17 Mart 2009 Salı

Galibiyeti hak etmek!

Her ne kadar sabah saat 10.00’a kadar iş yerinde olmam gerekse de NBA’in sıkı takipçisiyim. Bu sene bir tarafa belki ama geçen yıl çok az maç kaçırdım…

NBA hakkında bugüne kadar yazı yazmadım. Bundan sonra da sık yazmayacağım. Zira hem kişisel yeti açısından hem de geçmiş derinlik açısından yazı yazacak kalibrede olmadığım kanısındayım…

Bana NBA yazısı yazdıransa dünkü Houston ve Rick Adelman’ın haklı galibiyeti. Takım oyunu, mücadele, arzu, istek... Ligin en iyi ikililerinden Yao (ki oynamayacağı gün içerisinde belli oldu) ve T-Mac’in yokluğunda Hornets’ı deplasmanda 11 sayı farkla yendiler.

Mutombo’nun ilk beş başladığı maçta, Scola’nın savaşını, Brooks’un çabukluğunu, Battier’nin savunma kilidini, Wafer’ın istekli oyununu, Lowry’nin ateşini ve sahada olması bile rakipler için tedirginlik yaratan Artest’in sorumluluk alması gereken dakikalarda elini taşın altına düşünmeden soktuğunu izlemek, bana büyük keyif verdi.

Hornets mı? Chandler resmi sitede gün içerisinde “Hem sıralama için hem de son mağlubiyetimizi unutturmak için sahaya çıkacağız. Ve çok istediğimiz galibiyeti alacağız” dedi. Ancak istemek böyle olmuyor. Sadece Paul ne yapacak diye beklemek, aslında onların kaderinin de ne olacağını gösteriyor.

Sahada gerçekten galibiyet isteyen Houston’dı. Özellikle ikinci yarının başında 11 sayı geriye düşmüş, taraftar, oyuncular herkes havaya girmiş, üst üste iki alley-oop yemişken, hücumda üretkenlik dibe vurmuşken, tekrar öne geçişleri var ki hakikaten saygıyı hak ediyor.

Kameralar tam bu 11 sayılık farkın olduğu sırada molaya girilirken Posey’yi yakalamış, Mutombo’nun meşhur hareketini Houston bench’ine yaparken… Ancak söylediğim gibi galibiyet parke üzerinde kazanılıyor. Rick ve oyuncuları gerçekten de galibiyete olan inanç konusunda oldukça güzel bir örnek sundu dün.

Yıl içerisinde buna benzer maçlar elbette izledik, ancak bu maçı yazmamın bir diğer nedeni Battier’in maç öncesi söylediği sözler oldu: “Bugüne kadar mücadele ederek çok maç kazandık. Çoğunda da Yao ve T-Mac vardı. Onların etkinliği sayesinde çok güzel günleri geride bıraktık. Ancak sıra bizde. Eğer bazı şeylere imza atmak istiyorsak hem mücadele ederek hem de her ikisinin yokluğunda daha çok düşünerek, aklımızla da maç kazanmalıyız.” İşte galibiyete olan istek, inanç derken bu bilinçten bahsediyordum ve bir sonraki Houston maçını iple çekiyorum…

Hiç yorum yok: