23 Kasım 2008 Pazar

Nefretverenler #3

Daha önce konuyla ilgili iki yazı yazdım. Ancak ligde öyle maçlar çıkıyor ki sanırım bu seri daha çok uzayacak. Dünkü Galatasaray maçının hakemi Bülent Yıldırım. Şimdi hakemlerin işi hakikaten de zor olabilir. Egosu tavan yapmış hocalar, kendisini mahallenin kabadayısı sanan futbolcularla 90 dakika uğraşmak, aynı anda da maçı yönetmek şüphesiz kolay bir iş değil. Tribünlerden gelen tezahüratlar da cabası tabi. Ancak dün daha dakika 2. Bir hakemin bu dakikada oyundan kopması beklenebilir mi? Konuyu açmak istiyorum.

Dakika 2’de Ankarasporlu oyuncu kendisini ekarte eden Arda’yı önce formasından çekiyor sonra da iki eliyle belinden sarıldığı gibi yere indiriyor. Bu olay yan hakemin beş adım önünde, orta hakemin ise görüş açısında cereyan ediyor. İki hakem tek adam olamıyor işte. Pozisyonu kartsız geçiştiriyor Yıldırım. Keşke o faulü hiç çalmasaydı. En azından karakterinin bu denli zayıf olduğunu de-şifre etmezdi. Pozisyonun devam ediyor. Galatasaray frikiği kullanıyor, kale sahası içerisinde Arda Ankarasporlu oyuncu tarafından formasından çekilmek belinden kavranmak suretiyle bir kez daha yere indiriliyor. Bülent Yıldırım nerede biliyor musunuz? Ceza sahası dışında yayın sol çaprazında. Hani “Hocam Arda’yı indirecekler, pozisyonu iyi süzebilmek için yayın sol tarafında bekle” gibi bir istihbarat verseler ancak orada durulabilir. Tekrarı seyrediyoruz, benim için Türk hakemliğinin sona erdiği andır. Dakika 2. Bülent Yıldırım buz gibi, gözünün önünde, arada sinek bile yokken gördüğü yaka-paça indirilmeye penaltı çalamıyor.

Çok maçlara şahit olduk, şiş ve kebabın yanmaması için son anlarda gözden kaçan pozisyonlara, görmezden gelinen olaylara. Ancak bu ülkedeki futbolsevere yazık değil mi? İnsanlar bu maçları seyretmek için evine Digiturk, bilet alıyor, daha düşük bütçeye sahip insanlar kahvede sigara zehri içerisinde oturuyor. Ne için biraz olsun yaşamdan uzak olabilmek için… Kimin hakkın var bu maçları çekilmez kılmaya?

Maç devam ediyor biz bunları sorgularken. Aynı hakem Emre’nin arkadan asılarak çektiği pozisyonda günah çıkartıyor ve pozisyonu faul ile geçiştiriyor. Pozisyon buz gibi sarı kart. Şimdi dediğim gibi bu olaylar 90 dakikanın sonlarına doğru olabilir (aslında o anlarda da yaşanmaması gereken talihsiz olaylar zinciridir anlattıklarım), hakemin konsantrasyonu düşmüştür denebilir, yorulmuş görememiştir denebilir, kısaca bir şekilde bir kılıf bulabiliriz. Ancak henüz maçın 2’nci dakikasında ne oldu da maçtan böylesine koptun arkadaş.

Burada takım şak-şakçılığı veya fakir-fukara edebiyatı yapmıyorum. Hakemler konusunda yazmaktan da hep bu takım-taraf tutma konularından dolayı imtina ediyorum. Ancak dün gördüğüm cinayet yazılmayacak gibi değildi. Ben son yazıda “50’nci yılını geride bırakan Türkcell Süper Lig’de eğer Fenerbahçe-Galatasaray maçını yönetebilecek bir hakemimiz yoksa artık bazı konuları biraz daha ciddi sorgulamak lazım” demişim. Halt etmişim affedersiniz. Henüz gerilmeyen ortamda, maç günlük-güneşlik giderken sıradan bir Süper Lig maçını yönetecek hakemimiz bile oldukça az. O yüzden kimse kimseyi kandırmasın. Bir de bu ‘siyah giyen adamlara’ FIFA kokartını kim layık görüyor onu da anlamakta güçlük çekiyorum. Biz lütfedip kendi ülkemizde maç yönettiriyoruz, onlar da işmiş gibi bunlara FIFA kokartı veriyorlar. Yazık kokartı bu kadar ayağa düşürmeseler keşke.

2 yorum:

Alfredo Di Stéfano dedi ki...

Maç içinde hata yapmış olabilirsin ama aynı hatayı niye tekrarlıyorsun be adam?.Türkiye'de ki hakemlerin bu sorunları benim görüşümce yönetimden kaynaklanan sorunlar.Hakemlerimizin arkasındayız diyorlar ama kötü yönetilen bir maç sonrası neler yaptıklarını görüyoruz.2-3 hafta maça vermeme gibi durumlar bile olabiliyor bu nasıl güven kardeşim?sorarlar adama böyle

calciomesso dedi ki...

Cezalarda bile bir standart yok ki... Aynı sınıfta iki hakem benzer hataları yapıyor. (Kuddusi müftüoğlu-hüseyin göcek) Birisi dört hafta dinlendiriliyor birisi iki hafta. Dört hafta dinlendirilen alt ligden görev alarak dönüyor, iki hafta dinlenen süper lig maçıyla. Oğuz Sarvan çok sessiz sakin, beyefendi bir insan. ancak sanırım hakemleri hizaya sokabilecek bir potansiyeli yok. Gerçi bizim hakemlerin pek hizaya girebilecek bir hali de yok. :)