1524286534576011468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1524286534576011468' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1524286534576011468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1524286534576011468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/kelimelerin-tukendigi.html' title='Kelimelerin tükendiği an!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq9YVGNl7BI/AAAAAAAAAmQ/ZsPzje1lUts/s72-c/ads%C4%B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-9160092890567258032</id><published>2009-09-14T15:17:00.002+03:00</published><updated>2009-09-14T15:20:48.574+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Arkayı 5'leyelim!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq40iXb8CpI/AAAAAAAAAmI/7dJYkLH1H1Y/s1600-h/eubt.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq40iXb8CpI/AAAAAAAAAmI/7dJYkLH1H1Y/s400/eubt.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381296369765714578" /&gt;&lt;/a&gt;İspanya maçı 16.45’te olunca biz de City-Arsenal maçını feda ettik 12 Dev Adam’a… İyi ki de etmişiz… Zorluyorum hafızamı fakat hatırlayamıyorum. Neyi mi? Böylesine üst düzey bir takıma karşı kendi oyunumuzu kabul ettirmemizi… Rakibin en büyük kozunu savunma silahı ve taktik yapımızla etkisiz hale getirtmemizi… Oyuncularımızın egolarından arınarak tam bir takım oyuncusu olmasını… Bu özelliklerin hepsine farklı dönemlerde rastladık. Ancak bir arada seyredemedik. İşte bu açıdan Eurobasket turnuvasındaki Türkiye, bugün yaptıkları, yarın içinse hissettirdikleriyle tüm herkese heyecan veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3’te 3 yapmak sürpriz bir sonuç değildi. Zira kabul etmek gerekir ki grubumuzun kuvvetli takımı bizdik. Ancak galibiyete ihtiyacı olan İspanya’ya karşı maç boyunca oyundan kopmadan, geri düştüğünde nefesini rakibin ensesinde hissettiren, öne geçtiğindeyse stres altına girmeden basketbolunu oynayan Milli Takım hem 4’üncü galibiyetini aldı hem de final kapısının ulaşılamaz bir yerde olmadığını gösterdi. Bu açıdan gelecek planları için önemli bir maçtı İspanya ve son saniyedeki savunma pozisyonumuz dahil kusursuza yakın bir performansla karşılaşmada galip ayrılmayı başardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzde Sırbistan ve Slovenya maçları var. Bugün 22.00’da Sırbistan ile karşılaşacağız. Balkan basketbolunun karakterini yansıtan Sırplar’a karşı yapacağımız en önemli iş dış şutlarda ritim bulmalarını engellemek olacaktır. Sırplar’ın kadrosuna bakacak  olursak,  söylemeye gerek yok Tepic’e dikkat etmek lazım. Her ne kadar bir yıldız parıltısından uzak da olsa attığı şutun kıymetini bilen bir adam. Gerektiği yerde gerektiği şekilde hiç çekinmeden şutu kaldırıyor. Ve bu özelliği genç yaştaki bir oyuncuda seyretmek büyük bir keyif veriyor şahsım adına… Krstic ne olursa olsun takımın ihtiyacı olan tecrübe eksikliğini kapatıyor ve hareketli oyunuyla skor yüküne de omuz atabiliyor. Son olarak da Teodosic’e bir parantez açmak lazım. Gerek seri basketbolu gerekse tehditkâr dış şutu (her ne kadar bu turnuvada ritim tutturamasa da çizgi dışından yüzdeli oynayan bir oyuncudur) göz ardı edilirse çok can yakar… Sırplar karşısında mevcut form durumu ne kadar bizden yanaysa bench seviyesi de o kadar bizim lehimize. Özellikle maçı ilk 5’ler rotasyona gittiğinde kopartabiliriz düşüncesindeyim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slovenya’ya sempati duyduğumu daha önce de yazdım. Son maçımızı onlarla oynayacağız. Ve tahminen İspanya gibi hatta zorluk seviyesi daha zorlu bir rakip bulacağız karşımızda. Henüz mağlubiyet almamış olmamız, bizi bir adım öne taşıyor. Bu açıdan Slovenya maçına da bu avantajla çıkmamız kaybettiğimiz bir maçtan sonra bile liderlik fırsatı doğurabilir. Kısaca Sırbistan maçı hedeflerimizi düşünecek olursak, en az İspanya maçı kadar kritik nazarımda. 12 Dev Adam’a güveniyoruz… İspanya’yı yendikten sonra Türk sendromuna yakalanmazlarsa (Dünya Şampiyonu’nu yendik, Sırplar’ı mı yenemeyeceğiz) Sırplar’ı da yener, her şey daha bir güzelleşir…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-9160092890567258032?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/9160092890567258032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=9160092890567258032' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/9160092890567258032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/9160092890567258032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/arkay-5leyelim.html' title='Arkayı 5&apos;leyelim!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq40iXb8CpI/AAAAAAAAAmI/7dJYkLH1H1Y/s72-c/eubt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4946853473226274158</id><published>2009-09-14T14:04:00.000+03:00</published><updated>2009-09-14T14:05:03.853+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"Bizi sevenleri üzmeyelim baba"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4jU1FUlfI/AAAAAAAAAmA/UoXsKuu-83M/s1600-h/202978.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 189px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4jU1FUlfI/AAAAAAAAAmA/UoXsKuu-83M/s400/202978.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381277445508077042" /&gt;&lt;/a&gt; Cumartesi günü maça giden ve yolu GS Store’lara düşen taraftarlar Metin Oktay Özel Ürünleriyle karşılaştı. ‘Ölümsüz Kaptan’ Metin Oktay’ın ölüm yıldönümüydü. Ve Galatasaray yönetimi özel Galatasaray ürünleriyle Kaptan’ını unutmadı. Özellikle atkıda yazan ve kendisinin İzmirspor’a transferinin gündemde olduğu bir dönemde Galatasaray’ad kalacağını bu sözlerle ifade ettiği; “Bizi sevenleri üzmeyelim baba” ifadesine yer vermesi, tüyleri diken diken ediyor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4946853473226274158?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4946853473226274158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4946853473226274158' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4946853473226274158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4946853473226274158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/bizi-sevenleri-uzmeyelim-baba.html' title='&quot;Bizi sevenleri üzmeyelim baba&quot;'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4jU1FUlfI/AAAAAAAAAmA/UoXsKuu-83M/s72-c/202978.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1950096872716729709</id><published>2009-09-14T12:57:00.004+03:00</published><updated>2009-09-14T13:00:30.322+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bravo!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4ULzn1ZVI/AAAAAAAAAl4/PU3V2g2A_TY/s1600-h/sarp.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4ULzn1ZVI/AAAAAAAAAl4/PU3V2g2A_TY/s400/sarp.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381260797822723410" /&gt;&lt;/a&gt; Futbol hangi ara bu acımasızlığa erişti bilmiyorum. Ancak baktığınız zaman son iki yılda kasıtlı kırılan üç-dört pozisyonu anımsayabiliyoruz. En yakın olay Witsel-Wasilewski… Topa yatarak gelen adama tabanla giriyorsan, hiç iyi niyet, özürden falan bahsetmeyeceksin. Mustafa’nın yaptıklarında abartı yok… Bana göre… Can havliyle hırsın ve korkunun verdiği bir tepki. Konunun satırlara taşınmasını sağlayan ise Sarp’ın maç sonu açıklamaları. Büyük olgunlukla yapılmış, samimi bir açıklamaydı. Saha içindeki çizgisinde büyük düşüş yaşanmazsa Servet gibi o da sonradan takıma katılmasına rağmen sembol olabilir. İşte o sözler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tabata’nın pozisyonunda bir tartışmanız oldu. Yaşananları anlatabilir misin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Maç bitti. Maç içerisindeki düşüncelerimizle maç sonu düşüncelerimiz farklı oluyor. Maç bitmiş amacım Tabata’yı karalamak değil. Fakat pozisyonda Tabata’nın samimiyetine inanmıyorum. Tabata benzer pozisyonlarda bu hareketleri yapan bir oyuncu. Neyse ki pozisyonda ayağım sabit değildi, kırılabilirdi. Verdiğim tepkilerin hoş olmadığının ben de farkındayım. Ancak can havliyle yaptığım bir hareketti. Süper Lig’de ve 2’nci ligde birçok maça çıktım. Buna benzer tavırlarım hiç olmamıştır. Ancak bu pozisyonda anlık bir tepkiydi. Yine de bana yakışmadığının farkındayım. Her ne olursa olsun, Tabata başta olmak üzere tüm futbol camiasından özür dilerim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1950096872716729709?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1950096872716729709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1950096872716729709' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1950096872716729709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1950096872716729709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/bravo.html' title='Bravo!'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4ULzn1ZVI/AAAAAAAAAl4/PU3V2g2A_TY/s72-c/sarp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2362712598345241754</id><published>2009-09-14T12:26:00.004+03:00</published><updated>2009-09-14T12:57:26.146+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray - Beşiktaş: 3-0</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4SJuA8AGI/AAAAAAAAAlY/bbkFLgjdtnU/s1600-h/gol2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 279px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4SJuA8AGI/AAAAAAAAAlY/bbkFLgjdtnU/s400/gol2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381258562934407266" /&gt;&lt;/a&gt; Maçtan sonra herkes Denizli’yi konuşuyor. Ve eminim bunu da kendi istedi. Yoksa sezonun ilk başında sakatlıktan çıkar çıkmaz üstelik bir derbi maçında forma vermesinin, (çok yerde okumuşsunuzdur) bir anda Ekrem’i kadroya sokmasının, Nihat’ı iki sert stoperin arasına sokmasının ve halen Yusuf’tan bir sol açık yaratma çabalarının mantıklı bir açıklaması yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizli’nin 2’nci seneleri… İstikrarsızlık konusunda Denizli’den istikrarlısı yok! Temelinde neler yatıyor emin değilim ancak tahminen kendine fazla güvenin ve kazanılmış kredin payı olmalı. Herkes “Ama yenebilirdi” diyor Beşiktaş için. Gerçekten de yenebilirdi Siyah-Beyazlılar. Bilhassa 45-65 arası var ki o zenginlik ve oyun dinamikleri göz önüne alındığında galip gelebileceği söz konusu olabilirdi. Ancak bu düşüncede göz ardı edilen bir konu var. Oyuncu tercihleri doğru olsaydı, belki bugünkü maç yazısında Beşiktaş’ın galibiyetini inceliyor olacaktır. Bu açıdan Denizli takımı iyi oynamış bile olsa an itibarıyla derbide 3-0 mağlup olan takımın teknik direktörü… Ve daha da önemlisi mağlubiyette hedef adam…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Puan farkı 9… Basın toplantısında Denizli’nin Galatasaray’ı yenecekleri varsayımı biraz popülist oldu. Zira Beşiktaş sezon başından bu yana oynadığı futbolla hiç de şampiyonluk yarışında yer alabilecek gibi gözükmüyor. Bunda bir çok etken var. Şampiyon olan takım için ertesi sezon her şey daha zordur bir yerde. Zira rakipleriniz bu unvanı almak için sizden daha hırslı olurlar. Sizin üstünüzde başarının tekrarı için bir baskı oluşur… Bana göre şampiyon olan takım yazdığım bu sıkıntılarla baş başa kalabilirler. İşte bunların üstesinden önceki yıl kazanılan şampiyonluğun maddi getirisi bu handikapları aşmak için kullanılır. Zira geçtiğimiz yıl elde edilen gelirleri ve bu yıl CL’den gelen parayı göz önüne aldığımızda Beşiktaş’ın doru hamleler yapamadığını ve daha da kötüsü haftalar ilerledikçe bir baskı altına girdiklerini gözlemleyebiliyoruz. Oysa kadro kalitesi gayet iyi olan takıma doğru yerlere doğru transferler yapılsaydı ve bu isimler biraz da celebrity olsaydı bugün Beşiktaş Fenerbahçe ve Galatasaray gibi ligi forse ediyor olabilirdi. Demek istediğim Kara kartal, transferde de rakiplerinin üstünlüğüne karşı hamle yapamadı. Ve büyük fedakarlıklarla transfer edilen oyuncuların hepsi sorgulanır hale geldi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça dönecek olursak; Galatasaray’ın bu kadar kötü oynamasında orta alanda topla çıkışlarda Arda’nın perde arkasında kalması büyük etken. Cumartesi günü gördük ki Arda kötü olunca, takım dikine ve kısa paslarla rakip kaleye gidişlerde sıkıntı yaşıyor. Bu açıdan Ayhan ve Linderoth’un takıma dönmesi Arda’nın da sırtındaki yükü hafifletecektir. Ve bu da Sarı-Kırmızılılar’ın hücum gücünü en az bir kat daha artıracaktır. Kötü oyunun bir diğer sebebi de ön liberolar… Mehmet Topal’ın bugünkü hali bıraktığı yerle alakası olmayan bir seviyede. Kaptığı toplarla, yaptığı çıkışlarla ne kadar etkili olduysa bugün bunlar yapmayarak üstelik sakil pas hatalarıyla kötü damgası yemek durumunda kalıyor. Sarp’a ağzımı açmam, taş olurum. Hem saha içinde hem de saha dışında bence mükemmel bir adam. Maç sonu söyledikleri çok hoşuma gittiği için ona bir post ayıracağım. Ancak şunu belirtmek lazım ki Sarp, takıma sadece futbol açısından katkı yapmıyor. Yaşının ve tecrübesinin getirdiği dinamiklerle arkadaşlarını ve taraftarı ateşleyebiliyor, takıma direnç kazandırabiliyor. Bu açıdan Servet gibi onun da takıma katkısı sadece performansla kısıtlı değil, aşıladıkları güven faktörü de önemli bir katkı…&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4S-0SYetI/AAAAAAAAAlg/TNYUOK_JQx0/s1600-h/teknik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 364px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4S-0SYetI/AAAAAAAAAlg/TNYUOK_JQx0/s400/teknik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381259475151256274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teknik ekipler arasındaki uçurum maç içinde de kendini gösterdi… Rijkaard ve ekibi oyunu mükemmel okuyor ve kusursuz hamleler yapıyor. Bunları yaparken de yıldız oyuncu ayrımı yapmıyor. Bilinçli bir taraftarın bundan ala bir isteği olmaz. Aksayan Arda’nın oyundan alınması Ali Sami Yen’de alınması gereken zor bir karardı. Fakat sapına kadar doğruydu. 2’nci gole kadar baskı yiyen taraf Galatasaray’dı. Bunu gören teknik ekip, ileride top tutmayı amaçlayarak, Nonda’yı ısındırıyordu ki Baros’un golü geldi. Sonrasında yapılan Barış değişikliğindeyse Keita’nın çıkış kararıysa 3’üncü goldeki kombinasyona bakacak olursak yerindeydi. Zira ileride top tutmayı hedefleyen takım Kewell ile oynamalıydı, öyle oldu… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş cephesinde Denizli’nin yaptığı en bariz hata Rüştü tercihiydi. Tecrübeli kaleci de hocasının yüzünü kara çıkarmadı. Yaptığı hatalarla bu tercihin hatalı olduğunu hem futbolseverlerin hem de hocasının gözüne soktu. Maçın kırılma anları var ki bunlardan biri ilk gol diğeri 2’nci gol. Ve ikisinde de  Rüştü başrolde… Fakat Rüştü’yü de suçlamak doğru değil. Yataktan çıktı 11’e girdi. Formayı verenlerin hatasıydı… Serdar ise kendinin de söylediği gibi çok beceriksizdi. Son vuruşlarda biraz etkili olsaydı, gerçekten Sarı-Kırmızılılar için tablo bu kadar güzel olmayabilirdi. Beşiktaş'a dönecek olursak, Tello’nun oynamaması Elano’nun oynadığı bir ortamda açıklanması zor bir durum… Zira ikisi de aynı sahada ter döktüler. Brezilya Şili ile oynadı. Üstelik Tello forma giymedi. Elano ise iki maçta toplam 80 dakikanın üzerinde bir oyun koydu ortaya. Yazdığım üzere Elano oynadıysa, Tello da oynayabilirdi. Keza Denizli’nin Yusuf tercihinde de hatalı olduğunu her topta Sabri ve Keita ile baş başa kalan İsmail’in halinden çıkartabiliriz. Bu arada Sabri demişken, tartışmaya gerek yok maçın yıldızıydı. Hem futboluyla hem de sağ-sol ile uğraşmayarak, taraftarın hayal ettiği Sabri’yi izlettirdi maç boyunca… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokuz puanlık fark elbette kapanabilir. Fakat farkı sadece sayısal olarak düşünmemeli. Bu sene Fenerbahçe de Galatasaray da geçen yıl ki başarısızlıklarını örtmek için büyük özveriyle oynuyor. Beşiktaş’ın işi daha 5’inci haftada olmamıza rağmen zor diyebiliyorsak bunun sebebi bu yıl Trabzon ve Sivas ile değil Fenerbahçe ve Galatasaray ile yarışıyor oluşu… Maç sonunu yine Rıdvan Dilmen ile bağlamak istiyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Seni şampiyon yapan takımın yarısı yedek kulübesinde. Sanırım Denizli o arkadaşları çok sevdi yanından ayırmıyor. Aman çocuklar siz benim yanımda oturun diyor. Oyuncu tercihlerinde hatalı seçimler yapabilirsiniz. Ancak yanlış oyuncuyu yanlış mevkide oynatmaya BJK teknik direktörü olarak hakkınız yok. Mustafa Hoca kusura bakmasın ama ben bu maçın analizini yapamam. Zira futbolun doğruları bunlar değil…” &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2362712598345241754?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2362712598345241754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2362712598345241754' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2362712598345241754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2362712598345241754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/galatasaray-besiktas-3-0.html' title='Galatasaray - Beşiktaş: 3-0'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sq4SJuA8AGI/AAAAAAAAAlY/bbkFLgjdtnU/s72-c/gol2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-4576135515765600930</id><published>2009-09-11T13:33:00.003+03:00</published><updated>2009-09-11T13:35:19.322+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CAS'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Çok üzülüyorum bu çocuğa…</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqon3VQugdI/AAAAAAAAAlI/ZfojgCNGcSE/s1600-h/mutu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqon3VQugdI/AAAAAAAAAlI/ZfojgCNGcSE/s400/mutu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380156536401068498" /&gt;&lt;/a&gt; Konunun öncesine inmeye gerek yok! Kokain, Chelsea, Juventus… Sonrası da malum… Chelsea CAS’a gitmiş ve oyuncu aleyhine 17.2 milyon euro’luk bir tazminata karar vermişti. Herkesin bildiği üzere de kendisi FIFA’ya bir mektup yazıp, bu parayı ödeyemeyeceğini belirtmişti. Kardeşim yıllık reklam dahil neredeyse 4 milyon euro’nun üzerinde bir para kazanıyor. Chelsea’ye transfer olduğundan bu yana yukarıdaki rakamlara yakın ücretler alıyor. Kardeşim sen bu kadar zamanda hiç mi para tutmadın. Tamam 17 milyonun olmaz ama 7 çıkar, 10 çıkar… Sürekli ez, sürekli ez nereye kadar… Artık ne yapacağını kendi bilir. Parayı ezerken güzeldi… Ama yine de insanın içi cız ediyor. 17 milyon euro… Yazmak kolay, söylemek çok basit. Ama Bond çantada verirken adamın içi cız eder, evlat acısı gibi oturur… Neyse, Abramovich zengin adam, yapar belki bir güzellik…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-4576135515765600930?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/4576135515765600930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=4576135515765600930' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4576135515765600930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/4576135515765600930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/cok-uzuluyorum-bu-cocuga.html' title='Çok üzülüyorum bu çocuğa…'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqon3VQugdI/AAAAAAAAAlI/ZfojgCNGcSE/s72-c/mutu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-1926892840331660409</id><published>2009-09-10T17:38:00.002+03:00</published><updated>2009-09-11T11:08:37.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><title type='text'>Ayıp be kardeşim...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SqkPcftd6CI/AAAAAAAAAk4/FaIvAYK0IZg/s1600-h/iddaa.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SqkPcftd6CI/AAAAAAAAAk4/FaIvAYK0IZg/s400/iddaa.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379848212093724706" /&gt;&lt;/a&gt; 1.50… Neresinden bakarsanız bakın ayıptır Galatasaray’a oynayacak bahis severe… Ya tüm dünya bu işi bilmiyor, ya da bizimkiler… Galatasaray bu kadar favori mi bilmiyorum… Tamam formdalar, gol atmakta sıkıntı çekmiyorlar, kendi sahalarındalar ama rakip de Beşiktaş yahu… Ne olursa olsun bir derbi bu… 1.50, İddaa’nın dayatıldığı Türk bahis severine büyük kazıktır, bunu biliyorum. Bir kez daha fark ettim ki ben bu oyunu bu yüzden oynamıyorum. Galatasaraylı olmasam beddua yazar, BJK’nin kazanmasıyla birlikte İddaa’nın büyük para kaybetmesini isterdim ama bir kendini bilmezler ordusu yüzünden Sarı-Kırmızı’yı karşıma almam arkadaş…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-1926892840331660409?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/1926892840331660409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=1926892840331660409' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1926892840331660409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/1926892840331660409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/ayp-be-kardesim.html' title='Ayıp be kardeşim...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/SqkPcftd6CI/AAAAAAAAAk4/FaIvAYK0IZg/s72-c/iddaa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2592260371730622073</id><published>2009-09-10T15:55:00.002+03:00</published><updated>2009-09-11T11:11:06.458+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Kan değişimi...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqj3u46K9pI/AAAAAAAAAkw/mnqJbE7BRbw/s1600-h/6681.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 292px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqj3u46K9pI/AAAAAAAAAkw/mnqJbE7BRbw/s400/6681.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379822139816474258" /&gt;&lt;/a&gt; Patron olmak böyle bir şey işte… İstediğin adamı getirip istediğin adamı gönderebiliyorsun. İstediğin anda… Paraya bakıyor o kadar. CSKA bugün Zico’yu gönderdi, Ramos’u getirdi takımın başına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe’den sonra baş aşağı giden bir kariyeri vardı Brezilyalı’nın. Avrupa’da elde ettiği bir lig şampiyonluğu ve CL çeyrek finali iyi bir takımda iyi bir kontrat getirmemiş; Özbekistan’a gitmişti Zico. Sonrasında kendini tekrar kanıtlayabileceği, Avrupa sahnesine tekrar döneceğini düşünüyordum. Hani kötü takım da değildi CSKA… Her ne kadar iyi oyuncuları başka takımlara transfer olsa da Rusya’da CSKA yani. İyi tesisleri olan, ciddi bir bütçesi olan, Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak olan bir takımdan bahsediyoruz. Kalburun üstü kısacası… Zico tekrar CL’de boy gösterme şansı bulamadan görevden alındı. Neden olan lig performansıydı ve yönetim pek de haksız sayılmazdı… 20 maçta 33 puan… 10 hafta kala liderin 10 puan gerisinde bir takım. Temmuz ayından itibaren zaten istim üzerindeydi Zico… En azından sitelere düşen haberler böyle söylüyordu. Ligin oynanan son haftasında Rostov gibi vasat kere vasat bir takıma yenildiler. Özetlere bakacak olursak elle tutulacak pozisyonları yok! Bunun yanında kupadan da alt lig takımı Ural’a yenilmiş olmaları Brezilyalı’nın bugünkü duruma gelmesinde büyük rol oynadı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak biraz da CL’yi düşünerek teknik patronda değişime gitti CSKA… Zico ile yolları ayıran Rus patronlar takımın başına bol sıfırlı bir kontratla Ramos’u getirdi. Ramos Tottenham’a geldiğinde yapılan transferlerin de etkisiyle büyük beklenti vardı Londra ekibinde. Ada’da dibe vurdu Ramos… Sonra bir müddet evde takıldı ve sonra ummadığı bir anda kendini Barnebeu’nun kulübesinde buluverdi… Real Madrid ile imkansızı kovaladı, 3 ay… Olmadı… Sezon sonunda da Perez’in makasını yedi. Galacticos’un başına yakışmadığından dolayı gönderildiği söylendi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık CSKA’da görev yapacak… CL’ye geri dönmek onu çok heyecanlandırmış olmalıdır. Peki bu değişiklik Beşiktaş’ı nasıl etkiler? Bence olumsuz etkiler. Zira bu adam biliyor Avrupa Kupası mevzusunu. Gerisini zamanla göreceğiz…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2592260371730622073?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2592260371730622073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2592260371730622073' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2592260371730622073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2592260371730622073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/kan-degisimi.html' title='Kan değişimi...'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqj3u46K9pI/AAAAAAAAAkw/mnqJbE7BRbw/s72-c/6681.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3934310282443225391</id><published>2009-09-10T11:21:00.002+03:00</published><updated>2009-09-11T11:08:51.309+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='World Cup'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bosna Hersek - Türkiye: 1-1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqi3SWLyqoI/AAAAAAAAAkQ/vo8lDVHyX9o/s1600-h/trk1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 297px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqi3SWLyqoI/AAAAAAAAAkQ/vo8lDVHyX9o/s400/trk1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379751280714623618" /&gt;&lt;/a&gt; Basketbol maçını Slovenya’ya kurban ettik ama uzatmalarda maç kopunca hemen Bosna’ya geçiş yaptım elbette… Tüm hayaller çime gömüldü dün gece… Bu kadar kötü olabileceğimizi tahmin etmiyordum. Golü erken bulmak da yaramamış olabilir. Zira bu kadar sıkı geçmesi beklenen bir maçın başında gol bulmak takımı biraz rahatlatmış olabilir. Ancak devamını getiremedik. Ve Ersun Yanal’ın maç boyunca dilinden düşürmediği 10 dakikalık geriye yaslanmamız hakikaten de sonumuzu getirdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Golü yedikten sonra bir türlü toparlanamadık. Bunda Terim’in tribüne gönderilmesinin &lt;haksız bir karardı bence&gt; ne kadar payı vardır bilmiyorum. 26’ncı dakikada yenilen bir golü elbette mantıklı bir futbol ile çıkartabilirdik ancak biz şuursuz bir futbol oynadık kabul etmeli… Anlamsızca koptuk maçtan… Oyuncularımızdan hiç biri adapte olamadı maça… Zira biz halı sahada bile takımı topla çıkartan arkadaşlarımızı riske girmeyin diye 50 kez uyarıyoruz. Sadece çıkışlardaki etkisizliğiyle değil, kaybettiği topun arkasından koşmaması da maçın içinde olmamasının bir göstergesiydi. Sadece Emre değil, ilk yarıda Arda da oldukça etkisizdi… Semih de kayboldu. Keza Önder, Hakan etkisizdi… İlk yarı gol de olmasa çöptü kısacası…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü yazıda, hücum olarak iyi bir takımız demiştim. Gerçekten de baktığınızda etkili bir ileri ucumuz var. Ancak her şey sahaya yansıttığınız kadarıyla… Yokları oynadılar dün… Sercan’ın 11’de olması gerektiğini 2’nci yarı oyuna girince anladık. Muazzam bir hareket ve renk getiriyor. Arda’yı solda kullanmak da kötü bir tercihti bana göre. Zira Tuncay’ı kanattan getirerek Arda’yı sezon başından bu yana alıştığı ve olumlu katkı sağladığı mevkiye çekmek daha kaliteli bir hücum yapısı ortaya çıkarabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıda yapılan değişimler başarılı değil, çok başarılıydı… Risk alacak takımlara ders diye okutmak lazım. Bana göre muazzamdı. 3’lü savunma, kenarlarda iki hızlı ve ofansif bek… Bir tek Emre uymadı bu yapıya. Onun yerine delici olmayan, çoğunlukla orta sahanın kendi diliminde bekleyen ve en önemlisi oyun kurucunun topu almak için kendi yarı sahasına gelmesini önleyen bir adam olsa daha iyi olurdu. İlk aklıma gelen Mehmet Topal…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ofansif düşünce ne yazık ki skora sirayet edemedi. Pozisyonlar yakalasak da golü bulamadık. Özellikle Gökhan Gönül normalde gözleri kapalıyken yapabildiği işleri dün sahaya yansıtamadı. Tuncay bir yerden sonra yoruldu. Tıpkı Emre gibi… Semih ve Sercan ise bence Milli Takım’ın ideal ikilisi olabilecek kapasitede. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü matematiksel olarak şansımızın devam etmesi Bosna’nın beceriksizliğinden kaynaklanıyor. Ancak artık umut tacirliği yapmanın anlamı yok! Artık 2010’u evde seyredeceğiz. Sizce de hak etmedik mi? Bence sapına kadar…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3934310282443225391?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3934310282443225391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3934310282443225391' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3934310282443225391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3934310282443225391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/bosna-hersek-turkiye-1-1.html' title='Bosna Hersek - Türkiye: 1-1'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqi3SWLyqoI/AAAAAAAAAkQ/vo8lDVHyX9o/s72-c/trk1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-3424166247023196380</id><published>2009-09-10T10:19:00.002+03:00</published><updated>2009-09-11T11:08:57.984+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Slovenya - İspanya: 84-90</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqiohcv84TI/AAAAAAAAAkI/Ms0XXaGapIs/s1600-h/slo-isp.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 284px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqiohcv84TI/AAAAAAAAAkI/Ms0XXaGapIs/s400/slo-isp.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379735047500521778" /&gt;&lt;/a&gt; Boşa konuşmuyoruz burada… Kaçmasın bu maç dedik. Aynı saatte Türkiye’nin maçının olmasından dolayı yazık oldu ama ben yine de Slovenya maçını tercih ettim. İyi de yapmışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanya’nın galibiyete Slovenya’dan daha çok ihtiyacı vardı. Bu durum 3 çeyrek boyunca net biçimde görüldü. Keza Smodis’i de fazla riske etmedi Slovenya… Fakat Jagodnik, Lorbek ve özellikle ilk çeyrekte Brezec oldukça değerli bir katkı sağladı takıma. Son çeyreğe girilirken 15 sayı geriden geldi Slovenler. Üst üste 3 top kazanarak maçın içinde kalmayı başardılar. Ve 12-0’lık seriyle İspanyollar’ı ummadıkları bir baskı altına soktular. Son saniyelere kadar maçı kovalamaları karakteristik özelliklerinden bir tanesiydi. Ve özellikle Dragic-Lakovic guard ikilisi Rubio’yu basketboldan soğuttu. Genç guard şayet Navarro abisi olmasaydı dağılır giderdi. Her neyse son ana kadar taktik faullerle kafa kafaya gitti maç… Ve 1.56 kala biri Gasol’ün eli olmak üzere üç el üzerinden aldığı hcum ribaunduyla topu potaya gönderdi Lorbek… Ve maç o basketle uzatmaya gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanyollar’a Yunanistan finalinden bu yana gıcığım. Kardeşim her dokunuşta da kurşun yemiş gibi savurmaz ki insan kendini. Dans eder gibiler. En ufak dokunuşta hemen hakemleri aldatmaya gidiyorlar. Hakemler de bu arada doğradı Slovenya’yı… Maçın en kritik anında bir hücum faul kaçırdılar ki akıl alır gibi değil. Sonra uzatmada 24 saniye süresinin bittiği anda oyunu devam ettirdiler. Üstelik hakemlerden bir tanesi düdüğünü çalmışken… Bu da maçın bitişiydi aslında. Jagodnik an itibarıyla kontrolden çıktı. Sportmenlik dışı faul aldı derken, İspanya oradan maçı vermedi elbette. Maçı altı sayıyla kaybettiler… Şimdi sırasıyla Litvanya, Polonya ve Türkiye ile oynayacaklar. Dün de yazmıştım, benim takımım Slovenya…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-3424166247023196380?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/3424166247023196380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=3424166247023196380' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3424166247023196380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/3424166247023196380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/slovenya-ispanya-84-90.html' title='Slovenya - İspanya: 84-90'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqiohcv84TI/AAAAAAAAAkI/Ms0XXaGapIs/s72-c/slo-isp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-9032669501562074124</id><published>2009-09-09T17:10:00.001+03:00</published><updated>2009-09-11T11:09:09.126+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayıtdışı'/><title type='text'>Ne yapıyoruz biz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqe3Y5r_ZbI/AAAAAAAAAkA/5COLNxo0I_k/s1600-h/sel.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqe3Y5r_ZbI/AAAAAAAAAkA/5COLNxo0I_k/s400/sel.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379469918347421106" /&gt;&lt;/a&gt; Neyi yazıyor neyi tartışıyoruz Allah aşkına? Yağmur! İstanbul’u birbirine katan şey, iki gün üst üste şiddetli biçimde yağan yağmur… İstanbul’un değişik semtlerine damlalarını bırakırken, eminim bugün hayatta olanlar da olmayanlar da bunları tahmin etmiyordu. Halkalı da oturanlar bilmiyordu her gün işe gitmek için kullandıkları köprünün yıkılacağını… Doğan çalışanları iş yerlerine bağlanan yolların sular altında kalacağını eminim ki dost sohbetinde duysa inanmazdı… Ne bileyim; Çatalca’da sele kapılan insanların 2’inci kattaki komşularının balkondan uzanan eline tutunarak hayatta kalacaklarını daha önce hayal ettiklerini sanmıyorum. Sonra Silivri’deki yaşayanların, semtlerinde yağmur nedeniyle mahsur kalacakları, arabalarında uyuyacakları, arabalarını selin götüreceği daha önce akla gelecek bir şey olmamalıydı. Bunları hayal etmemelerini sebebi neydi peki? Burası, yaşadıkları kent İstanbul’du çünkü… Metropol’de yaşıyorlardı sözüm ona… Metropol… Alt yapısı olmayan bir Metropol… 30 can yağmur suyu, toprak, çamur derken kayboldu gitti, sevdiklerinden koptu… Kalanlar da suya kapılıp giden eşyalarını yağmacılardan korumak için seferber oluyor… Şimdi bunları bırak, akşam otur, maç seyret! Sabah da gel maçla ilgili yorum yaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-9032669501562074124?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/9032669501562074124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=9032669501562074124' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/9032669501562074124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/9032669501562074124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/ne-yapyoruz-biz.html' title='Ne yapıyoruz biz?'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqe3Y5r_ZbI/AAAAAAAAAkA/5COLNxo0I_k/s72-c/sel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-7205114589475848133</id><published>2009-09-09T17:08:00.002+03:00</published><updated>2009-09-11T11:09:16.300+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='World Cup'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Artık tecrübe kazanmışızdır herhalde…</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqe3D_Al6bI/AAAAAAAAAj4/m9y8bYl_8rA/s1600-h/terim.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqe3D_Al6bI/AAAAAAAAAj4/m9y8bYl_8rA/s400/terim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379469558998755762" /&gt;&lt;/a&gt; Kritik gün geldi çattı. Bugüne kadar olanları ve yarını bir kenara atmak lazım. Tek gerçek var ki o da galibiyet alamazsak grupta rolümüzün kalmayacağı. Ve ben bu mecburiyetin bize avantaj sağlayacağı inancındayım. Zira final tecrübesi de farklı bir konu. Bizim sadece bu tecrübelerimizden bir kitap çıkar. Oysa Bosna’nın buna benzer bir kilit maç performansını ölçü alamayacağız. Zira elimizde veri oluşturabilecek, durumla eşdeğer bir maçları yok. Bu da bizim avantajlarımızdan bir tanesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu psikolojik faktörler kadar maçı kazanmak biraz da Bosna’nın oyun yapısından geçiyor… Nasıl oynayacaklar? Sabırlı şekilde gol yemeden son dakikalarda kontra atak mı? Yoksa bugüne dek olduğu gibi dengeli hücum dengeli savunma yaparak mı? Ya da kendi göbeklerini kendileri mi kesecek dersiniz? Golü düşünerek bilet almak için mi uğraşacaklar?.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şüphe yok ki Terim ve arkadaşları olasılıkların her birine uygun bir strateji hazırlamıştır… Biz ne yapmalıyız peki? Sabırla bekleyerek, 75-90 arasında bulunabilecek bir golün hesapları mı yapılmalı? Ya da Estonya karşısında olduğu gibi hücumu düşünen, dikine oynayan bir yapı mı benimsenmeli? Her şartta 2’nciyi seçerim. Bizim takım yapımız dikine oynayan, hücum odaklı bir sistemi daha kolay ve gereklerini yerine getirerek uyguluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hücum dedik… Arda formda, Tuncay’ın kafası rahat, Emre yıllar sonra fit, Sercan tahmin edilenden çok daha faydalı… Kısacası hücum hattımız çok etkili. Hücum bu haldeyken savunmamız ise dökülüyor maalesef. Bunda biraz da bizim hücum oynamamızın etkisi var ancak, Estonya’ya verilen pozisyonlar Bosna’ya verilirse başımıza iş alabiliriz. Özellikle Hakan’ın kanadı son 2 yılda vermediği kadar açık veriyor. Hem kulübünde hem de Milli Takım da yokları oynuyor. Oynuyordu demek daha mı doğru bilemiyorum. Zira dört günlük ara illa ki bir katkı sağlamıştır Hakan’a… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazanırsak, fark 1’e inecek. Ve sonra futbol tanrılarından merhamet isteyeceğiz. Olmadık puanlar kaybettik bugüne kadar… Şimdi sıra kazanılması gereken maçı kazanmakta. Ve ben Milli Takım’ın Bosna Hersek’ten daha kaliteli, daha etkili bir takım olduğu düşüncesindeyim. Gol bulmak adına arka bloğu çok açmazsak kaybetmeyiz… Kilit de burada zaten. Sabırlı olmak gerekiyor. Strese girmemek gerekiyor. İsviçre, Letonya maçlarında olduğu gibi. Ancak gol yemeden illa ki bir tane atarız diye arkada beklemek de bizde durmuyor. Portekiz, Çek Cumhuriyeti maçlarında neler olduğunu hatırlıyoruz. Bu nedenle akıllı oyunla golü aramak lazım. Oyun içerisinde vitesi yükselteceğimiz dakikaları da iyi seçmeli… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika hayalleri kuruyoruz işte… Reklamlar çeviriyoruz Afrika ile ilgili. 2008’deki Avrupa Şampiyonası’ndan sonra 2010’da olmamamız ülke futbolumuz için ciddi bir travma yaratacaktır. Bu nedenle kazanmak zorundayız. Ötesi yok! Kazanabilir miyiz? Neden olmasın. Cevabını yukarıda işledik. Ben şahsen umutluyum maçtan ve 2010 hedefinden. Ve en büyük dayanağım da yıllardır buna benzer çok maçta çok tecrübe elde etmemiz. Bugün pratiğe dökme vakti geldi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-7205114589475848133?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/7205114589475848133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=7205114589475848133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7205114589475848133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/7205114589475848133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/artk-tecrube-kazanmszdr-herhalde.html' title='Artık tecrübe kazanmışızdır herhalde…'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqe3D_Al6bI/AAAAAAAAAj4/m9y8bYl_8rA/s72-c/terim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8749383717488865476.post-2829170974797692596</id><published>2009-09-09T12:28:00.001+03:00</published><updated>2009-09-11T11:09:21.088+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EuroBasket 09'/><title type='text'>Yunanistan - Hırvatistan: 76-68</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqd1gcnTGtI/AAAAAAAAAjw/zMKpBNhIyWg/s1600-h/repesa.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqd1gcnTGtI/AAAAAAAAAjw/zMKpBNhIyWg/s400/repesa.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379397480214633170" /&gt;&lt;/a&gt; Tamam, Yunanistan basketbolunu değiştirmiş olabilir ama Hırvatların bu kadar paspas olmaya hakkı yok! Bilhassa Repesa Planinic’e nasıl dayanıyor anlamıyorum. Adamın ne vücut dili ne de basketbolu gösteriyor ki bir gram arzu, istek yok… Saçma sapan penetreler, sıkıştığı yerde en yakın arkadaşının eline verdiği bombalar… Daha neler neler. Takımı baltalıyor bir kere. Hücumda hiç yoksa 10 saniyeden fazlasını heba ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse Hırvatlar Yunanistan’a ezildi… Fark 8 sayı ki 18 hatta 28 olmadıysa Yunanlar’ın son dakikalarda gevşediğine dua etsinler. Yunanlar da Yannakis’in gittiği belli oluyor. Yannakis’i biliyoruz işte, rakibi savunmadan bezdiriyor. Bu açıdan Kazlauskas’ın sihirli değneği her hücumda görülebiliyor. Gerçi elindeki kadro da Yunanistan’ın kemik savunma yapısına biraz ters ama hücumda bu kadar doğru kararların verilmesi ve isabetli atışlar, seyir zevki yüksek bir takım çıkartmış ortaya… Gönül Diamantidis’i seyretmek isterdi ama Spanoulis’in oluşuna da seviniyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ya biz Repesa’yı tanıyamamışız, ya da Repesa ile Planinic arasında Isiah Thomas ile Starbury arasındakine benzer bir ilişki var. Konu tekrar 10 numaraya döndü ama maçında canına okudu kardeşim… O oyundayken Hırvatlar organize hücumu bir kenara bırakıyor. Ya da bırakmak zorunda kalıyor. Öyle ki diğer oyuncular da soğuyor maçtan ve dünkü gibi biraz zorlu bir rakip çıktı mı fark sen daha farkına varmadan 20’lere dayanıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan’ın ve özellikle de Bourousis’in de hakkını vermek lazım… Nerelerden neler soktu be… Özellikle çemberin dışına açılarak şut atabiliyor olması, Mehmet’in NBA’de sahip olduğu avantajı anımsatıyor. Ayrıca Koufos da kenardan mükemmel bir enerji katıyor parkedeki arkadaşlarına… Spanoulis ise tartışmasız takımın lideri. Dün de Hırvatların maçı kazanmak için tırmaladığı son saniyelerde el üstü bir üçlük gönderdi ki Repesa’nın o surat ifadesini görmek için yarım maaşı feda ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8749383717488865476-2829170974797692596?l=calciomesso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://calciomesso.blogspot.com/feeds/2829170974797692596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8749383717488865476&amp;postID=2829170974797692596' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2829170974797692596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8749383717488865476/posts/default/2829170974797692596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://calciomesso.blogspot.com/2009/09/yunanistan-hrvatistan-76-68.html' title='Yunanistan - Hırvatistan: 76-68'/><author><name>fabrizio</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15305341773764583192</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/TOp2HruFGlI/AAAAAAAAAzU/uL4pOVynkjM/S220/alisamiyen.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P9MsQRlyGGU/Sqd1gcnTGtI/AAAAAAAAAjw/zMKpBNhIyWg/s72-c/repesa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
